Posted on

Ana Arı Değiştirme Teknikleri

       Normal şartlarda bir bal arısı kolonisinde bir adet ana arı bulunur. Ana arı vücut ölçüleri bakımından, işçi arı ve erkek arılardan daha farklıdır. Kanatlar, karın kısmının yarısına kadar uzanır. Baş ile karın arasında bulunan göğüs daha geniştir. İşçi arıların geçebileceği ana arı ızgarası aralığından ana arı geçemez. Yumurta bırakmaya başlayan ana arıların vücutları, erkek arıların vücudundan daha uzun ve geniştir.

            Ana arılar, kovan rahatsız edilmediği zaman daima yavrulu petekler üzerinde bulunur. Ana arılarda mide, işçi arılardan daha küçüktür. Ana arılarda polen sepetleri, süt bezleri ve mum salgı bezleri yoktur. Dil daha kısadır. Anteni oldukça uzundur. Ok uçları kıvrık ve küt bir iğneye sahiptir. Ana arı iğnesini kaybetmez, rakip ana arıları etkisiz hale getirmek için kullanılır.

           Koloni yeni bir ana arı değiştirme ihtiyacını aşağıdaki nedenlerden dolayı duymaktadır.

 Kolonin anasız kalması

Ana arını yaşlı olması

  • Oğul verme içgüdüsü    ile

YENİLEME TEKNİKLERİ

 Teknik  arıcılıkta ana arı yenilemenin doğal şartlara uygun olarak yapılması gerekmektedir.

  Kolonilerde ana arı uygulama nedenleri:

 1.Kovandaki ana arının yaşlanması veya ölmesi halinde, fazla zaman kaybetmeden yaşlı ana arı yerine genç, çiftleşmiş ana verilmelidir. Koloni uzun bir süre anasız kaldığında, yeni ana arının koloniye kabul ettirilmesi çok zor olmaktadır. Bu nedenle mümkün olduğunca hızlı bir şekilde koloniye ana arı uygulanmasıdır.

2.Verimsiz ana arıların yenilenmesi zorunludur. Zira bir arıcını arılığında bulunan kovanlarının hepsinden yeterli ürün alabilmesi, kovanlarda buluna verimsiz ana arıların değiştirilmesiyle ile mümkündür.

 Bir ana arının verimsiz oluşunun sebepleri şunlardır:

  • Irk özelliği
  • Yaşlı oluşu
  • Hastalıklı oluşu
  • Genetik olarak akrabalı yetiştirilmiş olması
  • Yeterli döllenmemiş olması
  • Ana arı üretimi yapılırken kullanılan larvaları gelişi güzel seçilmesi ve bu nedenle ana arıların küçük yapılı olması

3.Arıcının kolonileri çoğaltmasının en iyi yöntemi, doğal arı yerine, teknik(suni) oğul üretimidir. Suni oğul üretimi, çiftleşmiş genç ana arılar kullanılması suretiyle yapılmalıdır. Çerçeveli oğul arı üretiminde yapılan uygulamadan %yüz sonuç alınabilmesi için ana arı verebileceği kolonilerde her yaşta işçi arı ve yavru arı bulunmalı, ana arı memesi yada ana arı olmamalıdır.

     Oğul üretimi çerçeveli, yavrulu ve arılı olabileceği gibi sadece paket arı şeklinde yapılabilir. Bu şekilde yapılan suni oğul üretiminde, genç çiftleşmiş ana arı kullanılır.

     Yavrulu ana arılı çerçeve ile oğul üretiminde koloni biyolojisine uygun şekilde yavru tertibi göz önüne alınarak oğul alma işlemi gerçekleşir. Yavrulu çerçeveler aynı sıra ile yeni ana arı verilecek kovana nakledilir.

     Teknik olarak bir oğul en az 5 çerçeve olmalıdır. Bu 10 ile 12 bin işçi arı demektir.

      Kovanlarında genç ana arı bulunduran arıcılar, kullandıkları ana arılarda kalite ve verimlilik faktörünü göz önüne aldıklarında çok iyi sonuçlar elde etmektedir.

 Bu konuda arıcılara faydalı olabilecek uygulama ve gözlemlerimiz şunlardır:

       Kışı Akdeniz Bölgesi yada diğer sıcak sahil bölgelerinde geçiren arıcılarımız, kış kayıplarını telafi etmek amacıyla 3-4 çerçeve ile bölme yaparlar. Genç ve sağlıklı an arı kullanılarak yapılan bölmeler ile kış kayıpları telafi edilir. Mevcut arılar ile yaylaya çıkılır. Yaylada görülen sonradan yapılan bölme kolonileri çok iyi geliştiği ve daha fazla ürün topladıklarıdır. Bunu gören arıcılar yaz aylarında bölme yapmaya başlamışlardır.

 

Ana Arı Değiştirmek için en uygun zaman dilimi,Bu Mevsimdir yani bal hasadını yaptıktan sonra , yaz ayının ortalarında Temmuz,Ağustos ve Eylül aylarıdır.
Yaşlı ana arı nasıl değiştirilir?
İki şekilde ana arı değiştirebilrisiniz,Kendi ana arınızı kendiniz üretip ,larva transferiyle ana arı memesinin baslatıcı koloni ve bitirici koloniye kadar olan aşamalarını yapıp ,ana arı nın çıkmasına yakın, yani 13 gün sonra ,Ana arısı yaşlı olan koloninizin ana arısını öldürüp, ana arı memesini verebilirsiniz.

s64
Ana Arı Değiştime

 

Diğer bir yöntemde hazır ana arı vermek;Spariş vermiş olduğunuz ana arınız elinize geçtiği zaman ,kovandaki ana arıyı öldürüp direk hazır ana arının kekölümünü acarak vermektir,en fazla 2 gün için de ana arı kafesten cıkar,
Bu şekilde yapmış olduğunuz ana arı değiştirme metodu, cok daha makul dur…
ÖNEMLİ:Ana arısını öldürüp yeni ana arı vermiş olduğunuz koloninin konturolünü 3 günü gecmeyecek sekilde yapmalısınız ,3 cü gün ana arı memelerini kontrol edip ana arı yumurta atana kadar bu işlemi yapmalısınız.
Veya ana arısını öldürüp 3 gün sonra ana arı yüksüklerini kesip ana arı verebilirsiniz hangi şekilde yapacagınıza siz karar verin..

Bölmelerinizide aynı şekilde yapıp mevcut kolonilerinizi çoğaltabilirsiniz.

ANA ARI SPARİŞİ İÇİN BİZİMLE İRTİBATA GEÇİNİZSİPARİŞ VER

Posted on

Oksalik Asit-Varroa Mücadelesi

Oksalik Asit nedir? Nerelerde kullanılır?
1-Oksalik asit nedir
Oksalik asit, bitki kökenli en tanınmış organik asitlerden birisidir.
Kimyasal formülü (COOH)2′dir.

images
Oksalik Asit Uygulaması

Tabiatta; sodyum tuzu halinde kuzukulağı bitkisinde, kalsiyum tuzu olarak ravent bitkisinde ve birçok başka bitkinin hücre özsuyunda bulunur.
Birçok bitkisel kaynakta içerik olarak bu organik asit bulunur.
Bunlar kuzukulağı, domates ve ıspanağı saymak mümkündür.
Asit olması ortamdaki mevcut bir iyonla tuz oluşturmasını beraberinde getirir.
Vücuda ya da biyolojik canlı sisteme girmiş oksalit asit bu iyonlarla tuz oluşturur.
Kalsiyum oksalat en çok karşıya çıkan tuzu olup, vücutta özellikle üriner sistemde böbrekte birikmelere yol açarak böbrektaşı oluşmasında başrolü üstlenebilir.

images (1)
Uygulama Metodları

2-Uygulama alanları
Dihidrat (iki sulu) oksalik asit, titrasyon standardı olarak alkalimetri ve manganometride, keza kalsiyumun kantitatif analizinde ve nadir toprak metallerinin ayrılmasında kullanılır.
Endüstride oksalik asit ve antimonlu tuzları, tekstil boyamada mordan olarak kullanılır.
Alıntı, http://www.turkcebilgi.com
Bunların dışında gıda sektöründe, Organik ve Konvansiyonel arıcılıkta Varroa mücadelesinde de kullanıldığını biliyoruz.
Balarılarında Varroa mücadelesinde kullanılacakOksalik Asit, kimyasal formülü C2H2O4-2H2O Oksalik asit dihidrattır.
Kesinlikle kalıntı ve ağır metal riski olan ürünlerden uzak durmalı, güvenilir kaynaklardan temin edilmiş Oksalik Asit Dihidrat kullanmalıyız.

indir
Oksalik Asit Aparatı

3-Uygulama metodları
a) Çözelti şeklinde sıvı damlatma netodu
Bir miktar Oksalik asidi ılık suyla hazırlanmış şeker şerbeti içersine karıştırıp, dış ortam sıcaklığının10 derece altında, tercihen 0 +5 derce civarında arının salkımda olduğu ve kapalı yavrunun olmadığı dönemde arılar üzerine damlatma şeklinde uygulanır.
Çözelti hazırlarken şeker ve su miktarı aynı fakat Oksalik asit dihidrat miktarı bölgesel sıcaklık farklarına göre değişkenlik arzetmektedir.
Her bölgede aynı reçete geçerli değildir.
Yılda bir defa uygulanması tavsiye edilir.
Zayıf kolonilerde salkım sıcaklık dengesi bozulduğu için, zayıf üç çerçeveden az kolonilerde uygulanması tavsiye edilmez
b) Buharlaştırma metodu
Oksalik Asit Dihidrat’ın teknik özelliklerinden yararlanıp, üzerine ısı uygulandığında katı halden direkt gaz haline geçmesi yani sublimleşme özelliğini kullanarak yapılan mücadeledir.
Bu uygulamaları yapabilmek için kovan içersinde açıkta buharlaştırma aparatları olduğu gibi, Oksalik asidi dışarda buharlaştırıp bir boru vasıtasıyla kovan içersine göndermek suretiyle yapılan uygulamalardır.
Bu metodun bana göre olumlu tarafları oldukça fazla.
1-Kovan kapağı açmadan arının mevcut düzenini bozmadan uygulama yapabilirsiniz.
2-Arılar ıslanmadığı için üşütme ve sindirim sistemine olumsuz etkisi hiç yok.
3- Uygulama esnasında arı üzerinde stres oluşturmuyor.
4. Yıl içersinde birden fazla uygulama yapabilirsiniz.
4-Uygulama zamanı

Bal akımı dönemleri hariç, günün arı uçuşunun olmadığı saatlerde tüm sene boyunca yapılabilirfakat sadece ergin arı üzerindeki Varroaya etki eder.
Esas uygulama geç sonbahar ve kış mevsiminde yapılır, kapalı yavrunun olmadığı veya en az olduğu dönemde yapılırsa başarı yüzdesi o oranda artar.

indir (1)
Oksalik Asit

5-Varroaya etki şekli

<< Karınca asidi, laktik asit ve oksalik asit koruyucu kabuğuna zarar veriyor.
Varroa kör bir canlı bütün herşeyi onun ayakları, oksalik asit ayaklarını yakıp oryantasyonu hareket kabiliyetini yok ederek taban tahtasına düşmesini ve çerceveye tekrar çıkamamasına sebep oluyor ve sonunda varroa ölüyor

Değişik iki cihazla yapılan denemede birinde 2gr diğerinde 2,4gr oksalik asit kullanarak 3 Aralık tarihinde gerçekleştirilen uygulamada Varrox(elektrikli) cihazında %58 başarı elde edilirken, diğer cihazlarda (tüp ile ısıtmalı) %90 üzeri etki söz konusudur.
Bilgi: isvicre tarım bakanlığı sitesi >>>
Okzalik asit buharı, varroa parazitinin solunum sistemindeki trake kanallarında yakıcı ve öldürücü bir etki yapmaktadır.

6-Balarıları üzerindeki etkisi
Sıvı damlatma uygulamasının bir seferden fazla yapıldığında. Uygun olmayan yüksek dozlarda uygulandığında arı ölümlerine yol açtığı bilinmekte.
Buharlaştırma şeklinde yapılan uygulamalarda ise arı üzerinde olumsuz etksinin olduğuna dair herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır.
OKSALİK ASİT KULLANIMINDA ALACAĞIMIZ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ.
Oksalik Asit kullanırken öncelikle kendimize, yanlış uygulama yaptığımızda arılarımıza zarar vereceğimizi bilinciyle gerekli önlemleri alarak çalışmalıyız.
1-İster sıvı damlatma ister buharlaştırma yöntemini kullanalım öncelikle ellerimizi koruyacak asit ve kimyasallara dayanıklı eldiven kullanmalıyız.
2-Sıçrama ihtimaline karşı, göz çevresini kapatacak şekilde koruyucu gözlük takmalıyız.
3-Nefes alırken soluma ihtimaline karşı organik asit buharına karşı koruyucu özelliği olan filitrelere sahip maske kullanmalıyız.
4-Buharlaştırma metodunu kullanırken öncelikle pratik uygulama yapabileceğimiz aparatlara sahip olamalıyız.
Kişisel güvenliğimiz için bu dört maddedeki koruyucu ekipmanlar artık demirbaşı olarak arılığımızda yer almak zorunda.
Hiç bir şey sağlığımızdan değerli değil.
Unutmayalım, kalıntısız sağlıklı ürün üretelim derken kendi sağlığımızı riske atmayalım, hiçbir şey sağlığımızdan değerli değil.

 

DİKKAT !!!

BİLİNÇLİ kULLANILMADIĞI TAKTİRDE ARILARINIZI ÖLDÜREBİLİRSİNİZ,DOZAJI UYGUN MİKTARDA KULLANIN ,VE BİR UZMAN DAN  MUTLAKA YARDIM ALIN..

Posted on

Nepal’de Arıcılık-Bayram Arıcılık

Nepalde Arıcılık Nasıl Yapılır?

Derin vadilerden ve yeşil ormanlandan hemen sonra başlayan yüksek dağın yamacına yuva yapan bal arıları, ilkbahar boyunca peteklerini değerli bal ile dolduruyor. Petekler dolunca insanlarla arılar arasında ölümüne bir savaş başlıyor.

www.anaarilar.com
                                                                                          Nepalde Arıcılık

Bu kıymetli balı alabilmek için canını ortaya koyan Nepal köylüleri, dağcıların bile zorlanacağı uçurumlara çıkıp balı alıyor.

www.anaarilar.com
              İlkel Yöntemlerle Alınan Bal

Bu sırada ilkel korunma yöntemleri dışında hiçbir koruyucu kıyafeti olmayan bal hırsızları arıların saldırısına uğruyor.

Nepalin bu bal avcılarının bir kısmı arı saldırısından bir kısmı da uçurumdan düşerek yaşamını yitiriyor.

Uçurumdaki kovanlardaki balı kurtarıp aşağıya inenler büyük başarı kazanmış oluyor. İşte bu şartlarda çıkarılan Nepal balı bugün dünyanın en lezzetli balı olarak biliniyor. Bu yöntemle her yıl dağlardan 250 ton civarında bal çıkarılıyor.

1795497_388094731332041_58890787_n
                                                                                                     Nepal Arıcılığı

Balarısı deyince sadece bizim hazır peteklere bal yapan arılardan başka, petek örüp bal depolayan başka arı türleri de var. Genelde diğer türler daha ilkel yaşam tarzı olan arılar. Bu fotoğraflarda gördüğünüz arı da öyle.Tek büyük bir petek üzerinde ve açıkta yaşıyor. Bu türleri kovana alıp arıcılık yapmak mümkün olmuyor. Bu işlerle uğraşanlara zaten arıcı değil, bal avcısı deniliyor. Varrova her tür üzerinde yaşayamıyor.

www.anaarilar.com
                                            Teknik arıcılık diye buna denir

Petekler dolunca bu kıymetli balı alabilmek için canını ortaya koyan Nepal köylüleri, dağcıların bile zorlanacağı uçurumlara çıkıp balı alıyor.

a_4555
                                                                               Arıcılık

Teknik arıcılık Diye bence buna denir,zor şartlarda elde edilen hersey kıymetlidir,Nepal’de arıcılık böyle olur..

Nepal’de Arıcılık Videoları

Posted on

Yağmacılık

Bal Arılarında Yağmacılık

Yağmacılık arıların çeşitli sebeplerden dolayı ve genellikle bal ve polenin azaldığı zamanlarda başka bir arı içerisindeki yiyeceği çalma çabasıdır.

Arılar başka bir kovana saldırıda bulunarak çok zaman ciddi ölümler hatta kovanın sönmesine kadar giden zararlara yol açmaktadır.Tabi kovan içerisindeki arılar ile saldıran arılar arasında ölümcül mücadele olur. Bazı kovan içerisindeki arılar direnerek sadece koloninin zayıflamasına neden olurken bazı arılar güçsüzse kovanın sönmesine kadar giden ciddi zararlar meydana gelir.

Yağmacılığa neden olan sebepler

images (1)
yağmacılık

Yağmacılığın başlamasına sebep bir tane olabileceği gibi birden fazla da olabilir.
Arıcının kovanı çok uzun süre açık tutması
Arıcının şerbeti öğle saatlerinde vermesi
Yağmacılık yapan arılarının aç kalması yani başka bir arıcının arısı içerisinde yeterli besin bırakmaması.
Yağmaya uğrayan arının zayıf olması.
Arıların bulunduğu ortamda bal,şerbet vs. bırakmamak.
Anasız kovan mümkünse bırakmamak
Bazı arıların yağmaya daha yatkın olmaları.

http://youtu.be/wosQxw8UV_s

Yağmacılık nasıl anlaşılır

Kovan önünde arıların telaşlı telaşlı uçmaları, ileri geri hareketleri, kovan deliği önünde bir hareketlilik, kovan önünde arı ölüleri gibi.

Bazı yeni uçuşa başlayacak arılara uçmaları ve kovan girişi öğretilirken kovan önünde hareketlilik başlar bu yağma zannedilmemelidir.

Yağmacılık başladığında yağmaya uğrayan arının deliği kapatılarak yağma önlemeye çalışılır.

images
Delik Kovanların Yağmalanması

Yağmadan kurtulma yöntemi

Yağmacılık özellikle yuvasını koruyamayan ve zayıf koloniler üzerinde yapıldığına göre bu tür kolonilerin ağızlarını daraltmak gerekir. Uçuş deliği mevcuda göre ayarlı olarak daraltılmalı ve gereğinden fazla açılmamalıdır. İlk baharda olduğu gibi sonbaharda da arıların sıcağa ihtiyaçları vardır. Bundan dolayı arıların uçuş delikleri daraltılmalıdır.Kolonilerin destek şuruplamaları yapılacak ise şerbetin yerlere akmamasına ve arılar muayene edilirken üzerlerinin gereğinden fazla açılmamasına dikkat etmek gerekir.

images (2)
Bal Akımının olmadıgı mevsimde,zayıf Kolonilerin Yağmalanması

Mevsim itibarı ile dışarıda bir şey kalmayınca arılarda yağmacılık eğilimi başlıyor. Yukarıda görülen video da kovana yağma için saldıran arılar görülüyor. Yağma başladığı zaman önlem almak çok zorlaşıyor. En güzeli yağmaya sebep olmamak gerekiyor. Başlamadan önlemek gerekiyor. Buna rağmen yağma başlamışsa yapılacak işlemlerden birincisi yağma yapılan kovan kapağı kapatılmalı. Vakit geçirilmeden kovanın yeri değiştirilmeli. Sirkeli suya batırılmış bir bez kovanın üzeri örtülmeli. Veya arıların sevmediği kokular kullanılmalı ki kovanda bulunan balın kokusunu dışarıdan gelen arılar alamasın. Videoda görüleceği üzere arılar kovana saldırıyorlar, bunu görüntüledim çünkü arıcılığa yeni başlayan arkadaşların da bu görüntüyü izlemesini istedim. Burada yağmacılığın arılıkta başladığı zaman neler olduğunu göstermek istedim.

Posted on

Belfast-Buckfast Ana Arı ve Özellikleri

Belfast Ana Arı ( Belfast Arı Irkı) Buckfast arısı dünyanın en meşhur HİBRİD arılarından. Hibrid arıda farklı ırklardan genetik özellikleri bilinen arılar kontrollü şartlarda ve yapay dölleme kullanılarak birleştirilir. Yani Karniyol, İtalyan ya da Kafkas gibi ayrı bir ırk değil Bu tür birleştirmelerde melez azmanlığı denilen olay gerçekleşir ve ilk nesil analar kendi ana ve babalarından daha verimli olur. Bal verimi yüksek.yavru atımı hızlı.ve yön bulma konusunda başarılıdır.

belfast-ana-ari-irki
Belfast Ana Arı

Buckfast Ana Arısı Buckfast arısı Hiprit bir arıdır ırk sayılmaz.! Bilim Adamları (1954) eski Ingiliz yerli arisi ile nispeten koyu renkli Italyan arisini melezliyerek Buckfast arisini yetistirmistir. Bu iki irk önce saflastirilmis daha sonra bu saf halklar, bal üretimi ile diger özelliklerini gelistirmek üzere çiftlestirilmis ve tekrar geriye melezlenmistir.(Kombinasyon melezlemesi) Daha sonra Fransiz arisi ve Yunan arisinin iyi özellikleri de Backfast arisinda birlestirilmistir. B.Adam daha ileriki yillarda bacfast ana arisini Anadolu erkekleriyle melezlemistir. Bunun sonucunda yüksek verimli fakat hirçin bir ari elde etmistir.

bees
Buckfast Arı

Bilim Adamları (1954) eski Ingiliz yerli arisi ile nispeten koyu renkli Italyan arisini melezliyerek “Buckfast” arisini yetistirmistir. Bu iki irk önce saflastirilmis daha sonra bu saf halklar, bal üretimi ile diger özelliklerini gelistirmek üzere çiftlestirilmis ve tekrar geriye melezlenmistir.(Kombinasyon melezlemesi) Daha sonra Fransiz arisi ve Yunan arisinin iyi özellikleri de Backfast arisinda birlestirilmistir. B.Adam daha ileriki yillarda Buckfast ana arisini Anadolu erkekleriyle melezlemistir. Bunun sonucunda yüksek verimli fakat hirçin bir ari elde etmistir. Anadolu arisi ile backfast erkeklerini kullandigi durumda ise hem verim hem de mizaç bakimindan daha olumlu sonuç almistir. Anadolu X Buckfast melezlerinde saf ebeveynlere göre % 128 ile % 151 verim artisi görülmüstür. Bircok Uyanık Buckfast ana ari üretiyorum diye cinsi cibilliyeti belli olmayan tavsanın suyunun suyu arıları satmaktadır buradan arıcı arkadaşlara tekrar tekrar duyrulur! Buckfastt liprit bir arıdır bir cins değildir sadece labaratuvar ortamında yukardaki bahsetmiş olduğumuz caprazlama sistemi ile üretilir bundan üretilen arılar özelliğini yitirmiş olur herseferinde aynı işlem yapılması gerekmektedir.    

SİPARİŞ VER

Posted on

Organik Arıcılık Ve Yapılması Gerekenler

ORGANİK ARICILIK YAPMA VE ORGANİK (SERTİFİKALI) BAL ÜRETMENİN YOL HARİTASI
1. Organik arı yetiştiriciliği ve/veye organik bal üretme faaliyetlerinde bulunmak isteyen müteşebbis, bir dilekçe ile kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna veya kontrol kuruluşuna başvurur. Ürününün organik ürün olarak değerlendirilmesi için gerekli çalışmanın yapılmasını talep eder. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu tarafından müteşebbise ait bilgi ve belgelerin tamamlanmasını takiben kendi aralarında bir sözleşme imzalanır.
Bu sözleşme; Organik arı yetiştiriciliği ve organik bal üretme faaliyetlerinin organik tarımın esasları ve uygulanmasına ilişkin yönetmelik hükümlerine göre yapılacağını belirleyen yazılı anlaşmayı ifade eder.
images
2. Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu kabul ettiği, sözleşme yaptığı müteşebbisleri geçiş sürecine alır. Geçiş süreci; organik üretime başlanmasından organik ürünün belgelendirilmesine (sertifikalandırılmasına) kadar geçen dönemdir. Geçiş dönemindeki ürünler konvansiyonel olarak değerlendirilir. Konvansiyonel üretimde (Organik tarım faaliyetleri dışındaki tüm tarımsal üretim) kullanılan binalar, alet ve ekipmanlar temizlenip dezenfekte edildikten sonra organik üretimde kullanılır.
3 .Organik arı yetiştiriciliği ve organik arı ürünlerinin üretilmesinde aşağıdaki kurallar dikkate alınması gerekir:
4. Organik arıcılık tüm arı ürünlerinde yapılabilir. Arı ürünleri; arıcılık sonucu üretilen bal, balmumu ve arı reçinesi, karamum gibi propolis içeren arı sütü, arı zehri, polen, ana arı, erkek arı, işçi arı ve oğul arılardır.
5. Kovan, taşınabilir arı ailesi barınağı olduğundan taşınılacak tüm alanlar organik üretime uygun olmalıdır. Konvansiyonel bitkisel üretim yapılan alanlarda arıcılık yapılamaz. Arıların taşınması sırasında stres yaratacak yöntemlere başvurulmamalıdır. Arıcılık yapılacak alanda kimyasal mücadele yöntemleri kullanılamaz.
6. Arıcılık yapılacak alan Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşunca önceden denetlenmeli ve organik koşullara uygunluğu tespit edilmelidir.
7. Karantina tedbirleri uygulanan alanlarda arıcılık yapılamaz.
8. Sağlık ve temizlik maddesi olarak kimyasal maddeler kullanılamaz.
9. Suni tohumlama yapılamaz.
10. Organik arı ürünlerin (bal dahil) üretilmesine, işlenmesine, taşınmasına, ambalajlanmasına, etiketlenmesine (yetkilendirilmiş kuruluşun adı, logosu, kod numarası ve ürün sertifika numarası bulunması, ürün etiketinde organik kelimesinin kullanılması veya ekolojik, biyolojik kelimelerinin kullanılması gibi), depolanmasına ve pazarlanmasına ilişkin hususlar yine organik tarımın esasları ve uygulanmasına ilişkin yönetmelikte ayrıntılı olarak belirtilmektedir.
11. Organik Tarım birimleri: 81 Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünde organik arıcılık ve organik bal üretme konusunda eğitim almış ve Bakanlık tarafından kimlik verilmiş personel bulunmaktadır. organik arıcılık ve organik bal üretimi yapmak isteyen müteşebbisler kendilerine en yakın İl ve İlçe Müdürlüğüne müracaat ederek organik arıcılık ve organik bal üretme ilgili gerekli bilgiyi alabilirler.
12. Organik (ekolojik, biyolojik) arı yetiştiriciliği ve/veya organik bal üretecek, işleyecek, pazarlayacak, ithal veya ihraç edecek özel veya tüzel kişilerin faaliyette bulunabilmeleri için, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan yetki almış kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarından biriyle sözleşme yapmaları zorunludur. Gerekli olan sözleşme yapılmadan bu faaliyetlerde bulunulamaz.!!!!

images (1)

Arıcılıkta Organik Üretimin Esasları
Arıcılıkta Organik Üretimin Esasları
Arıcılık Malzemelerinin Özellikleri
Organik Arıcılık Alanı
Geçiş Dönemi
Arıların Orijini
Arıların Beslenmesi
Organik Arıcılıkta Hastalıklarla Mücadele
Organik Üretimler
Arıcılıkta Organik Üretimin Esasları
Arıcılık, çevrenin, tarım ve orman ürünlerinin korunmasına ve gelişmesine polinasyon ile katkısı bulunan önemli bir faaliyettir. Ülkemiz doğal yapı ve nektar kaynakları bakımında çok zengin olup, arıcılık açısından büyük bir potansiyele sahiptir.
Organik tarım faaliyetleri içerisinde arıcılığın önemi büyüktür. Arıcılık ürünlerinin organik üretim olarak nitelendirilmesi; kovanların özelliklerine, çevre kalitesine, arıcılık ürünlerinin özenle elde edilmesine ve depolanması koşullarına bağlıdır. Organik arıcılık faaliyetleri konusunda arıcıların eğitilmesi, daha etkin koloni yönetimlerinin uygulanması ile ülkemiz konvansiyonel bal üretiminde olduğu gibi, organik bal üretiminde de dünyada sayılı ülkeler arasında yerini alacaktır.
Son yarım asırda tarımdaki teknolojik gelişmelere paralel olarak yoğun ilaç ve gübre kullanımı verimde önemli artışlara sebep olmuş, ama bu artışa karşılık çevre ve insan sağlığına önemli zararlar vermiştir. Bu olumsuz etkiyi ortadan kaldırmayı amaçlayan gelişmiş ülkeler, organik tarım üretimini geliştirme ve yaygınlaştırma çalışmalarına başlamışlardır. Organik üretimin özelliği, her aşamasının kontrollü olması ve ürünün sertifikalandırılmasıdır.
Organik üretim çalışmalarına Ülkemizde 1980’li yıllarda başlanmış 2000 yılından itibaren de ciddi boyutlara ulaşmıştır. Ülkemizde organik tarım faaliyetleri 1.12.2004 tarih ve 5262 sayılı kanuna ve bu kanunun uygulamasına yönelik çıkarılan 10 Haziran 2005 tarih ve 25841 sayılı yönetmelik ile 17 Ekim 2006 tarih ve 26322 sayılı “Organik Tarımın Esasları Ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğe” göre yapılmaktadır.
Arıcılık polinasyon ile bitkisel üretime, çevrenin, tarım ve orman ürünlerinin korunmasına ve gelişmesine katkısı bulunan önemli bir faaliyettir. Arıcılıkta ürün olarak başta bal olmak üzere balmumu, arı sütü, polen, propolis ve arı zehiri gibi 6 çeşit ürün sağlanır. Arılar, bu ürünlerden bal (nektar olarak), polen ve propolisi doğadan toplamaktadırlar; arı sütü, balmumu ve arı zehirini ise bal ve polen kullanarak metabolizmalarında üretmektedirler. Bunlar dışında ayrıca ana arı, oğul arı üretimleri de yapılmaktadır.
Ülkemizde 20.000 tarım işletmesinde geçim kaynağı olarak arıcılık faaliyetleri yapılmaktadır. Dört milyona yaklaşan koloni sayısı ile dünyada ikinci ve yıllık 70.000 ton bal üretim kapasitesi ile dünyada dördüncü sırada yer almaktayız. Ülkemizde organik arıcılık faaliyetleri ile ilgili istatistikleraşağıda verilmiştir. Buna göre en yüksek bal üretimi 2003 yılında ve en düşük üretimin de 2005 yılında gerçekleştirildiği, 2006 yılında bal üretimi ile beraber arı sütü, polen, propolis ve balmumu üretimlerinin de yapıldığı görülmektedir.

images (2)
Arıcılıkta Organik Üretimin Esasları
Doğal yapısı bozulmamış veya organik tarım alanlarında konvansiyonel besleme ve kimyasal ilaçlama yapmadan her aşaması yönetmeliğe göre yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontrol edilen ve sertifikalandırılan arıcılık faaliyetlerine organik arıcılık denir. Organik arıcılık yapmak için, arıcılık faaliyetinde bulunacak müteşebbis ile yetkilendirilmiş kuruluş arasında sözleşme imzalanması gerekmektedir. Bu sözleşme; arıcılık faaliyetlerinin organik tarım yönetmelik hükümlerine göre yapılacağını belirleyen yazılı anlaşmayı ifade etmektedir.
Organik arıcılıkta dikkate alınacak özellikler:
1- Arıcılık malzemelerinin özellikleri,
2- Organik arıcılık alanı,
3- Geçiş dönemi,
4- Arıların orijini,
5- Besleme,
6- Hastalıklara karşı alınan tedbir ve mücadeleler,
7- Organik üretimler (bal, polen, propolis, arı sütü, ana arı ve oğul arı üretimi)
Arıcılık Malzemelerinin Özellikleri
Organik arıcılık faaliyetinde kullanılacak kovanlar çevreye ve arıcılık ürünlerine risk getirmeyen doğal malzemelerden (tahta, çamur vb.) yapılmalı ve boyanmasında kimyasal boya kullanılmamalıdır.
Temel petekler organik bal mumundan yapılmış olmalı veya arılara doğal şekilde yaptırılmalıdır. Organik olmayan bal mumlarının kullanımında akredite edilmiş laboratuar analizi sonuçlarında kalıntı olmadığının belgelenmesi ve sertifikasyon kuruluşunun izni gerekmektedir.
Organik arı ürünlerinin ambalajlanmasında cam, toprak, ahşap veya özel organik kaplama malzemelerle üretilmiş ambalaj malzemeleri kullanılmalıdır. Ambalajlama esnasında organik ürün niteliğinin bozulmamasına dikkat edilmeli ve ürünün organik niteliğini koruyacak bütün hijyenik tedbirler alınmalıdır.

images (3)
Organik arı ürünler konvansiyonel üretilmiş ürünlerden ayrı olarak ve herhangi bir kimyasal ilaç kullanılmadan depolanmalıdır. Özellikle hasat mevsimi sonrasında gelecek mevsimde kullanılabilecek olan kabartılmış petekli çerçevelerin depolanması esnasında güve zararlısından korumak için defne veya ceviz yaprağı gibi doğal maddeler kullanılmalı ya da soğuk hava depolarında depolanmalıdır.
Konvansiyonel üretimde kullanılan binalar, alet ve ekipmanlar temizlenip dezenfekte edildikten sonra organik üretimde kullanılır.
Organik arı ürünleri, karayolları kenarında bekletilememeli ve satılmamalıdır.
Arıcılık ürünlerinin üretimi, hasadı, işlenmesi ve depolanması esnasında uygulanan koruyucu önlemler kayıt edilmelidir.
Organik Arıcılık Alanı
Organik arıcılık faaliyetlerinin gerçekleştirildiği 3 km yarıçap alan içerisinde bulunan nektar ve polen kaynakları, organik olarak üretilen ürünlerden, doğal veya arıcılık ürünlerinin organik olma niteliğini etkilemeyecek bitki örtüsünden oluşmalıdır. Bu alanda yeteri miktarda polen ve nektar bulunamaması halinde, üreticinin arılarını yukarıdaki şartlara uygun olmayan bir alana nakletmesi durumunda, üretimini organik tarım usul ve esaslarına uygun yapmak kaydıyla elde edilecek ürün organik olarak değerlendirilemez. Organik arıcılık sahası içerisinde, aynı üretici tarafından, organik ve konvansiyonel arıcılık birlikte yapılamaz.
Arıların bulunduğu alana kapasitesinin üzerinde kovan yerleştirilmemelidir. Uçakla ilaçlı mücadele yapılan ve karantina tedbirleri uygulanan alanlarda organik arıcılık faaliyeti yapılamaz. Kovanların yerleştirildikleri alanlar kovan bilgileri ile birlikte kaydedilmelidir. Kovanlar bulundukları yerden başka yere yetkilendirilmiş kuruluş bilgisi dahilinde taşınabilir.
Geçiş Dönemi
Konvansiyonel arıcılıktan organik arıcılığa geçiş süresi bir yıldır. Organik arıcılıkta uygun olmayan girdilerin son kullanma tarihleri geçiş süresinin başlangıç tarihi olarak belirlenir. Organik üretim yapan üretici, üretimini organik tarım usul ve esaslarına uygun yapmak kaydıyla geçici süre arılarını organik olmayan bir alanda yapması sonrası söz konusu kovanlarını tekrar organik bölgeye nakledilmesi halinde geçiş süreci uygulanmaz.
Geçiş döneminde, arılar organik kovana aktarılır, kovanda bulunan bütün peteklerin organik bal mumundan yapılması sağlanır. Bu süreçte üretilen ürünler organik olarak isimlendirilmemektedir.
Arı hastalık ve zararlılarında tedavi amacıyla kimyasal bileşimli ilaçlar kullanılmak zorunda kalındığında tedavi sonrası bu kolonilere bir yıllık geçiş süreci uygulanır.
Arıların Orijini
Organik arıcılık üretiminde kullanılacak arı ırkı, üretim yapılacak çevreye uyumlu olmalıdır. Arı kolonisi, organik olarak üretim yapılan işletmelerden suni oğul olarak elde edilir. Konvansiyonel işletmelerden elde edilecek arı kolonileri bir yıllık geçiş süresi uyguladıktan sonra organik arıcılıkta kullanılmaktadır.
Yönetmelik, kolonilerin ana arılarının yenilenmesi amacıyla konvansiyonel üretilen ana arılardan ancak kolonilerin %10’u nu karşılayacak miktarda ana arı kullanılmasına ve aynı miktarda erkek arı ilavesine izin vermektedir. Kolonilerin oğul vermemesi için ana arıların kanatlarının kesilmesi yasaktır. Ama ana arıların yenilenmesi esnasında eski ana arının öldürülmesine yönetmelikte izin verilmektedir.
Arıların Beslenmesi
İlkbahar döneminde arı kolonilerinin beslenmesinde organik bal kullanılır. İklim koşullarının balın kristalleşmesini hızlandırdığı durumlarda, beslemede organik metotla üretilen bal yerine organik metotlarla üretilen şeker şurubu veya organik şeker melası kullanılmasına yetkili kuruluş tarafından izin verilebilir. Besleme ile ilgili olarak kayıtlara, ürünün tipi, uygulama tarihi, miktarı ve kullanıldığı kovanlara dair bilgiler yazılır. Besleme işlemi son bal hasadı ile müteakip nektar veya balözü döneminden önceki 15 gün arasında yapılır.
Beslemede öncelikle işletmenin kendi kovanlarında ürettiği organik bal ve polen kullanılmalıdır. Organik bal veya organik şekerle hazırlanan şuruba, takviye amacıyla herhangi bir katkı maddesi ilave edilmemelidir. Şeker, pekmez, süt, melas, glikoz, ve diğer konvansiyonel maddeler kesinlikle kullanılmamalıdır.
Organik Arıcılıkta Hastalıklarla Mücadele
Organik arıcılıkta, arıların hastalanması ve zararlılardan korumak için koruyucu önlemler alınır. Tedavi edici etkilerinin öngörülen tedaviye uygun olması kaydıyla kimyasal bileşimli ilaçlar yerine fitoterapik ve homeopatik tedavi yöntemleri kullanılmalıdır. Fitoterapi bitkisel ürünler kullanarak yapılan uygulamalar; homeopati ise benzerler benzerleri ile tedavi edilmesi ve güçlendirici ilkelerine dayanan bir tedavi yöntemi olarak tanımlanmıştır.
Arıcılıkta uygulanacak koruyucu önlemeler;
1- Dayanıklı ırk ve hatlar seçilmeli,
2- Ana arılar düzenli olarak yenilenmeli,
3- Kovandaki petekli çerçeveler düzenli olarak yenilenmeli,
4- Kovanlardaki erkek yavru arılar kontrol edilmeli,
5- Kovanlarda yeterli miktarda polen ve bal bırakılmalı,
6- Arı sağlığı için kovanlar sistematik olarak denetlenmeli,
7- Arılıklarda kullanılan malzemeler, organik yöntemlerle dezenfekte edilmeli,
8- Kirlenmiş maddeler veya kaynaklar zararsız bir şekilde imha edilmeli,
9- Arılar rutubetten, stresten ve ani ısı değişimlerinden korunmalı.
Koruyucu önlemlere rağmen, koloniler hastalanır veya zarar görürse, koloniler ayrı alanlarda izole edilerek tedaviye alınır bir veterinerin sorumluluğunda kimyasal bileşimli ilaçlar kullanılabilir. Veteriner ilaçlarının uygulandığı zamanlar; aktif farmakolojik madde de dahil ürünün tipi, konulan teşhis, dozu, uygulama şekli, tedavi süresi ve ilacın yarılanma süresi açıkça kaydedilmeli ve ürünler organik ürün olarak pazarlanmadan önce yetkilendirilmiş kuruluşa bilgi verilmelidir. Bu kovanlar için geçiş süresi uygulanır. Önleyici tedbir olarak kimyasal bileşimli ilaç kullanılmaz.
Bal arısının en büyük zararlısı olan varroa mücadelesi için, insan sağlığına zararlı etkileri olmayan ve balda kalıntı riski taşımayan doğal maddeler aranmaya başlanmıştır. Organik kökenli; formik asit, laktik asit, asetik asit, okzalik asit, nane, kekik, okaliptüs veya kafur kullanılabilir. Ayrıca esansiyel, uçucu yağ asitleri de varroa mücadelesinde, arı ürünlerinde kalıntı riski yaratmadan başarılı sonuç vermişlerdir. Bu amaçla formik asit ve timol içerikli ruhsatlı ilaçlar piyasada bulunmaktadır. Bu ilaçların dönüşümlü olarak yavru populasyonunun en az olduğu dönem olan geç sonbahar ve erken ilkbaharda kullanımının sağlanması varroa’nın direnç kazanmasını önlemek ve başarılı sonuç açısından önemlidir. Gün içerisinde, rüzgarsız ve kovanların açılabileceği zamanlarda uygulamalar yapılmalıdır.
Varroa mücadelesinde biyolojik yöntem olarak erkek arı gözlü çerçeveler kullanılır. Yönetmelik bu amaçla erkek arı gözlü peteklerin imha edilmesine izin vermektedir. Bu yöntemi uygulamak için arıların ilkbahar gelişme döneminde kuluçka bölümüne, üst çıtasına boydan boya 1 cm uzunluğunda temel petek tutturulan veya tamamen boş çerçeve verilerek erkek arı gözü yapmaları sağlanmalıdır.
Kovanların dezenfeksiyonu, pürümüz ile alev tutularak yapılır. Arıcılıkta kullanılan ekipmanın dezenfekte edilmesi amacıyla su, kaynar su, buhar, kireç kaymağı, sönmemiş kireç, sodyum hipoklorit (çamaşır suyu), doğal bitki özleri, alkol ve sodyum karbonat kullanılır.
Organik Üretimler
Bal Üretimi
Bal ve polen üretimi için, 50-250 adet kovanlar dan oluşacak arılıklar arası asgari 1 km. mesafe bulunmalıdır. Organik bal üretiminde nektar akışına göre planlama yapılarak kolonideki tarlacı arı seviyesini en üst düzeye çıkaracak şekilde koloni yönetimi yapılması verimlili arttıracaktır. Bu anlamda nektar akım döneminde yeterli koloni mevcuduna ulaşamayacak kolonilerin kapalı yavrulu çerçeveleri nektar akımı başlaması öncesinde bal üretimi yapılacak kovanlara aktarılması gerekir. Ayrıca bal üretimi yapılacak kolonilerde nektar akım öncesi açık yavrulu çerçeve bırakılmamalıdır. Bal üretimi yapılacak kolonilerden aynı bölgede polen üretilmesi petek gözlerinin polenle doldurularak depolanması önlendiğinden bal verimlilinde de artış sağlamaktadır.
Organik üretimde yavrulu çerçevelerden bal sağımı yapılmamalıdır. Arıların kışlayabileceği yeterli bal ve polen koloniye bırakılmalıdır. Mümkünse kuluçkalıktaki bal arıya bırakılmalıdır. Süzülecek çerçevelerin en az 2/3 ü sırlanmış olmalıdır. Bal hasadında kimyasal sentetik sinek kovucu maddelerin kullanılmamalıdır.
Polen Üretimi
Organik polen üretiminde kullanılacak ekipman içinde metal olmayan malzemeden yapılan tuzaklar kullanılmalıdır. 4mm lik kare şeklindeki tuzaklarla polen üretiminde hem arı kaybı az olmakta hemde arıların kendi ihtiyacı olan polenlerin geçişini engellemediğinden tercih edilmelidir. Polen üretimi, koloni kuluçka faaliyetlerini olumsuz etkilemeyecek ve yoğun stres oluşturmayacak şekilde günün erken saatlerinde ve daha geniş yüzeyli tuzaklar kullanılarak yapılmalıdır. Polenler doğal yolla ve gölgede kurutulmalı, besin değerini kaybetmeyecek şekilde depolanmalıdır. Polen üretimi için yeni çiçek açan bölgeler tercih edilmeli ve birim alana düşen koloni yoğunluğuna dikkat edilmelidir.
Propolis Üretimi
Propolis, doğada bulunan çeşitli bitki ve ağaçların tomurcuk yaprak vb. kısımlarından arılar tarafından toplanan bir çeşit reçinedir. Arılar propolisle kovan içinin antiseptik özelliğini sağlamaktadırlar. Arılar tarafından üretimi, örtü bezi veya örtü tahtası yerine yerleştirilen plastik delikli plakaların yeterli miktarda propolisle doldurulması sağlanarak yapılır. Bu plakalar kovandan çıkarılır ve soğuk ortamda yeterince sertleştikten sonra esnetme hareketleri ile üzerindeki propolislerden ayrılması sağlanır ve depolanır. Propolis üretiminde ana yol kenarlarından arı uçuş mesafesi kadar uzakta bulunulmalıdır. Çünkü bitkilerden yeterli miktarda reçinemsi madde toplayamadıkları durumda yollardaki asfaltı bu amaçla kullanmaktadırlar.
Arı Sütü Üretimi
Arı sütü üretimi başlatıcı ve besleyici kolonilerle yapılır. Başlatıcı kolonilerde ana arılar bulunmaz ve haftada 2-3 kapalı yavrulu çerçeve takviyesi yapılarak hem genç işçi arı varlılığı sağlanmış olur hem de koloninin sönmesi önlenerek sürekliliği sağlanır. Besleyici koloniler ana arılı olmakla beraber ana arı, besleme yapılacak ana arı yüksüğü bulunan çerçevelerin konulduğu bölümle ana arı ızgarası ile ayrı tutulur. Beslemenin iyi ve genç işçi arılar tarafından yapılmasını sağlamak için aşılı çerçeveler genç larvalı yavrulu çerçeveler arasına yerleştirilmelidir. Bu kolonide genç işçi arı mevcudunu daima üst seviyede tutmak için haftada 1-3 çerçeve çıkmak üzere olana akapalı yavrulu çerçevelerle takviyesi edilmelidir.
Arı sütü üretiminde üretim yapılan kolonilere her gün besleme yapılması gerekmektedir. Bu amaçla işletmede yeterli miktarda organik bal ve ya organik şeker bulundurulmalıdır.
Larva transferi yapılacak ve ana arı üretilecek ana arı yüksüklerinin saf balmumundan kalıpla yapılması tercih edilir. Larva transfer kaşığının metal olmamasına dikkat edilir. Larva aşılanmış yüksükler başlatıcı kolonilerde 24 bekletilir. Sonra bu yüksüklerden arı sütü ile bakıma alınmış yüksükler toplanarak bakıcı kolonilere aktarılır. Larva transferinden 48-60 saat sonrasında aşılama yapılan yüksükler bakıcı kolonilerden toplanır. Serin loş bir ortamda yüksük içindeki arı sütleri tahta kaşıkla alınarak direk renkli şişeler veya poşetlere aktarılarak soğuk ortamda depolanır. Arı sütü üretiminde kesinlikle metal malzeme kullanılmamalıdır.
Ana Arı Üretimi
Yönetmeliğe göre ana arı ihtiyacı, konvansiyonel üretilmiş ana arılardan işletmede bulunan kolonilerin %10’u kadar ana arı alınarak kullanılmasına izin verilmektedir. Arıcılıkta verimin yüksek olması için en geç 2 yılda bir ana arıların değiştirilerek yenilenmesi gerekmektedir. Yönetmeliğin vermiş olduğu sınırlama ve suni tohumlamalı ana arıların üretimi ve bu ana arıların pratikte damızlık üretimi dışında verimliliğinin yetersiz oluşu nedeniyle ana arıların da organik üretilmesi zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Damızlık değeri olan ana arıların üretimi organik ana arı üretimi ile konvansiyonel ana arı üretimi arasında teknik olarak farklılık olmamakla beraber üretim yapılacak alan ve besleme konularında organik şartlara dikkat etmek gerekir.
Ana arı üretiminde, arı sütü üretimindeki tüm aşamalar aynı şekilde uygulanır. Sadece ana arı yüksüklerinden arı sütleri toplanmayıp larvaların olgunlaşmasını beklenir ve larva kabul sonrası 10. gün yüksüklerin ana arı yetiştirme kolonilerine dağıtırlar. Ticari organik ana arı üretimi boyasız ahşap malzemeden yapılmış ruşet kovan olarak adlandırılan kovanlarda normal bal üretimi yapılan çerçevelerde gerçekleştirilmelidir. Ana arı üretiminde özellikle mevsim başlangıcında yoğun miktarda besleme materyali gerektirdiğinden mutlaka organik üretilmiş şeker kullanmak gerekir. Dünyada organik şeker üretimi yapan firmalar bulunmaktadır. Ülkemiz şartlarında ticari ana arı üretim sezonu başlangıcında organik şeker bulamama durumunda mevcut işletme 1. yıl organik besleme yapılacak balın üretimini yapmalı ve ana arı üretimini 2. yıl gerçekleştirmelidir. Aynı yıl içinde üretilen organik ballarla geç ana üretimi de planlanabilir. Ana arıların, doğal çiftleşme esnasında organik alan dışında bulunan erkek arılarla çiftleşmesi engel teşkil etmemektedir. Ayrıca konvansiyonel üretim kovanlarından %10 oranında erkek arı takviyesine yönetmelik izin vermektedir.
Oğul Arı Üretimi
Organik arı üretimi yapılan koloniler erken ilkbaharda organik ballarla besleme yaparak hızlı gelişmesi sağlanır. Güçlü bir oğul arı üretmek için kuluçkalık kısmını dolduran kolonilerden 3 çerçevesi kapalı yavrulu ve 2 çerçevesi polenli-ballı arılı çerçeveler alınarak yeni bir kovana aktarılır. Organik üretilmiş ana arılar verilerek veya kendi ana arısını üretecek şekilde yavrulu çerçevelerden birini genç larvalı olacak şekilde yeni bir koloni oluşturulur. Yeni oluşturulan koloni bölüm yapılan koloninin yerine yerleştirilmesi ile kuvvetli yeni bir koloni elde edilmiş olur. Bunun dışında bir çerçeve açık ve bir çerçevede kapalı yavru ve bir adette ballı çerçeveden oluşturulacak ve içine 2 çerçeve arı silkelenen bir kolonide oluşturularak ana arısının yumurtlamaya başlaması beklenir. Daha sonra 2-3 hafta bu koloniye haftada 1-3 çerçeve gözden çıkmak üzere olan kapalı yavrulu çerçeveler takviyesi yapılarak normal koloni haline getirilir.

Posted on

Anadolu Irkı Ana Arı Ve Özellikleri

ANADOLU IRKI ANA ARI VE ÖZELLİKLERİ..

Brother Adam tarafından Anadolu arısı olarak isimlendirilen ve belirli bir ırk özelliği göstermeyen Anadolu arıları genellikle esmer renkte, uysal, sakin tabiatlı, kışlama kabiliyetleri iyi, çalışkan, dayanıklı arılardır ve yağmacılığa fazla meyilli değillerdir. İç Anadolu bölgemizde bulunan ve melezleme çalışmalarında başarılı bir şekilde kullanılan bu ırkımızın yanı sıra Kars ve Erzurum yöresinde Kafkas ırkı, Batı Anadolu’da İtalyan ırkı, Karadeniz bölgesinde Karniola ırkı ve Akdeniz bölgesinde Kıbrıs ırkı arıların saf ve melez tiplerine rastlamak mümkündür.

s64

 

Anadolu arısı (Apis mellifera anatoliaca) olarak da isimlendirilen bu ırk, Anadolu’nun büyük kısmında yayılış göstermektedir. 1953 yılında ırk düzeyinde sınıflandırılmıştır. Anadolu arısı, İngiltere ve ABD’ne götürülerek bu ülkelerdeki ıslah çalışmalarında kullanılmıştır. Ege formu gibi değişik alt türlerinin olabileceği bildirilmektedir. Anadolu arısı esmer ve küçük yapılı arılardır. Olumsuz kış şartlarına çok dayanıklı olup yavru ve bal üretim kabiliyetleri yüksektir.

 

karniyol

 

TAŞKIN ÖZŞAHİN (ARICI) Alıntıdır.

Değerli arıcılar,bilindiği üzere bu yıl arıcılıkta 16 yıla giriyoruz..
Bu 15 yılda 2010 yılından evvel ve sonra hemen hemen ülkemizdeki tüm ırklar denendi
denenmeyenlerde kıtaplardan öğrenildi.
1980 yılında doğu karadeniz bolgesi taranarak, saf kafkas bulunmaya çalışıldı,
saf kafkas bulunmadı..
Saf kafkas yakın arılar toparlandı,daha sonra
elde edilen kafkaslardan ve amerikadan gelen kafkaslardan
ülkemizdeki ilk damızlık oluşturuldu,arıcılara sunuldu
bu bılgıler tkv nın dergisinde var .
Herşey belge el sabit
biz 2000 yılından önce karadeniz ekotipi kullanıyorduk
bu arı saldırgan oğulcu ama iyi bal yapan arıydı
2000 yılından sonra kafkas geldi
arı ekotipimiz yok oldu kafkasa geçtik,kafkasın saf f1 tüm tiplerini denedik,
bu ırk azerbaycana ait olup
ülkemize ait olmayan bir ırktır
gelişimi geçtir
propolis çok toplar
hastalıklara meyillidır
akarlara açıktır
bal zamanı yavruyu keser
gegzinci arıcılağa uymayan bir arıdır
yuksek kesim arıdır
dunyanın en hantal arısıdır
ilim adamımızı tv de kafkası şöyel tarıf etti
bölge karlı kar karkıyor arı hemen bal toplayacak
çünkü kış gelecek
sonbaharda gene yavruyu azaltacak
gebetiği bunun üzerien kurulan bir ırk
bu ırk sıfır rakımda nasıl olur bir düşünün
kış gelmedi çalış çalış arı bitti
her yıl bu sebepten bir sürü arı ölüyor
bir arıcımız şoyle dedi arı güçlü ise
sorun olmaz
saf kafkas ve f1 melezleri hiçbir zaman
sonbaharda güçlü kalmaz kışa güçlü gırmez
bu mumkun değil
20 çıt arı sonbharda 3 çıtay iniyor
kafkas arısı türkiyenın her bölgesinde kullanılmakta
ve damızlık olarak tescilli tek ırktır
ülkemiz arıcılıkta gelişmek istiyorsa
arıcılar ilkbaharda bal sağmak istiyorsa
kafkastan vazgeçmek zorundadır
bu zorunludur
belki şu an beni anlamayacak ama
arıcımız zamanla beni anlayacaktır
daha sonra 2000 yılında karnıol geldi
karnıolde kafkasın aksine çok hızlı bir arıdır
ve idaresi zordur arıalr bu arıyı nasıl idare edecek bilemiyorum
kafkas azerbaycan karnıol avusturya arısıdır
2 ırkta bizim arımız değil
bizim arımız anadolu arısı ve ekotipleridir
anadolu arısının ekotipleri nelerdir
trakya karadeniz ege ve iç anadolu akdeniz ekotipleri dir
anadolu arısını islah yapıp arıcıların hızmetine veremedik
veremeyınce ulkemiz yabancı arı ile doldu
arıcımızda bunları kullanamak zorunda kaldı
ülkemizin her bölgesinde kafkas ve karnıolun kullanılması yanlıştır
ama maalesef kullanılıyor
ÇÖZÜM
*********
her bölgede izole alan kurularak
arılar islah yapılarak
Trakyada trakya ekotipi
karadenzide kaardenzi ekotipi
iç anadoluda anadolu arısı kullanılarak
sorun çözülebilir
ama elimizde ne saf trakya
nede karadeniz ekotipi var
iç nadolu anadolu arısıda yenı ıslah yapılıyor
ülkemizde 7 iklim var ve her bolgeye uyumlu ekotip
bulmak zorundayız
ilkeki yıllarda inşallah anadolu arısı eve kotipleri
islah yapılarak
arılara verilecek
bu gunleri inşallah goruruz
****************************************
değerli arıcılar
arıcılar her zman benim kafkas arısını savunduğumu soylerler
işin aslı boyle değildir
ben her zaman yerli arıyı savundum
yazıalrda yerli arıyı soyledim
ilk bloğu açtığımız 2006 yılından beri aynı şeyi soyledim
arıcılar benim yazdığım yazıları tam okumuyor diye düşünüyorum
tam okusalar boyle soylemeyeceklerdi
***********************
değerli arıcılar
bu yazı benim 15 yıllık birikimin oluşturduğu yazıdır
benim fikirlerimi yansıtır
isteyen katılır isteyen katılmaz
kimseye neden kafkas
neden karnıol kulanıyorsun
diye sormayız
kımseye karışmıyoruz herkes kendince serbesttır
burada sadece yorum yapıyoruz
bu yazı yazılmalıydı içimde kalacağına yazalım dedim
takdiri siz arıcılar bırakıyorum
katılrısnzı katılmazsınız
eleştireceksenizde hakaret etmeden saygı çerçevesinde olsun
hakaret varsa orada ben yokum
ama her turlu tartışmaya açığız
*******************************
değerli arıcılar
arıcılıkla ilgili son yazıları yazıyorum
bayağı yoruldum
istiyoruzki artık başka arıcılar yazsın
ben okuyayım
ama ne yazıkkı detaylı yazı yazan arıcı yok
arıcılığın detaylarına inmiyorlar
arıcılıkta detaylara inmek gerekiyor
başarı için
püf noktalar onemli
bu sebepten bu yazıları yazmak sozunda kaldım
2016 da paylaşım olmayacak
arıalr isterse paylaşıma devam ederim
yoksa bu iş burada bitecek
hayırlı 2016 sezonlar

SİPARİŞ VER

Posted on

İtalyan Ana Arı Ve Özellikleri

İtalyan Ana Arı Ve özellikleri Nelerdir?

İtalyan arısı (Apis mellifera ligustica) olarak da adlandırılan bu ırk, ılıman iklim kuşaklarında yetiştirilir. İnce karın ve nispeten uzun bir dile sahiptir. Bu ırkta kıllar sarı renkte olup bu durum erkek arılarda daha belirgindir.
İtalyan ırkı arılar sakin yaradılışlıdırlar. Çoğalma kabiliyetleri fazladır. Yavru büyütme yeteneği fazla olup erken ilkbaharda kuvvetli koloni oluştururlar. Bol nektar toplayarak çok bal yaparlar. Oğul verme meyilleri zayıftır. Obur oldukları için kış mevsiminde fazla bal tüketirler. Kısmen uzun dilleri sayesinde yonca çiçeklerinden kolaylıkla yararlanırlar. Üstün petek örme özelliği İtalyan arısını, arılar arasında en iyi petek ve petekli bal üreten arı haline getirmiştir. Bu olumlu özelliklerine karşın yön tayin etme duyguları zayıftır ve yağmacılığa eğilimlidirler.

images (1)

SİPARİŞ VER

Arı Irkları İçersindeki En uysal ırktır,Arılıgınızda Mutlaka Bulundurulması gereken bir arı ırkıdır,Bahar mevsiminde erken besleme yapıp ,erkek arı kolonisi olusturabilirsiniz,burdaki amac çiftleşme döneminde ,Döllenmeye cıkan ana arılarınız,farklı saldırgan bir ırkla değilde ,İtalyan Irkı Erkeklerle çiftleşmesi Arı nızın sakin uysal olması için yeterlidir.

Bahar Ayında Erken gelişmesi sizin için bir avantajdır.

İtalyan Ana Arı Resim Galerimiz

1234569_159802217555012_818676586_n
www.anaarilar.com 05458226465
10151923_582318311913759_9038630277383379873_n
Www.anaarilar.com
10885220_582318558580401_6982276711066841232_n
www.anaarilar.com İtalyan arısı
10906451_582318421913748_8862590901746849216_n
İtalyan Ana Arı f1 www.anaarilar.com

 

SİPARİŞ VER

Posted on

Kafkas Ana Arı ve Özellikleri

KAFKAS ARISI 
Orijinal vatanı orta Kafkasların yüksek vadileri olup, ülkemizde yetişme alanı; Kuzey Doğu Anadolu Bölgesinde Ardahan ve Artvin İllerine kadar yayılmaktadır. Dünyada bilinen ve ekonomik değere haiz önemli arı ırklarından birisidir.
Vucüt şekli ve yapısı ile kıl rengi bakımından karniol arısına çok benzemektedir. Tomentum geniştir. Kitin rengi koyu, fakat karnın ilk bantları üzerinde sıkça kahverengi benekler bulunur, işçi arıların kıl rengi kurşuni gridir. Oysa karniol arı ırkında renk; gri-kahverengi tondadır. Erkek arıların göğüs kıl rengi kafkas arısında siyah renktedir. En uzun dilli ( 7.2 mm ) arı ırkıdır. Kafkas arısının geçiş formlarında ( Apis mellifera remipes ) renk daha sarıdır ve kafkas arısı orijinal vatanında bile uniform bir renk görünümünde değildir. “Saf Gri Arılar” olarak adlandırılan kafkas arıları genellikle ıslah amaçlı olarak kullanılmaktadır ve arı ıslah çalışmalarında önemli rol oynamaktadır. Kafkas arısı petek üzerinde oldukça sakin olup, centilmenliği ile de karakterize edilebilir.

 

kafkas2

Kafkas arılarda yavru yetiştirme ritmi ve koloni gelişimi ilkbaharda yavaştır. Yaz mevsimi ortalarından önce koloni tam gücüne ulaşamaz. O dönemde büyük bir atak yaparak süratle çoğalırlar ve bal akış sezonuna çok güçlü girerler. Daha sonra da bal akışının sona ermesi ile birlikte nüfus planlaması amacıyla yumurta atmayı oldukça azaltırlar. Kuzey bölgelerde kışlama yeteneği zayıftır. Genellikle hastalıklara ve soğuğa dayanıklı olmasına rağmen nosema hastalığına duyarlılığı dolayesiyle kuzey bölgelerde kışlamada problem yaşamaktadırlar.
Kırmızı Üçgülden çok iyi yaralanır ve düşük sıcaklık ve elverişsiz iklim koşullarında bile çalışmakta ve nektar toplamaktadır. Petek gözlerini sırlarken bal ve sır arasında hava boşluğu bırakmadığı için petekli balı koyu ve nemli bir görünüme sahiptir.Kafkas ana arı sının farklı eko tipleri mevcuttur.karadeniz Bölgesine uyumlu ana arı ırkı kafkastır.Saf kafkas arının bal verımı dusuktur. Saf ırktan f1 ana arı üretimi yaparsanız verım alabılırsınız. Orta Anadolu güneydoğu Anadolu, ve iç Anadolu Bölgesinde, Kafkas Posof eko tip ana arı kullanmanızı tavsiye ederım..

 

kafkas f1
Yağmacılık eğilimi yüksek olduğu için de bal sezonu bitiminde veya nektar ve polenin kıt olduğu dönemlerde koloni savunma gücünü artırmak için çok fazla propolis kullanarak uçuş deliğini labirentler şeklinde kapatır. Bu durum; arıların yetersiz havalandırma sağlayamaması nedeniyle özellikle kapalı mekânlar da kışlatmada bir dezavantaj olarak ortaya çıkmaktadır. Oğul verme eğilimi yüksek olmayıp, ayrıca kovanını şaşırma özelliği de diğer ırklara göre fazladır.

Honey bees suround the hives queen as Barry Harris works with his beehives in Pender County. The area is growing in its interest in beekeepers with an effort to start a Beekeeping Club and a Bee School in the next two months Harris is leading the effort. Staff Photo BY KEN BLEVINS / WILMINGTON STAR NEWS

Kafkas arısı; çiçeklerdeki nektarın şeker oranı % 10-11 oranında olunca hemen çalışmaya başlar. Diğer ırklarda ise bu oran % 18 olunca arılar çalışmaya başlarlar. Bu özelliği ile bu ırk arı olumsuz şartlarda ve daha erken dönemlerde çalışmaya başlayarak ve dil uzunluğu nedeniyle de derin tüplü çiçeklerin nektarlarından yararlanma özelliği ile daha fazla çeşit çiçek nektarlarından faydalanabilmekte ve daha çok bal üretebilmektedir.
Ardahan İli; nektar ve polen kaynağı bitki varlığı ve işgücü olanakları bakımından zengin bir potansiyele sahip, Kafkas Arı Irkının gen merkezi durumunda olan illerden birisidir. Yaklaşık olarak 800 çeşit nektar ve polen kaynağı bitki varlığına sahip 285.678 hektar (% 58) çayır-mer’a alanları ile 84.250 hektar ( % 17 ) tarım alanı ve 31.957 hektar ( % 19 ) orman ve fundalık arazi mevcut olup, toplam arazi varlığı 496.700 hektardır.

Kafkas Arısınında Farklı eko tipleri mevcuttur,Posof  eko tipi Kırsal bölgelerde çok daha  fazla işlem görmüştür.

 

SİPARİŞ VER
Kafkas Ana arısının Üretim Merkezi,Artvin Macahel Bölgesidir.Üretim Mezkezlerinden Getirmiş Olduğumuz Safkan Damızlık Ana Arılarımızdan,Ana Arı Üretimi Yapmaktayız.

Damızlık Ana Arıdan Ürettiğimiz Ana Arı (f1)  ve satışını Yaptığımız Irk Kafkas F1 dir.Saf Irktan Ana Arı üretimi Yaparsanız bal veriminiz Ve Arılarınızın Gelişiminde Önemli Bir  Rol Taşır.

Farkle Evrelerden Gecen Kafkas  ana Arını Kısaca Özetlersek.

1.Damızlık Koloni Seçimi

Damızlık Koloni Olarak Seçtiğimiz Kovanın Saglıklı Olması ve İyi beslenmesi Gerekir.

2.Larva Transferi

 

Ana Arı Üretimi Titizlik ve Disiplin İster Larva Transferinde Dikkat edeceğimiz Unsur,Damızlıktan 3 Günlük Yumurta Almak,3 Günlük Yumurtanın İyi Beslenmesi Ve Doğu Transfer.

Resimde Görüldüğü Gibi 3 günlük Yumurtanın Larva Kaşığı İle Alınması

3.Başlatıcı Koloniye Verilmesi

Başlatıcı Koloniye, Hazırlamıs Olduğumuz Kafkas ana Arı Transferimizi Vermeden Önce Kısaca Başlatıcı Koloni Hakkında Bilgi Verelim.

Başlatıcı Kolonin Hazırlanmasında dikkat edilecek Faktörler ,

  1. Tüm Bakımlarının Yapılmış Olması (vorroa)
  2. Koloni Seçimi (En az 10 çıta Olması Gerekiyor)
  3. Seçmiş Olduğumuz 10 Çıtalık Arının ana arısını 5 Gün Öncesinden Alıyoruz,ve arıyı Sıkıstırıyoruz,5 Çıtaya İndiriyoruz.
  4. Ana Arı Memelerinin (yüksük)Temizlenmesi.
  5. Beslenme (Hergün Bal veya Polen Bunun yanı sıra suruplama da Yapabilirsiniz.)

4.Besleyici Koloni

Besleyici Koloni Nekadar Güclü Olursa Ana Arı O Kadar Sağlıklı ve Kaliteli Olur.Mevsimine Göre Ana arı yı Izgara Yöntemiyle Alt Katta Ve Üst Katta Tutabilirsiniz.ve Beslenme Çok Önemlidir.

Aşagıda Hazırlamıs Oldugumuz ana Arı  Yüksüklerimizin Besleyici Kolonideki  İlk 2 Günü.

 

Besleyici Koloniye Kapalı Yavru Takviyesi yaparakta Bitirici Koloni Olarak Kullanabilirsiniz.

Ana arı Yüksuklerin Baslatıcı Kolonide Çıkarttıktan 9 Gün Sonra Ana Arı Çiftleştirme Kutularımıza Dağıtıyoruz.

14 Cü Gün Ana Arı Yüksükten Çıkar Ve çiftleştirme Kutusu İçerisindeki Genç İşci Arılar  tarafından Süt İle  Beslenir,Hava sıcaklıgını Göz Önüne Alırsak 7 ile 15 Gün Arası ana arı çiftleşmeye Çıkar.

14 Gün Sonra Ana Arı Hayata Gözlerini Açar.

Ana Arı nın Çiftleşmesi

 

Kafkas F1 ana Arımızın  çiftleştikten Sonraki Hali

SİPARİŞ VER

Posted on

Arıcılıkta Verimin Artması

 

neden1

Modern tarımın önemli dallarından biri olarak kabul edilen arıcılığı, yurdumuzun hemen heryerinde başarıyla yapmak mümkündür. Yaşadığımız coğrafyanın iklimi ve bitki örtüsü özellikleri, arıcılıktan verimi yüksek sonuçlar alınmasına olanak sağlayacak niteliktedir. Arıcılık az bir sermaye ve emekle yapılmaya çok uygun bir uğraştır. İsteyen herkes evinin bahçesinde 2-3 kovana bakabileceği gibi, işe ticari boyut katıp bu sayıyı rahatlıkla 20-30 kovana çıkartabilir. Bu özelliğinden dolayı, bir ailenin geçimini sağlayan ana uğraş olabileceği gibi, diğer işlerin yanında ek gelir sağlayan yardımcı bir faaliyet olarak da rahatlıkla yapılabilir. Arıdan elde edilen bal, balmumu, polen ve diğer ürünler ülke ekonomisine önemli girdiler sağlar. Bu ürünlerin besin olarak tüketilmesinin sağlıklı yaşam ve dengeli beslenme konusuna olan katkıları da herkesçe bilinir. Arıcılığın tarım açısından en büyük önemi ise, bitkilerin tozlaşmasında oynadığı roldür. Polen toplamak için çiçekten çiçeğe gezen arı, bitkilerin doğal yoldan döllenmesine yardımcı olur. Yapılan araştırmalara göre arının bu fonksiyonu yaklaşık olarak üründe %40 verim artışı sağlar.Yurtdışında birçok meyve bahçesi sahibi tozlaşma döneminde bahçesi için arı kovanı kiralar. Buralarda arıcılar bu işten de gelir elde eder. Bir arı kolonisi diğer tarımsal üretim dallarında olduğu gibi sürekli bakım istemez. En azından sabah akşam, yem, su, gübre vs istemez. Belli dönemlerde birkaç saati alacak bir bakım işlemi, sağlıklı arı kolonilerine sahip olmak için yeter de artar bile. Arıcılık ayrıca büyük uzmanlıklar gerektirmez, kolaylıkla öğrenilebilir. Zaten arıcıların en büyük meziyetlerinden birisi de bildiklerini başkalarına öğretme arzusudur. Arıcılık yapmaya karar veren herkes, bu işi bilenlerin yardımlarıyla kısa zamanda arıcılık faaliyetinin ince ayrıntılarını öğrenmeye başlar. Arıcılığın çok önemli bir uğraş olduğu, bu işe gönül verenler tarafından sıklıkla vurgulansa da malesef ülkemizde bu alanla ilgili gerekli ve yeterli yatırımlar önemsenerek yapılmamaktadır. Bilindiği gibi bütün dünyada sentetik katkı maddeleri içermeyen doğal gıdalara karşı büyük bir ilgi oluşmaya başlamıştır. Arıcılık hiçbir teknolojik yatırım yapmaya gerek kalmadan kendiliğinden katkısız ve doğal gıda üreten bir sistemdir. Bu yüzdenekonomik değeri önümüzdeki yıllarda kendiliğinden artacaktır.

GELENEKSEL ARICILIK?

gelenek4

 

Yüzyıllardan beri yapılan arıcılık türüdür. Yurdumuzda ‘Karakovan’ tabir edilen kovanlarda yapılır. Bu kovanlar yöreden yöreye çok değişken özellikler gösterir. Tahtadan sandık gibi yapılan çeşitleri olduğu gibi, sepet şeklinde örülerek çamur ve hayvan dışkısıyla sıvananları da vardır. Geleneksel sistemde herşey doğal olarak seyreder. Arı kolonileri arıcının denetimi altında değildir. Arıcının yapabileceği tek şey kovanları dış etkenlerden korumaktır. Bu sistemde arıları gerekli olduğunda beslemek, hastalıkları teşhis edip ilaçlama yapmak, kovan içi problemlere müdahale etmek, ana arıyı daha verimli bir ana arıyla değiştirmek gibi uygulamalar mümkün değildir. Bal verimi düşüktür ve ayrıca balhasadı da oldukça zordur.Geleneksel sistemin tek avantajı üretimde yapay hiçbirşey olmayışı, petek ve balın tamamen doğal özelliklere sahip olmasıdır. Bu yüzden geleneksel yöntemlerle üretilen ballar pazarda, modern yöntemlerle üretilen ballara nazaran daha çok tercih edilirler.

MODERN ARICILIK?

modern2

 

Modern arıcılık 1850’li yıllarda çerçeveli kovanların keşfedilmesiyle başlayan arıcılık türüdür. Modern sistemi geleneksel sistemden ayıran 3 tane temel özellik vardır. Çerçeve, hazır petek ve balı bu peteklerden sızdırmaya yarayan bal süzme makinesi. Balarısı 1 kilo balmumu yapabilmek için yaklaşık 10 kilo bal ve çok yoğun bir emek harcar. Hazır petek arının işini çok kolaylaştırır. Arı çerçeveye takılmış hazır peteği kısa zamanda kabartır, ve petek gözlerine bal depolamaya başlar. Böylece arı çok zahmetli olan peteğin temelini oluşturma işleminden kurtulmuş olur ve zamanının büyük kısmını bal depolamaya harcar. Ayrıca balsüzme makinesinde balı boşaltılan petekler arılar tarafından tekrar tekrar kullanılabilir. Yurtdışında plastik benzeri bir maddeden hücreleriyle birlikte hazır petek yapma çalışmaları sonuç vermiştir. Özellikle yabancı internet sitelerinde çok sayıda plastik hazır petek satış ilanları göze çarpmaktadır. Böylece modern çağın imkanlarıyla arılar petek gözlerini yapma zahmetinden de kurtarılmış görülmektedir. Modern sistemin geleneksel sistemlere avantajlarını şöyle sıralayabiliriz:

1) Yapay petek kullanıldığı için arı performansını bal depolamaya harcar ve böylece bal üretimi çok daha fazla olur.
2) Bal hasadı çok kolaydır.
3) Kovanlar rahatlıkla açılıp problem ve hastalıklar tesbit edilebilir.
4) Irk ıslahı için anaarı değiştirilebilir.

5) Zayıf kovanlar rahatlıkla birleştirilebilir.
6) Oğul verdirmek veya verdirmemek arıcının kontrolündedir.
7) Suni oğullar almak mümkündür.
8) Arı kolonisi rahatlıkla başka bir kovana alınabilir.
9) Polen, arızehiri, arı sütü gibi diğer arı ürünleri rahatlıkla alınabilir.
10) Arıcılık alanındaki yeni gelişmeler ve yeni teknikler kolaylıkla uygulanabilir.

11) Balın kıt olduğu senelerde arıların kış ve ilkbaharda sönmelerinin önüne geçmek modern kovanlarda çok kolaydır. Sonbaharda vereceğimiz 3-5 kilo şeker şerbeti o koloninin kışı rahatlıkla geçirmesine yeter.Modern sistemin tek dezavantajı, yapay petek imalatında kullanılan maddeler konusunda duyulan kuşkudur. Özellikle bu konuda standartların konulmadığı ve kontrollerin zayıf olduğu ülkemizde bu durum vatandaşlar arasında bir kuşkuya yol açmaktadır. Bu kuşkudan kurtulmanın yolu ise satınalınan yapay petekli balın ortasındaki yapay peteği yememektir.
—————————————————————
Bal Verimi

Bal veriminin arrtırılması gerek mevsimsel ve gerek ise arıcılık bilgimize dayanıyor,
Bal sezonuna girmeden 1 ay önce bala cıkaracagınız kolonilerinizin ilk etapta ana arısı genç ve sizin bölge iklimine uyum sağlayabilecek arı ırkı olması gerekiyor.
Bir sonraki aşama 1 ay kala kolonilerinizin en az 10 cıta olması gerekiyor.

Ülkemizin her köşesi arıcılık faaliyetlerini yapmak için mükemmel imkanlarla bezenmiş ve bizler bu mükemmel zenginliğin farkında olmadan bu faaliyetleri yerine getirme çabasında sanki bir nehrin azgın sularında, nehrin akış yönünün tersi istikametinde çok fazla güç sarf edercesine kürek sallamaya çalışıyoruz.
Bu benzetme Türkiye de bulunan bir çok arıcıyı maalesef çok iyi ifade etmektedir. Devlet kurumlarının hantal çalışması, konu ile ilgisiz olan kişilere görev verilerek işlerin düzenli yürütülmesine imkan tanınmaması, vatandaşımızın verimli arıcılığın yapılması için girişimlerde bulunmaması gibi bir çok etken verimli arıcılığın ortaya konulmasını engellemektedir.
Florası ve iklimsel özellikleri ülkemiz kadar zengin olmayan bir çok Avrupa devletinde 65 kilo ile kovan başı ortalama bal alınabilmekte iken, ülkemizde 16-18 kilo sularında dolaşan ortalama bal verimi insanı oldukça üzüyor.Diğer arı ürünlerinin üretilmemesi ise ayrı bir handikap. ilgili arıcıların, resmi kurumların ve lider arıcıların yoğun olarak toplandığı bir konumda yer alıyor. Verimsizliği giderme ve başarılı arıcılık yapabilme düşüncesi ile yapılan çalışmalarda rol alanları yürekten kutluyorum. Bu çalışmada benimde bir miktar yardımım olabildi ise ne mutlu bana.
Batı Karadeniz bölgesinin sahil noktasında yer alan iklimsel özellik, kendine özgü bir durum arz ediyor. İkliminin rutubetli ve serin olması, arıların güneşi görür görmez kovanı terk edip serin hava bastırınca geri gelememesi, nektar salgılayan bitkilerin yoğun ormanlık bölgede arıları sanki çok fazla beslenebilecekleri bitki çeşitliliğinin varlığını bize hissettirse de, sabit arıcılığın yapılması için uygun bir bölge olamayışı nedeninden ötürü arıcılığın verimli yapılamamasına neden olmaktadır. Bölgenin nektar akımı dönemi fasılalı birkaç akım döneminden oluşsa da en yoğun nektar akım döneminin kestane ağaçlarının çiçek açtığı döneme denk geldiğinden arıcılar balı bu dönemde yapmaktadırlar. Lakin arıcıların kolonilerde bal yapacak tarlacı arıların yoğun olarak artış gösterdikleri dönemi genellikle bu bal dönemi sonunda yada dönem bittikten sonra oluşturabildiklerinden dolayı bal verimi çok düşmekte ve 10 kilo kadar bal yörede çok fazla ürün olarak düşünülmektedir. Ana arı üretilmemesi ve hatta değişim işlerinin yapılmaması, nektarın zaten son derece az olarak elde edilmesine imkan veren iklimle yan yana olması birde arıcılık tecrübe ve becerisinin az olması ile birleşince arıcılarımızı küsme noktasına gelmiştir.
Lakin yörede lider arıcıların olması, devlet kurumlarında bulunan elemanların ve kurum amirlerinin durumu fark edip çalışmalara başlanılması Ayancıkta kısa sürede verimin artması için çok büyük gelişmelerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.

1933791_703763196431858_1932092867107234590_n