Posted on

Arı Hastalıkları ve Tedavi Yöntemleri

Amerikan Yavru Çürüklüğü

Arkadaşlar eminim bu bilgileri bir çoğunuz biliyor ama derli toplu bir anlatım göremedim. Siteye yeni üye olan yeni arıcı arkadaşlar kolayca bulabilsin diye böyle bir başlık attım. Bir kusur işledimse affola.

Amerikan Yavru Çürüklüğü (AYÇ), arıların yavru hastalıkları içerisinde oldukça bulaşıcı, dünyanın her tarafında yaygın olarak görülen, önemli ve en tehlikeli bakteriyel hastalıklarından biridir. Yavru arılarda Paenibacillus larvae tarafından oluşturulan infeksiyöz, oldukça bulaşıcı bir hastalıktır.

Amerikan yavru çürüklüğü hemen her ülkede; İhbarı Mecburi Hastalıklar arasında yer almaktadır.

Bir yerde salgın bir arı hastalığının çıktığını haber alanlar 3285 Sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunun 9 ve 10 uncu maddesine göre illerde Bakanlık İl Müdürlüğüne, ilçelerde İlçe Müdürlüğüne derhal bildirir.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de arıların en tehlikeli ve bulaşıcı hastalıkları arasında Amerikan Yavru Çürüklüğü bildirilmektedir. Zamanla tedbir alınmazsa koloniyi (ana arısı bulunan ve minimum
10-14 bin adet işçi arısı bulunan arı ailesini) öldürebilir hatta tüm koloniler ve diğer arılıklara (kolonilerin bir arada bulunduğu mekan) bulaşabilirler.

HASTALIĞIN YAYILMASI

Başlıca bulaşma nedenleri şunlardır;
a) Sterilize edilmemiş temel petekler,
b) Arıcıların bizzat kendileri,
c) Her türlü alet ve ekipmanları,
d) Hastalıklı kovandan çerçeve alıp sağlam kovanlara verilmesi,
e) Oğul arıları ile temel petekte kolonilerin birleşmesi,
f) Hastalık etkeni taşıyan ergin arılar,
g) Yağmacılık,
h) Sağlam arıların hastalıklı bölgelere girmesi,
ı) Hastalıklı bulaşık eski kovanların kullanılması,
i) Bal,
j) Ana arı
Petek ve bal hastalığın yayılmasında çok önemlidir. Çünkü bulaşık bal ile beslenen arılar larvaları enfekte edebilmektedir.

HASTALIĞIN TEŞHİSİ

Kuvvetli kolonilerde yeni bulaşmış hastalığın farkına varmak çok zordur. Hastalık ilerledikçe kolonide sürekli bir arı azalması göze çarpar. önceleri çok istekli ve canlı olarak çalışan koloninin, arıların azalması ile uçuş deliği önündeki canlılığı azalır. Arılar uçuş tahtası üzerinde veya uçuş deliği önünde şaşırmış ve ne yapacağını bilmez bir şekilde isteksizce gezinirler.

a) Başlangıçta sağlıklı olan larva, önce petek gözünün tabanında “C” harfi şeklinde gelişir. Larva enfekte olduğu zaman morfolojik yapısını kaybederek hücreyi dolduracak şekilde yukarı doğru yerleşir ve bu pozisyonda ölür.

b) ölü larvalar önce donuk beyaz, açık kahve, koyu kahve ve sonunda siyah renge dönerler.

c) ölü larva çikolata rengi aldığında bir kibrit çöpü sokulup çekilirse iplik şeklinde 2.5-10 cm kadar uzar.

d) Bazı gözlerde ölü yavru kalıntısı gözün alt yüzeyinde düzgünce uzanmış ve çok sıkı bir şekilde göze yapışmıştır.

e) Yavru, pupa döneminde ölmüşse petek gözü kapağı (Operkulum) yavaşça kaldırılacak olursa arının dilinin yukarıya doğru kalkık ve genellikle gözün alt üst iç yüzeyine değecek biçimde sertleşmiş bir vaziyette olduğu görülür.

f) Kovan kapağı açıldığında, ısıtılmış tutkal kokusu yada bozuk balık kokusu algılanır.

g) Hastalıklı çerçevelerin yavrulu gözleri gayrı muntazam olup, üzeri açık ve kapalı petek gözleri ile alacalı bir görünüm arz eder. Çok sayıda yavrusuz göz vardır.

h) Kapalı gözlerde kapağın renkleri solmuş, içeri doğru çukurlaşmış, toplu iğne başı büyüklüğünde delinmiş bir görünüm vardır. Larva döneminde ölmekle birlikte, ölü yavrular daha ziyade mühürlenmiş gözlerde bulunurlar. Yavru, prepupa ve pupa dönemindedir.

HASTALIĞIN TEDAVİSİ

Hastalık yeni başlamış ve hemen farkına varılmış ise, ilaçla tedavisi mümkün olabilmektedir. Bu durumda koloni, dezenfektan olarak kullanılan bazı kimyasal maddelerin yardımı ve ilaç olarak kullanılan bazı antibiyotiklerle tedavi edilebilir.

Dezenfektan Maddeler

Günümüzde en çok kullanılan dezenfektan maddeler ve özelliklerini sıralayacak olursak;

a) Potasyum hipoklorit (KClO) : Çamaşır sodası olarak da bilinir. Metal şurupluklar, el demiri, körük, ana arı ızgarası, maske, eldiven v.b. gibi malzemeler, 5 lt kaynar suya katılan 500 ml çamaşır suyu çözeltisinde 5-10 dakika kadar tutulur, sonra bol suyla durulanır ve güneşte kurutulur. Hazırlanan sodalı suya 250 gr Kalsiyum klorit ilave edilirse daha güvenilir bir dezenfeksiyon gerçekleştirilir.

b) Küllü Su : Potasyum hipoklorit yoksa, metal arıcılık malzemeleri % 1’lik küllü suda 1 saat kaynatılarak da dezenfekte edilebilir.

c) Zefiran : 100 ml’de 10 gr Benzalkonyum klorür içerir. Maske, eldiven gibi kıyafetlerin sterilizasyonu için 1/4000’lik eriğiyi tercih edilmeli ve çözelti için saf su kullanılmalıdır.

d) Hidrojen peroksit (H2O2): Oksijenli su olarak da bilinir. % 1’lik H2O2 çözeltisi ile arıcılık alet ve ekipmanları, boş kovanlar ve çerçeveler sprey şeklinde ilaç püskürtülerek dezenfekte edilebilir.

e) Kloramin: Boş kovan ve peteklerin dezenfeksiyonunda % 4’lük kloramin çözeltisi de kullanılmaktadır.

İlaçla Tedavi

Amerikan Yavru Çürüklüğü tüm dünya arıcıları için çok tehlikeli bir hastalıktır. Tedavi için kullanılan kimyasallar dikkatli seçilip uygulanmalıdır. Hatalı ilaç uygulamaları balda kalıntı problemi yaratabilir. Amerikan yavru çürüklüğü hastalığı görülür görülmez ilaçla tedavinin yanı sıra “Transmasyon” (Çekirdek koloniler, yani dayanıklı kolonilerin oluşturulması) uygulaması da yapılmalıdır. Arı hastalıkları için son yıllarda ilaç kullanımı önemli derecede yaygınlaşmıştır. Ancak ilaçların, özellikle, antibiyotiklerin gelişi güzel kullanılması beklenen başarıyı önemli ölçüde etkilemiştir. Zira bazı hastalık yapıcı mikroorganizma türlerinin yaygın ve bilinçsizce kullanılması ilaçlara karşı toleransın artışına yol açtığı gibi dirençli suşların ortaya çıkışı da kaçınılmaz olmuştur. Bu nedenle ilaç seçiminin özellikle antibiyotik seçiminin yapılmasında hastalık etkenlerinin antibiyotiklere karşı duyarlılık derecelerinin bilinmesinde büyük yarar vardır.

özellikle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından bal arıları için bu amaçla ruhsatlandırılmış ve veteriner hekim reçetesi ile satılacak ilaçlar kullanılmak suretiyle ilaçlama yapılmalıdır.

ARILARIN İMHASI

Hastalığın ileri safhalarında AYÇ hastalığının ilaçlarla önlenmesi pek mümkün olmamaktadır. Bu durumda arı ailesi ve çerçevelerin (petekleri ile birlikte) hepsi yakılarak imha edilir. önce akşam üzeri arıların öldürülmeleri gerekir. Bunun için kovanın uçma deliği kapatılır, çerçevelerin üzerine kalsiyum siyanid, etilasetat ya da herhangi bir insektisit uygulanarak arılar öldürülür. Yakma işlemi için, çukur kazılarak içinde çerçeveler (petekleri ile birlikte) ve ölmüş arılar toplanır ve benzin v.s. dökülerek yakılırlar. Yakma işi tamamlandıktan sonra çukur toprakla kapatılmalıdır ve bütün bu işlemler arılıktan biraz uzak bir yerde yapılmalıdır.

Isıya dayanıklı kovanın gövde, kapak ve dip tahtası ile işletmede kullanılan her türlü malzeme yukarıda yazılan dezenfektan maddelerle dezenfekte edilip, yüzeyler iyice kazındıktan sonra pürmüzle yakılarak kullanılmasına izin verilir.

Strofor kovanların kullanımına ise çamaşır suyu ile yıkandıktan ve 2 gün güneşte kurutulduktan sonra izin verilir.

TEŞHİS İÇİN LABORATUVARA MARAZİ MADDE GöNDERME

Herhangi bir arı hastalığında doğru teşhis gönderilen numuneye bağlıdır. Petek numunesi yaklaşık olarak
10 x 10 cm ebadında ve mümkün olduğu kadar renk değişikliği olan ve ölü larva içerir şekilde olmalıdır. Numunede hiç bal olmamalı yada çok az bal içermelidir. Numune gevşek şekilde ambalajlanmalı ve ambalaj işleminde plastik çanta, alüminyum folyo, yağlı kağıt, teneke veya cam gibi malzemeler kesin teşhisi imkansız hale getirdiği için kullanılmamalıdır. Numune tahta veya kalın karton kutularla gönderilmelidir. Eğer peteğin bir kısmı gönderilemiyorsa herhangi bir test için yeterince materyal içeren petek gözü de yeterli olabilir.
ARI HASTALIKLARI İLE İLGİLİ VİDEO MUZU İZLEYİN
http://youtu.be/0_NXjxiJhi0

Posted on

Ana Arısı Olmayan Kovana Ana Arı Vermek

İlk önce kovanda ana arının olmadığından emin olmak için kovan açılıp kontol edilmelidir. Ana arının olmadığını anlamak için kovanda ana arı görülemiyorsa günlük yavru kontrolü yapılmalıdır. Günlük yavru yoksa muhtemelen ana arı da yoktur.
Ana arısı olmayan kovanda arı kolonileri pek polen taşımaz, uçuş tahtası önünde telaşlı telaşlı sağa-sola hareket eder,kovan kapağını açıp kontrol sırasında kovan içinde büyük bir uğultu olur. Ana arısı olan kovandan gelen ses daha incedir. Arı kolonisi düzenli çalışır ve dışardan düzenli olarak polen getirir.

Ana arıyı kovana verirken ilk önce kovana gülsuyu veya sarımsak suyu verilip kovandaki eski ana arının kokusu giderilmelidir. Kovana koku verilirken doğal koku verilmelidir. Kimyasal maddelerle yapılan kokulardan ,parfümlerden kullanılmamalıdır. Kafesin içindeki yeni ana kafesiyle beraber kovanda 3-4 gün bekletilmeli,3-4 gün geçtikten sonra tekrardan kovan kontol edilmelidir.Kontrol esnasında kovanda yüksük denilen arıcıların tabiriyle ana memesi olup olmadığına bakılmalıdır. Şayet kovanda ana memesi varsa ana memeleri temizlenmeli yani ana memeleri iptal edilmeli veya alınmalıdır. Ondan sonra yeni ana arının bulunduğu kafeste kekin olduğu bölümün ağzı açılmalı ve kovan kapatılmalıdır. Yaklaşık 3-4 gün sonra kovan tekrar açılıp kontrol edilmeli acaba kovandaki koloni yeni ana arıyı kabul etmiş mi muhtemelen kabul etmiş olur.

Yeni ana arı verilen kovana ana arı yumurtlayana kadar asla şurup-şerbet verilmemelidir. Ana arı yumurtlamadan şurup verilirse işçi arılar ana arıyı yumurtlamaya zorlucaktır bu esnada ana arı yumurtlamazsa işçi arılar,ana arıyı öldürmeye teşebbüs edebillirler.Bundan dolayı ana arı yumurtlayana kadar şurup verilmemelidir. Arı keki verilebilir. Ana arı yumurtlamaya başladıktan sonra şurup verilebilir.

Ana Arısı Olan Kovana Yeni Ana Arı Vermek:
Kovandaki ana arı kısırlaşmış,seyrek yavru atmaya başlamış ve yaşlanmışsa bu kovana yeni ana arı verilmelidir.
Yeni ana verilirken eski ana öldürülüp kovanın içine atılır veya tamamen dışarı atılılır. Eski ana kovandan alındıktan sonra işçi arılar yeni anaarı üretmek için günlük yavrudan hemen ana memesi takmaya başlayacaktır. Onun için kovana yeni ana verirken ilk önce kovana doğal koku verilmeli ve yeni ana arı,3-4 gün kafesin içinde kovanda bekletilmelidir. Kovanda muhtmelen yüksük şeklinde olan ana memeleri temizlenmelidir. Ana memeleri alındıktan sonra yeni ana arının bulunduğu kafesin kek bölümünün ağzı açılmalıdır. İşçi arılar kafeste bulunan keki iki-üç gün içinde yiyip ana arıyı kafesten çıkarırlar.

Posted on

Kafkas Ana Arı ve Kafkas ırkı

Kafkas arısı (Apis mellifera caucasica) biçim, büyüklürk ve kıl örtüsü bakımından karniyol arısına benzer. Kitin rengi koyudur fakat birinci karın halkası üzerinde kahverengi noktalar görülür. Kafkas ırkı, bilinen arı ırkları içinde en uzun dile sahip olan ırktır.

Uysallıkları ve petek üzerindeki sakinlikleri bu ırkın en tipik özellikleridir.Kafkas ana arısının yavru verimleri yüksektir ve kafkas ana arılı koloni kuvvetli aileler meydana getirirler. Fakat en kuvvetli oldukları devre yaz ortasıdır. Oğul verme meyilleri zayıftır. Propolisi çok kullanırlar. Bal verimleri yüksektir

ball

Posted on

Arıcılık

Arıcılık Nedir:Bal arılarını ahşap kovan olan fenni kovan veya kara kovan yetiştirip gelişimini sağlamak ve nektar akımının olduğu dönemde bal,polen ve propolis ve arı sütü üretmektir. Arıcılığa yeni başlayan arıcı ilk sene 3-5 kovanla başlamalı arı ailesini tanıyıp ,kolonilerin çalışma şeklini öğrenmeli sonraki senelerde arı mevcudunu artırmalıdır.
Arıcılık Nasıl Yapılır: Arıcılık için ilk önce içinde bal arılarının bulunduğu bir kovan olmalıdır. Bunun yanında arının bakım ve kontrolu için koruyucu malzeme olan maske,arıcı maskesi ve arıyı sakınleştirmek için tütsü(duman) veren körük ve kovandaki çerveleri birbirinden ayırmak ve mumları temizlemek için eldemiri olmalıdır. Bu araçlar arıcılar için demirbaşlardır.

Arıcılık:Ülkemizde arıcılık 50-100 sene önce ilkel yöntemlerle yapılırdı. Eski tip arıcılıkta arıcıların üç beş tane arıları olur, onlarla bal üretmeye çalışılırlardı. Günümüz arıcılığında ise bilim ve teknolojinin gelişimine paralel olarak arıcılık gelişmiş ,arıcılık faaliyetleri hız kazanmış ve teknik arıcılığa geçilmiştir. Arıcılar eskiye oranla daha bilinçli ,arı ailesini tanımakta,arının gelişimini hızlandırabilmekte, zayıf koloniye yeni koloniler takviye edebilmekte,arıyı güçlendirebilmektedir.
Arıcılık diğer tarımsal faaliyetlere göre daha az sermaye ile yapılan kısa sürede kazanç sağlayan bir faaliyettir.Arıcılıkta bilgi ve tecrübe olmazsa olmaz kurallardan biridir. Bilgi ve tecrübeden yoksun olarak yapılan arıcılık ekonomik kazanç bir yana başarısızlıkla sonuçlanır,zarar getirir.
Arıcılığa başlarken arıcılık yapılacak bölge iyi seçilmeli,bölgenin bitki örtüsü ve iklimi arıcılık için uygun olmalıdır. Rakımı (denize olan yükseklik) yüksek olan yerlerde arıyı rüzgardan ve soğuktan korumak gerekir.Özetle arıcılar arıyı koyacakları yeri belirlerken,yerin günün büyük bir bölümünde güneş alması gerekir. Arılar o bölgenin güney tarafında olmalıdır. Kovanın yönü güney-doğu istikametinde olması gerekir.
Ülkemizin coğrafik ve ekonomik yapısı arıcılığa uygundur. Arıcılıkta bal üretimininde aslan payı kıyı bölgerimizdedir.Üretilen balın yarıya yakın kısmı sırasıyla Ege-Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde üretilir.
Kırsal böglelerde arıcılıkta bal üretiminde kovan başına üretilen bal miktarı azalmakta fakat balın kalitesi artmaktadır.Kırsal bölgelerde üretilen balın nem oranı sahil kesiminde üretilen bala oranla daha azdır. Bunun yanında kırsal bölgerde rakım arttıkça endemik çiçek çeşitleri görülmektedir.Endemik çiçekler yetiştiği yörenin florasının kalitesini etkileyen faktördür. Ülkemizde Rize İli ,Anzer Ballıköy’de yetişen dünyaca ünlü Anzer Balı’da içeriğinde endemik çiçek çeşitlerini barındırır.
Arıcılık,doğa için vazgeçilmezdir. Arılar doğaya zarar vermeyen,aksine doğanın gelişimine katkıda bulununan ,bir mucize eseri yaptıkları bal,polen,arı sütü,propolis ve hatta iğnesiyle insanoğluna şifa kaynağı olan harikulade bir böcektir.Arılar sayesinde çiçeklerin tozlaşması daha fazla olmakta,sebze-meyve ve bitkilerden elde edilen verim de artmaktadır.

Posted on

Ana Arı Üretme Teknikleri-Bayram Arıcılık

Ana Arının Üretimi ve Önemi
Arı ömrünün çok kısa oluşu, doğadaki kaynakların zamanında ve en iyi şekilde değerlendirilmesini gerektirir. Polen kaynaklarının bol olduğu ilkbahar aylarında koloni gelişmesini tamamlayabilmeli, nektar akış döneminde de yeterli bal toplayabilmelidir. Verimli ve kazançlı bir arıcılık için oluşması gereken bu şartlar direkt olarak koloninin sahip olduğu ana arının genetik ve fiziksel özelliklerine bağlıdır.

On binlerce işçi arı ve gerektiği kadar erkek arı bulunan kolonide tek başına bulunan ana arı, koloninin bütün gelişme ve verimliliğine yön verir. Bu nedenle ana arı yetiştiriciliği ve kullanımı teknik arıcılıkta büyük önem taşır. Yetiştirilsin veya satın alınsın, kolonide genç ve kaliteli ana arı bulundurulması ve bunun sonucunda güçlü kolonilerle çalışılması ekonomik arıcılık için bir zorunluluktur.

Ana Arının Kalitesine Etki Eden Faktörler
Aynı arılıkta tutulan aynı ırka mensup koloniler eşit koşullarda aynı performansı göstermeyebilirler. Bu durumda verimsiz olan koloniler herhangi bir hastalık taşımıyorlarsa verimsizliğin nedeni doğrudan ana arı ile ilgilidir. Bu durumda ana arı ya yaşlı ya da kalitesizdir. Ana arı yetiştiriciliğinde kaliteli ana arı elde edilebilmesi için aşağıdaki kurallara dikkat edilmesi gerekir.

1. Larva Yaşı
Döllü yumurtadan oluşan ana arı ve işçi arı birbirinden çok farklı özellikler gösterirler. Bunun tek nedeni ana arı olacak larvanın işçi arı olacak larvaya göre daha ilk andan itibaren sürekli daha zengin ve daha sık arı sütü ile beslenmesidir. Bu nedenle transfer edilecek larvanın mümkün olduğunca genç olması, başka bir ifadeyle işçi arı olmaya yönelik beslenmemiş olması gerekmektedir. Larvanın yaşı büyüdükçe ana arının kalitesi düşmektedir. 12-24 saatlik larvalar transfer için en uygun larvalardır. 24 saatten daha yaşlı larvaların transfer edilmesi durumunda ana arının kalitesi yanında larva kabul oranı da düşmektedir.

2. Başlatıcı ve Bitirici Kolonilerin Durumu
Ana arı yetiştiriciliğinde kullanılan başlatıcı ve bitirici koloniler yeterince güçlü olmalı, bol miktarda arı sütü salgılayacak genç işçi arı ve polen içermelidir. Polen, genç işçi arıların arı sütü üretebilmeleri için gerekli maddedir.

 

black-queen

 

3. Yetiştirme ve Çiftleşme Dönemi
Ana arının ilkbaharla sonbahar arasındaki dönemde yetiştirilebilmesine karşın, en uygun dönem, nektar ve polen üretiminin en bol olduğu zamandır. Ana arının üretildiği dönemde nektar ve polen üretiminin yeterli ve dengeli olması; ana arı hücrelerine daha bol arı sütü bırakılmasına ve oğul dönemi devam ettiği için doğal çoğalma içgüdüsünün değerlendirilmesine neden olur. Ayrıca, bu dönemde erkek arıların aktif ve bol oluşları iyi bir fırsattır.

Ana Arı Üretimi
Ana Arı üretimi, üretimle ilgili işlerin sırasıyla ve zamanında yapılmasını gerektirir. Başlatıcı kolonilerin hazırlanmasından itibaren yumurtlamaya başlayan bir ana arının üretimi yaklaşık 1 aylık bir zaman gerektirir. Ana arı üretim kapasitesini etkileyen en önemli faktör çiftleştirme kutularının sayısıdır. Mayıs-Eylül ayları arasındaki üretim döneminde her bir çiftleştirme kutusu için 4-5 adet ana arı üretilebilir. Örneğin 100 adet çiftleştirme kutusuna sahip ticari ana arı üretim işletmesi 1 yılı kapsayan üretim döneminde 400-500 adet ana arı üretip satabilir. Bu sayıya ulaşabilmek için aşağıda verilen işlerin aksatılmadan yapılması zorunludur. Ana arı üretimi zor bir iş olmamakla birlikte plan ve program gerektiren bir iştir.

1. Damızlıkların Seçimi ve Hazırlanması
Damızlık olarak kullanılacak ana arılar, ait olduğu ırkın tüm özelliklerini belirgin bir şekilde göstermeli ve gerekli seleksiyon aşamalarından geçmiş olmalıdırlar. Ticari ana arı üretimi yapan kuruluşlar, üretimlerini damızlık değeri taşıyan ve nesilleri test edilmiş, tercihen damızlık sertifikası almış ana arılardan yapmalıdırlar. Sertifikalı damızlık ana arılar, ya yapay tohumlanmış ya da izole çiftleştirme alanlarında çiftleştirilmiş olmalıdır. Arıcı şartlarında damızlık koloni temin edilemediği taktirde en basit olarak; ilkbahar gelişme hızı yüksek, önceki yıllarda en çok balı üreten, oğul vermeyen, hiçbir zaman hastalığa yakalanmamış, sakin ve uysal mizaçlı koloniler damızlık olarak kullanılabilir. Damızlık kolonilere, transferden 4-5 gün önce uygun renkte kabarmış petek verilerek aşılamanın yapılacağı gün istenen yaşta larva bulunması sağlanır.

2. Başlatıcı Kolonilerin Hazırlanması
En az 15 arılı çerçeveye ulaşan iyi gelişme göstermiş koloniler seçilir. Bunların ana arısı, transferden 4-5 gün önce alınıp ana arısız bırakılır. Larva transferinin yapılacağı günün sabahında fazla çerçeveler çıkartılıp kolonideki arı yoğunluğu artırılır, kolonide üretilen doğal ana arı hücreleri bozulur ve çerçeve düzenlemesi yapılır. Bu koloniler, üretimde kullanıldığı sürece sürekli şurupla beslenir, genç işçi arı veya çıkmak üzere olan kapalı yavru ile takviye edilir. Başlatıcı koloni olarak, bol miktarda genç işçi arıların toplandığı polen ve bal bulunduran 2-3 petekli bir oğul kutusu da kullanılabilir.

3. Temel Ana Arı Yüksüklerin Hazırlanması
Teknik ana arı yetiştiriciliğinde larvaların yerleştirileceği temel ana arı hücreleri (yüksük) saf bal mumundan yapay olarak hazırlanmaktadır. Parlak renkte, kokusuz saf bal mumu çift cidarlı eritme kabında eritilir. Su içerisinde bekletilerek suya doyurulmuş yüksük kalıbı önce suya sonra erimiş bal mumuna ve sonra tekrar suya batırılarak elde edilen yüksükler bir çıta üzerine erimiş balmumu yardımıyla monte edilir. Elde edilen yüksükler 10-11 mm derinlikte ve 9-10 mm çapında olmalıdır. Çıtada 15-20 adet yüksük bulunur ve bu çıtalardan bir çerçeveye üç adet takılarak bu iş için özel hazırlanmış olan bir çerçevede 45-60 adet yüksük bulunması sağlanır. Ana arı üretiminde saf balmumundan yapılmış temel yüksükler kullanıldığı gibi bu amaç için üretilmiş plastik olanlar da kullanılabilir.
4. Larva Transferi
Damızlık kovandan, 6-12 saat yaşlı larvalı çerçeve seçilir. Bir fırça yardımı ile arıları kovan içerisine dökülerek temizlenir. Çerçevenin şiddetle silkelenmesi durumunda günlük balın larva üzerine akmasına neden olunacağından bu işlemden kaçınılmalıdır.

Seçilen çerçeve rüzgar ve direkt güneş ışınlarından korunarak kısa sürede aşılama yerine (transfer odasına) getirilir. Transfer odası kovan içi şartlarına benzer olarak 30-33 o C ısı ve %60-70 nem içermelidir. Uygun yaşlı larvalar, hücrelerden transfer kaşıkçığı yardımıyla alınır ve önceden hazırlanmış olan yapay yüksüklere yerleştirilir. Bu işlemi yaparken dikkat edilecek en önemli husus, larvanın zedelenmeden alınıp yüksüğe bırakılmasıdır.

Larva transferi zor bir işlem gibi görünse de bu konuda çalışan kişiler zamanla tecrübe kazanarak bu işlemi kolaylıkla yapabilirler. Böylece hem larva tutma oranlarında artış sağlarlar hem de belirli bir sürede daha çok sayıda aşılama yapma melekesi kazanırlar. Ayrıca, özellikle başlatıcı kolonilerin ilk kullanım dönemlerinde, yapay yüksüklerin bu kolonilerde bir gün süreyle bekletilmesi ve aşılama öncesi yüksüklere sulandırılmış taze arı sütü uygulaması tutma oranlarını olumlu yönde etkilemektedir.

5. Aşılı Yüksüklerin Başlatıcı Kolonilere Verilmesi
Bir başlatıcı koloniye verilecek 45-60 adet larva transferi tamamlandığında aşılı yüksükler bekletilmeden başlatıcı kolonilere verilir. Larva transferinden 4-5 gün önce ana arısı alınmış ve birkaç saat önce de çerçeve düzenlemesi yapılmış başlatıcı kolonide, larva transfer edilen çerçeve, bir yanında açık yavrulu diğer yanında polenli iki çerçeve arasında koloninin ortasına verilir. Başlatıcı kolonideki diğer açık yavrulu petekler transfer edilen larvaların daha iyi bakılabilmesi için çıkartılmış olmalıdır. Bu kolonideki polenli petekler genç işçi arıların arı sütü üretebilmeleri, açık yavrulu petek de genç işçi arıların larva transferi yapılan çerçevenin konulduğu yere toplanmaları için gereklidir. Başlatıcı kolonideki diğer çerçeveler ise kapalı yavrulu, ballı ve polenli olmalıdır. Sürekli üretimlerde her larva transferinden önce bu düzen sağlanmalıdır.

Başlatıcı kolonideki genç işçi arının bolluğu ve çerçeve düzeni hem larva tutma oranını hem de üretilecek ana arı kalitesini doğrudan etkiler. Ayrıca, sürekli üretimlerde kolonide genç işçi arı populasyonunun devamı için 5-6 günde bir kolonideki ilk düzenin sağlanması yönünden yeni çerçeveler verilip amaç dışı kalan fazla çerçeveler çıkarılmalıdır.

6. Bitirici Kolonilerin Hazırlanması ve Kullanılması

Aşılı yüksükler, çiftleştirme kolonilerine dağıtılacağı güne kadar başlatıcı kolonilerde tutulabilirler. Ancak bu, büyük çapta üretim yapılan işletmelerde ekonomik olmayacağı gibi uzun süreli kullanımlarda yetiştirilen ana arının kalitesini de olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle sürekli ana arı üretimi için başlatıcı kolonilerde kabulü sağlanan ana arı hücreleri, başlatıcı koloniye verilişinden 1-2 gün sonra, ana arısı ızgara ile kuluçkalığa hapsedilmiş 16-18 arılı çerçeveli güçlü kolonilerin üst katına aktarılır. Bu katta ballı, bol miktarda genç işçi arı, polenli ve kapalı yavrulu çerçeveler bulunmalıdır. Her hafta alt katla üst kat arasında düzen sağlama açısından çerçeve değiştirmesi yapılmalıdır. Başlangıç kolonisinde bitirici koloniye aktarılan transfer çerçevesinin yerine yenisi konur ve üretim süreklilik kazanır. Bitirici kolonilere aktarılan larvaların bu dönemden sonraki beslenme ve bakımları bu kolonilerde sağlanır.

7. Çiftleştirme Kutularının Hazırlanması ve Kullanılması
Transferden sonraki 10. günde kapalı durumdaki ana arı hücreleri bulundukları çıtalardan ayrılarak 1 gün önceden hazırlanmış çiftleştirme kolonilere dağıtılırlar. Çiftleştirme kolonilerinin oluşumunda farklı kovan tipleri kullanılmaktadır. Bunlar standart kovanların üçe-dörde bölünmüş olanları veya ahşap ya da tecritli malzemeden yapılan küçük çiftleştirme kutularıdır.

Çevreyi tanıma ve çiftleşme uçuşundan dönen ana arıların kendi kutularına dönebilmeleri için bu kutuların giriş delikleri farklı yönlere bakmalı ve geniş bir alana yerleştirilmelidirler. Ana arıya işaret olması yönünden çiftleştirme kutularının ön tarafları farklı şekillerde farklı renklerle boyanır. Üretim sezonunun başlangıcında oluşturulan bu çiftleştirme kolonilerinin sürekliliği her bir ana arının ürettiği yavrularla sağlanır ve böylece bütün sezon boyunca kullanılabilirler.

Çiftleşme sonrası yumurtlamaya başlayan ana arı, ilk işçi arı yavru gözleri kapanana kadar 2-3 haftalık süre ile çiftleştirme kolonisinde yumurtlamaya devam ettirilir. Bu süre sonunda ana arılar satılarak bunların yerine çıkmak üzere olan yeni ana arı hücreleri verilir. Ana arı hücrelerinin bulundukları çıtalardan alınmasında ve dağıtılmasında dikkatli davranılmalı, hücreler bu işlemler sırasında çıtadaki konumunda dağıtılmalı ve ters çevrilmemelidir. Ana arı hücrelerinin çiftleştirme kolonilerine verilmesinin ardından, transfer edilen larvanın yaşına bağlı olarak 2-3 gün sonra ana arılar çıkar. Ana arı hücrelerinin çiftleştirme kolonilerine verilişinden 4-5 gün sonra yapılacak kontrollerde ana arı çıkmayan hücreler ya da işçi arılarca bozulmuş hücreler görülebilir. Bu durumda yeni hücreler verilmelidir.

8. Ana Arıların Çiftleşmesi

Çiftleşme kutularında çıkışlarını gerçekleştiren ana arılar 2-3 günlük olduklarında çevreyi tanıma uçuşu yaparlar ve daha sonraki 2-3 gün içinde de çiftleşme uçuşuna çıkarlar. Çiftleşme “Erkek Arı Toplanma Alanı” olarak adlandırılan özel bir alanda, havada 10-30 metre yükseklikte uçarken gerçekleşir. Erkek Arı Toplanma Alanına ulaşan ana arı salgıladığı seks feromonu ve görme yoluyla erkek arılarca keşfedilir. Sayısı, 6-20 arasında değişebilen erkek arı ile çiftleşen ana arı kendi kolonisine (çiftleşme kutusuna) dönerek 3-5 gün sonra yumurtlamaya başlar. Ana arıyla çiftleşen erkek arılar çiftleşme sonrası ölürler. Ana arı, erkek arı toplanma bölgesinde yeterli sayıda erkek arı bulunmayışı ve olumsuz iklim şartları altında yeterli sayıda erkek arı ile çiftleşemezse aynı günde veya takip eden günlerde 1-2 kez daha çiftleşme uçuşuna çıkabilir.

Çıkıştan itibaren 20 gün içinde çiftleşmeyen ana arılar çiftleşme isteğini kaybederek dölsüz yumurta yumurtlamaya başlarlar ki artık bundan sonra çiftleşme gerçekleşmez. Çiftleşmenin kontrol altına alınması, ya en az 8-10 km yarı çaplı izole bölgeler ya da yapay tohumlama ile sağlanır.

9. Ana Arıların Yapay Tohumlanması

Teknik arıcılıkta, yapay tohumlama yapılabilmektedir. Bu uygulamada, damızlık değer taşıma gibi özel öneme sahip kolonilere ait erkek arılardan toplanan spermler laboratuar ortamında, yapay dölleme cihazı ile mikroskop altında özel bir amaç için yetiştirilen ana arıya enjekte edilir. Ana arıların yapay tohumlanması zor bir işlem olmamakla birlikte, yetenek ve tecrübe isteyen bir iştir. Bu uygulama üretim materyali olarak kullanılacak ana arı üretiminden ziyade araştırma ve ıslah çalışmalarında saf ırk ya da hibrit elde etmede çiftleşmenin kontrol altında alınması amacıyla yapılmaktadır.

10. Ana Arıların Üretim Kolonilerine Verilmesi
Çiftleştirme kutularında yumurtlamaya başlayan ana arıların buralardan alınıp satılması veya başka yolla değerlendirilmesi sürekli üretimlerde bir zorunluluktur. Yumurtlayan ana arıların diğer kolonilere verilmesinde en önemli işlem, öncelikle koloninin hazır hale getirilmesidir. Bunun için ana arının verileceği kolonide döllü veya dölsüz ana arı ya da ana arı hücresi bulunmamalıdır.

Ana arının verileceği kolonideki eski ana arı imha edildikten bir gün sonra ana arının bulunduğu kafes yavrulu iki çerçeve arasına havalandırma ve besleme delikleri ön ve arka tarafa bakacak şekilde yerleştirilir. Ertesi gün kek haznesinin bulunduğu taraftaki çıkış deliği açılarak arıların keki yiyerek ana arıyı çıkarmaları sağlanır. Bundan sonra kovan açılıp fazlaca kurcalanmamalı, ancak 2-3 gün sonra ana arı ve yumurta kontrolü yapılmalıdır.

Teknik arıcılıkta yumurtlayan hazır ana arı kullanılması ana arı kayıplarında ya da yapay oğullara ana arı kazandırılmasında önemli avantajlar sağlar. Ana arıların yumurtlamaya başlamalarında 25-30 gün gibi zaman kazanılması, koloninin kendisinin çıkardığı ana arının çiftleşememesi riskini ortadan kaldırması ve orijini belli materyal kazanılmış olması bu avantajlardan bazılarıdır. Ancak, önemli avantajlarına rağmen arıcılarımız arasında hazır ana arı kullanma alışkanlığı yeterince yaygın değildir.

Posted on

Ana Arı Çeşitleri ve Ana Arı Verme Teknikleri

Sayın müşterilerimiz 2016 sezon itibarı ile ana arı fiyatlarımızda hiç bir değişiklik olmayacaktır,
ANA ARI ÇEŞİTLERİMİZ

1:Karniol F1 ana arı
2:Kafkas F1 ana arı
3:Anadolu arısı F1
4:Belfast ana arı
5:İtalyan F1

6:Yiğilca  

SİPARİŞ VER

DAMIZLIK ANA ARILARIMIZ
1:Saf Kafkas Posof Eko Tipi Damızlık Ana Arı
2:Saf Kafkas Ana Arısı
3:Saf Anadolu arısı

4:Karniyol(Carnika)

5:Saf İtalyan

SİPARİŞ VER

Arılarımız yumurtlama garantilidir,Ulaşımda kaynaklanan Arı ölümlerinden kesinlikle alıcı sorumlu değildir,Yerine en kısa zamanda yenisi gönderilecektir.

Degerli arkadaşlar,İlk etapta spariş vermiş olduğunuz ana arılarınız Yola çıkmadan Bölme işleminiz geröeklestirmeyiniz,Malum bahar mevsiminde olduğumuz için Hava koşullarının elverişsizliğini göz önünde bulundurmamız lazım.

Damızlık Ana Arı Sparişi İçin İrtibata Gecebilirsiniz.

 

damızlık

 

kafkas f1

 

 

 

Ana arıyı kovana verme Teknikleri
1:Bölme Usulü ile
Bölme yapmış olduğunuz koloni en fazla 4 çıta olmalıdır,1 ve 4 cıta ballı ve polenli olmasına dikkat edin,2 ve 3 çıtalar ise kapalı yavru olmalıdır.
Bölünen kovana ilk etapta ana arı kesinlikle verilmemeli 3 Gün ana sız bırakılan koloni 4.gün çıtalar tek tek silkelenip ana arı memeleri keslip, ana arı kek bölümü açılmadan verilmelidir,2 Gün kolonide bekletilen ana arı ,tekrardan ana arı memeleri kontrol edilip ana arı kek bölümü açılmalıdır,Ana arı azami 1 Gün içerisinde kovan içindeki faaliyetlerine başlar…
2: Ana arısı Olmayan Koloniye ana arı vermek
Ana arısı olmayan koloniye ana arı vermek,bölme işleminde yapmış olduğumuz tüm yöntemleri aynı şekilde koloniye uyguluyoruz,agzı açılmadan ana arı 3 veya 4 Gün bekletilmeli,işci arıların yaslı olması sebebiyle bu azami gün süresi uzatılabilir,Ana arı verdigğiniz kolonide ana arı memesinin bulunmamasına dikkat edilmedir.
3:Yalancı koloniye ana arı verme Yöntemleri
Yalancı ana arıya Kaçmış olan bir koloniye ilk etapta kesinlikle ana arı kabul ettiremezssiniz,Ancak su şekilde yaparsınız,Ya kat sistemiyle nüfusu az olan bir koloniyle birleştireceksiniz..Boş bir koloniyi yalancı ana arıya kaçmış koloninin yerine indirip,boş koloniye 1 Adet günlük yumurta olmayan yavrulu cıta 1 Adet ballı polenli bal koyulup ana arının kekbölümü açılmadan konulması lazım,Akabinde yalancı ana arıya kaçmış koloniyi 20 metre uzağa götürüp Günlük Hafifçe çıtalarını silkemek gerekir..

Posted on

Süzme Bal

Süzme Bal,kovandan alınan çerçeve şeklindeki petekli balların manuel veya otomatik olarak çalışan bal süzme makinelerinde balın petekli gözlerden alınıp bir kaç saat dillendirildikten bal sağma makinelerinden süzülüp bal tenekelerine veya bal dinlendirme kazanlarına boşaltılır.
En son olarak da bal tenekelerinden veya bal dinlendirme kazanlarından kavanozlara doldurulup sofralarımıza kadar gelen şifa kaynağı bir ürünümüzdür.

Balların renkleri üretildiği yerin flora özelliğinden bazen koyu bazen açık renkte olabilir. Balın rengi elde edildiği kaynağa göre büyük varyasyon gösterir.Ayrıca balın ısıtılması ve uzun süre açıkta bekletilmesi balın rengini değiştirir.
Balın bünyesi ya da akıcılığa karşı koyması denilen viskozite bal içinde mevcut su oranı ile ilgili yakında ilgilidir. Bal ısıtılarak su oranı azaltılabilir.
Balın polarize ışığı sağa veya sola döndürmesi balın kaynağına göre farklılık arzetmektedir. Çiçek balı sola-Salgı balları ışığı sağa döndürmektedir. Sakkaroz denilen çay şekeri de ışığı sağa döndürür.Bu özellik sahte balların ayrılmasında yardımcı olur.

Organik Üretim Balllarımız

Petek Li Yayla Balı kg Fiyatı:40 tl 1 kg

Süzme Yayla Balı:Teneke Fiyatı :600 tl 26 kg

Karakovan Yayla Balı:150 tl 1kg

 

Şekerli Ballarımız

Petek Balı :1 kg 15 tl

Süzme Bal:26 kg 350 tl

 

Trakya Bölgesi Ayçiçek Balı

26 kg  ayçiçek balı 300 tl

Mugla Yöresi Çam Balı

26 kg 350 tl

 

Posted on

Petek Bal

Arıların dışarıdan topladıkları nektarları ,kovanın içine konulan hazır temel petekleri kabartarak doldurdukları veya kendileri tarafından oluşturulan peteklerin içine depoladıkları arı balı dır. Bal,kovanda petek balı olarak alınır.Pazarlama durumuna göre petek veya süzme olarak satılır. Arı balı tamamen arıların oluşturduğu petek baldır.

Petek balı her zaman tazeliğini korur ve kovandan sağımı yapıldığı gibi vitrinlerde güzel ve görünümüyle insanları cezbeder.
Arıcılıkta önemli olan bu petek balının üretiminde kullanılan temel peteğin doğal olması ve bal döneminde arıcıların arıya şeker vermemesidir.

Posted on

Kestane Balı

Alman bilim adamlarının yaptıkları araştırma ve deneyler, kestane balının vücut ve cilt yaralarını iyileştirme ve tedavi etmede antibiyotiklerden daha etkili olduğunu ortaya çıkardı.

Kestane balı olarak adlandırılan bu bal, birçok antibiyotiğe karşı direnç kazanmış bakterilerin bulaşık olduğu kronik yaraları bile birkaç hafta içinde tamamen iyileştiriyor, diyor Bonn Üniversitesi tıp uzmanları.

Birçok bakterinin antibiyotiklere direnç kazanmasından sonra balın iyileştirici etkisi yeniden keşfedildi. Ancak uzmanlar, insanların özel işlemden geçirilmemiş doğal balla kendi kendilerini tedavi etmemeleri konusunda uyarıyorlar. Nitekim özel olarak hazırlanmayan ballarda bakteri sporları bulunabiliyor.

Eski Mısırlılar bile balın yaraları iyileştirici etkisinden haberdardı. İkinci Dünya Savaşı’nda da askerlerin yaraları ballı sargılarla iyileştirilmişti.

Bonn Üniversite Kliniği’ndeki çocuk doktorları tıbbi balı yaraların tedavisinde kullanıyorlar. Ölü doku bal tedavisiyle kısa sürede yenilenmekte, ayrıca sargılar kolay değiştiği için yeni oluşan cilt tabakalarına zarar gelmiyor.

Balın antiseptik bir etkisi var. Arılar bal üretirlerken glikoz oksidaz enzimini ilave ediyorlar. Bu enzim ise balın içindeki şekerden az miktarda hidrojen peroksidin üretilmesine yol açmakta.

Balın içindeki hidrojen peroksit durmadan yenilendiği için de yaralardaki bakterilerin öldürülmesi için az miktarda kestane balı yeterli olmakta. Ayrıca kestane balı, kanın temizlenmesine ve kemiklerin kuvvetlenmesine yardımcı olur.

Kestane balının faydalı olduğu hastalıklar ve sağlık sorunlarını şu şekilde sıralamak mümkün:
– Adalelerde ağrı, titreme, uyuşma,
– Ağrı ve sancılar,
– Ağız yaraları,
– Akciğer hastalıkları,
– Bademcik iltihabı,
– Bağırsak gazı ve iltihabı,
– Baş, göğüs, karın ağrıları,
– Baş dönmesi,
– Bel ağrıları,
– Beyin hastalıkları,
– Felç ve sinir hastalıkları,
– Cilt bozukluğu ve cilt lekeleri,
– Cinsel gücü artırma,
– Damar sertliği,
– Damar tıkanıklığı,
– Göz ve görme problemleri,
– Halsizlik,
– Hazımsızlık,
– Hafıza sorunları,
– İştah sorunları,
– Kabızlık,
– Kalp çarpıntısı,
– Nezle ve grip hastalığı,
– Öksürük,
– Nefes darlığı,
– Astım hastalığı,
– Romatizma ve siyatik,
– Sarılık hastalığı,
– Sedef hastalığı.