Get Adobe Flash player

Ürünler

Ürünler

Polen Satışı

POLEN SATIŞI

1 kg Organik Polen :75 TL

SİPARİŞ VER
imagesCAF1CZ2T
 Çiçeklerinin erkek organ spermidir…Arı bir çiçeği ziyaret ettiğinde çiçeğin erkek organ spermleri arı üzerine yapışır.Aynı cins çiçeğin diğerine gittiğinde üzerine yapışan bu spermler o çiçeğin dişi organına değdiğinde çiçeğin tozlaşması (döllenmesi ) olur.Yani kısaca bitkiler arı aracılığıyla birbirleriyle cinsel ilişkiye girerler.Arılar doğru tozlaşmayı sağlamak için sabah ilk olarak hangi çiçeğe konmuşşa akşama kadar aynı cins çiçeğe konar .Örneğin;sabah ilk olarak gelincik çiçeğine konmuşşa akşama kadar gelincik çiçeklerine konar.Ertesi günü bir başka çiçeğe konarak tabiattaki dengeyi sağlar.Tabiat-    taki bitki ve meyvelerin pek çoğu arı ile döllenir.Örneğin kiraz,badem,erik,kayısı ağaçları-   nın %80 i arılar sayesinde tozlaşır.Arılar olmasa tabiat biter,kıtlık olur.Bilim adamları arı olmasa yeryüzündeki tüm canlıların azami 3 veya 4 yılda yok olacağını ispatlamıştır.Arılar; üzerlerine yapışan bu spermleri kendilerinin salgıladığı yapışkan sıvı ile birbirine yapıştırıp   aka bacaklarında bulunan polen sepettiçiğine şıkıştırarak toplu iğne başı veya mercimek tanesi büyüklüğünde kovana getirir.Kovan girişinin altında bulunan polen tuzaklarından geçerken getirdiği bu polenleri düşürebilir.Düşen bu polenler kovan altındaki çekmecede toplanır.Her gün akşam üzeri bu çekmeceler bizler tarafından boşaltılır.Arı; poleni kendi neslinin devamı için getirir.Polen gelmediği zaman ana arı yumurtlamayı keser.Yumurtla-   mayınca arı kolonisi hızla zayıflar,koloni söner.Arı bitince de insanlık bitmiş oluyor zaten.50 gramlık POLENin bünyesinde ; 70kg.lık sığır eti,75 litre süt, 15 kg.bal eşdeğerinde insan sağlığına şifa veren vitamin ve mineraller vardır.

           POLENİN FAYDALARI:

 1 – Polen;vücudumuzu zinde tutar,yüksek performans getirir.                            

 2 – İştah açıcıdır,kansızlığı giderir.Güçlü besleyici özelliği sebebiyle hastalıktan yeni kalkanlar en kısa zamanda eski gücüne ve enerjisine kavuşur.

3 – Polen;hayatın sırrı olan RNA ve DNA ile doludur.RNA sız beyin taşıyan insan kendi adını bile hatırlayamaz.Polen zekâyı artırır.

4 – Polen;bağırsak çalıştırıcıdır.İç zehirlenmeleri önler.Aşırı yorgunluk,kansızlık ve hasta-   lığın ilerleme gösterdiği durumlarda doz artırılabilir.

5 – Kansız insanlar için çok faydalıdır.Alyuvar sayısını %25-30,hemoglobini  ise %15 oranında yükseltir.

6 – Anabolik etkileri,yani kas,adele yapıcı ve güçlendirici özelliği vardır Kılcal damarları etkileyerek fazla kanamaya engel olur.Kalp kasının çalışmasını güçlendirir.Kabızlık ve bağırsaktaki tıkanmaları ortadan kaldırır,kabızlığı önleyerek HEMEROİDi iyileştirir.

7 – Polenin saç sayısını artırdığı ve saçın dökülmesini önlediği,düşünme yeteneğini artırdığı,prostat hastalarında iyileştirici etki yaptığı tesbit edilmiştir.Hücre yenileyici özelliği olduğundan kanser tedavisinde destekleyici olup yüksek tansiyon ve soğuk algınlığında etkilidir.

8 – Büyüme çağındakilerin ihtiyaç duydukları tüm vitaminleri içerir, gelişmeyi ve büyümeyi hızlandırır,inatçı ishalleri tedavi eder,görme üzerinde etkisi büyüktür.

         NASIL TÜKETELİM ?

Polenler bitki çiçeklerinin erkek organ spermi olduğundan canlıdırlar. Polen  kurutulursa;canlı olduğundan ölmemek için dış kısmında bir kabuk oluşur.Ne kadar fazla kurutulursa kabuk o kadar sertleşir.Siz ağzınızda çiğneyerek te yeseniz birçok hücrenin kabuğunu kıramazsınız.Dolayısıyla yediğiniz polenin çoğu boşa gider.Bu riske girmemek için özellikle yaş polen almayı tercih edin.

    POLENİ sabah kahvaltıdan yaklaşık yarım saat önce bir tatlı kaşığı ölçüsünde alıp ağzınızda çiğneyerek yutunuz.Üzerine de yarım bardak su içiniz.[(Çünkü bazı vitaminler yağda,bazıları da (Özellikle B kompleks vitaminleri)suda erir.)] Polenlerin tadı;bitkilere göre değişir.Tatlı olduğu gibi hafif acımsı,ekşimsi,ya da başka tad ve aromalı olabilir.Bu tadlar tamamen bitkiden kaynaklanır.Eğer tadını beğenmezseniz bir tatlı kaşığı kadar poleni yarım bardak su ,süt veya meyve suyuna  karıştırıp ta alabilirsiniz.Bal ile sakın  karıştırmayın.Eğer herhangi bir şekilde ilaç alıyorsanız o zaman poleni ilaç saatinizden yarım saat önce alınız.Hem poleni,hem de ilacı aynı anda alırsanız;polen ilacın etkisini azaltabilir.   Afiyet/şifa olsun.

   NOT :1- Yedi yaşın altındaki erkek çocuklarınıza poleni az (yarım çay kaşığı)olarak yediriniz.Fazla yedirirseniz polen içinde bulunan ÇİNKO iz elementinin etkisiyle çocuk ergenlik çağına çabuk ulaşır.kız çocukları için herhangi bir kısıtlama yoktur ama yine de tedbirli olmakta yarar var.

 NOT  2 – Tüm arı ürünlerinde olduğu gibi POLEN de bir ilaç olmayıp tamamen gıda  takviyesidir.  Bu nedenle vücudumuzdaki  zararlı mikropları yok etmez.Onları hapsederek üreyip çoğalmalarını önler.Bağışıklık sistemimiz ne zaman zayıflarsa  geçti dediğimiz bilumum hastalıklar tekrar nüksedebilir.Bu nedenle tüm arı ürünlerinde olduğu gibi poleni de hastalandığımızda değil henüz sağlıklı iken ve özellikle genç yaşta kullanmayı alışkanlık haline getirelim ve ömür boyu tüketmeye çalışalım.

 

 

 

 

Polen özellikle arı sütü ile birleştiğinde çok iyi performans verir.
Kullanıcılar hayatlarına Birazda egzersiz katacak olurlarsa performans boyutu cokdaha fazla olur.
Ağır Hastalıklarda Polen Kullanımı önemli bir gıda takviyesidir.
Öte yandanGelişme çağındaki cocuklar ve gencler için ,polen kullanımı zihinsel ve bedensel olarak ,çok büyük bir etki dir.
Ürettiğimiz polenler ege üniversitesi gıda analiz labaratoarında analiz yapılarak satışa sunulur.
Üretimimizdeki Bal Polen Arı Sütü,Propolis Kendi Üretimimiz olup tamamen Organiktir.
Spariş vermek için Bizlere Ulaşabilirsiniz.

 

En Çok Aranan Kelimeler:

Bal-Polen-Propolis-Arısütü

 

Toptan ve Parekende Satışımız Mevcuttur.

Kestane Balı

Ayçiçek Balı

Çam Balı

Keven Kekik Ihlamur Balı

Organik Üretim Çiçek Balı

Fiyat Almak için İrtibat Telefon numaramızdan bizlere ulaşabilirsiniz.

Bunun Yanı sıra Polen,arı sütü,Propolis satışımızda Vardır.


Organik Üretim Balllarımız
Petek Li Yayla Balı kg Fiyatı:30 tl 1 kg<
Süzme Yayla Balı:Teneke Fiyatı :900 tl 26 kg
Karakovan Yayla Balı:150 tl


ŞEKERLİ BAL FIYATLARI

26 KG Süzme Bal :400

Petek bal 1 kg :15 tl


Kestane Balı Organık 1 kg 100 tl

Orman Gülü (Deli Bal) 1 kg 150


Çam Balı 26 kg :350  tl

 

3

Kestane Balı

 

SİPARİŞ VER

Kestane balı, deli bal veya acı bal olarak da bilinmektedir. Peki kestane balı nedir ve nasıl yapılır ? Karadeniz bölgesinde arıların kestane çiçeğindeki nektardan ürettiği kestane balı, birçok hastalığın doğal ilacı olarak kullanılıyor.

Doğu Karadeniz bölgesinde özellikle de Rize, Artvin ili Hopa ve Borçka ilçelerinde yoğun olarak üretilmekte olup tadı, kokusu ve görünümü diğer ballara göre daha değişiktir. Alternatif Tıp da sıkça kullanılan Kestane Balının faydaları ise; öksürük, astım, bronşit ve nefes darlığı gibi çok sayıda hastalığın tedavisinde etkili olduğu için “Doğal Antibiyotik” olarak da adlandırılıyor. Kestane balı sabah kalkıldığı zaman ılık suyun içine bir tatlı kaşığıyla açılıp likit olarak tüketilirse daha faydalı olur.

 

Bal Çeşitlerinin içinde Etkili çiçek özlerini barındıran bir  eko  tipi  yapıya  sahiptir.

Soğuk algınlıklarında ise ılık suda açılan balın içerisine bir iki damla limon damlatılıp sabah akşam içilirse hiç ilaca gerek kalmadan bir iki günde iyileşme sağlanır. Kestane balının faydalarından biri de ağrı ve sancıların giderilmesine iyi gelmesidir. Zonguldak Karaelmas Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre kalsiyum, potasyum, mangan ve bakır oranı çiçek balına nazaran daha fazla olduğu saptanmıştır. Kestane balının faydalarından biri de Cinsel gücü artırmaya iyi gelmesidir. Bazı kaynaklarda yapılan araştırmalara göre ise her İnsanın “ölmeden önce tadılması gereken 100 şey listesinde ” En üst sıralarında yer aldığı biliniyor. UYARI: Deli bal olarak bilinen kestane balı, günde 1-2 kaşıktan fazla yendiğinde baş dönmesi başta olmak üzere bir çok soruna yol açabilir. Ayrıca tıp alanında Kestane (Deli) balının ciddi alerjik rahatsızlıklar yaratabileceği konusunda bulgular ve vakalar vardır.

Petek Bal

Arıların dışarıdan topladıkları nektarları ,kovanın içine konulan hazır temel petekleri kabartarak doldurdukları veya kendileri tarafından oluşturulan peteklerin içine depoladıkları arı balı dır. Bal,kovanda petek balı olarak alınır.Pazarlama durumuna göre petek veya süzme olarak satılır. Arı balı tamamen arıların oluşturduğu petek baldır.

pr_01_21_max

SİPARİŞ VER

Petek balı her zaman tazeliğini korur ve kovandan sağımı yapıldığı gibi vitrinlerde güzel ve görünümüyle insanları cezbeder.
Arıcılıkta önemli olan bu petek balının üretiminde kullanılan temel peteğin doğal olması ve bal döneminde arıcıların arıya şeker vermemesidir.

Süzme Bal

Süzme Bal,kovandan alınan çerçeve şeklindeki petekli balların manuel veya otomatik olarak çalışan bal süzme makinelerinde balın petekli gözlerden alınıp bir kaç saat dillendirildikten bal sağma makinelerinden süzülüp bal tenekelerine veya bal dinlendirme kazanlarına boşaltılır.
En son olarak da bal tenekelerinden veya bal dinlendirme kazanlarından kavanozlara doldurulup sofralarımıza kadar gelen şifa kaynağı bir ürünümüzdür.

thumb1_p16seq4av7mcilpevtp1quf15qa4

SİPARİŞ VER

Organik Üretim Çiçek Balı

Balların renkleri üretildiği yerin flora özelliğinden bazen koyu bazen açık renkte olabilir. Balın rengi elde edildiği kaynağa göre büyük varyasyon gösterir.Ayrıca balın ısıtılması ve uzun süre açıkta bekletilmesi balın rengini değiştirir.
Balın bünyesi ya da akıcılığa karşı koyması denilen viskozite bal içinde mevcut su oranı ile ilgili yakında ilgilidir. Bal ısıtılarak su oranı azaltılabilir.
Balın polarize ışığı sağa veya sola döndürmesi balın kaynağına göre farklılık arzetmektedir. Çiçek balı sola-Salgı balları ışığı sağa döndürmektedir. Sakkaroz denilen çay şekeri de ışığı sağa döndürür.Bu özellik sahte balların ayrılmasında yardımcı olur.

 

Propolis ve Faydaları

Propolis Nasıl Üretilir ve Faydaları Nelerdir.

Toptan Ve Parekende  propolis satışımız vardır.

1 kg işlenmemiş  propolis:300 Tl

SİPARİŞ VER

untitled

İşlem Görmemiş Orjinal Propolis

 

 

Propolis son yıllarda özellikle kanser tedavisine olan desteği yönüyle anılan ve bu konuda binlerce üniversite araştırmasına konu olan arı ürünüdür. Arıların değişik bitki ve ağaç kabuklarını çiğneyerek elde ettikleri macuna bazı enzimlerini eklemeleriyle ortaya çıkar. Antibiyotik olmadığı halde çok yüksek antibiyotik etkiler gösterebilmesi ve bu etkileri sadece enfeksiyona ya da hastalıklı dokuya yöneltmesi en dikkat çekici özelliklerindendir.

Propolis antiviral ve antibakteriyeldir. Diş sağlığı, deri hastalıkları, sindirim sistemi sorunlarının çözülmesine katkıları vardır. Pek çok zararlı bakteri ve mantar çeşidini engelleyici özelliktedir.
Anti-bakteriyel, anti-fungal(mantar), anti-viral, ateş düşürücü, antiseptik ve kolesterol düşürücüdür. Gözün yüksek basıncını azaltır.Soğuk algınlığına iyi gelir. Ağız içi sağlığı ve sindirim sorunlarının giderilmesi için kullanılır. İçeriğindeki flavonoid oranı yüksektir. Flavonoidler bilindiği gibi en güçlü antikoksidanlardandır. Propolisin araştırmalar sonucu belirlenmiş bazı faydaları şöyledir:

◦Yaraların iyileşmesini 4 kata kadar hızlandırır.
◦100 kata kadar antibiyotik etki içerdiği tesbit edilmiştir.
◦Çok güçlü antioksidandır.
◦Her gün bir kaç kez Propolis ekstarktı ile gargara yapıldığında, plak oluşumunu önler.
◦Diş eti iltihabı ve ağız içi ve gırtlak enfeksiyonlarını giderir.
◦Diş abselerine, çürüklere, ağız kokusuna karşı kullanılır.
◦Diş beyazlatılmasına yardımcı olur.
◦Sedef hastalığına iyi gelir.
◦Deri enfeksiyonlarını giderir.
◦Mantar ve zor öldürülen bakteri çeşitlerini engeller.
◦Soğuk algınlığına iyi gelmektedir.
◦Solunum enfeksiyonlarında; faranjit, kronik bronşit, nezle, burun iltihabı hastalıklarında etkin çözümdür.
◦Şampuana katıldığında saç sağlığına ve kepeğe karşı faydalıdır.
◦Sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir.(Bağırsak Paraziti, ülser, mide iltihabı..vs)
◦Kulak enfeksiyonlarına devadır.(İç kulak- dış kulak iltihapları, akut kulak rahatsızlıkları)
◦Bağışıklık sistemi bozukluklarını düzeltir.
◦İltihaplanmaların her türüne faydalarıdır.(Vajina-uterus, aseptik necrosis, iltihaplanmış yaralar.. vs.)
◦Tüberküloza denenmiş devadır.
◦Ülserlilere super etkin devadır.
◦Akut ve kronik kolite çözümdür.
Bileşik etkiler:

Propolisin tedavi edici özellikleri üzerine yapılan çalışmaların çoğu içerdiği fenolik bileşenler üzerine yoğunlaşmıştır (Flavanoidler ve kafeik asit esterleri gibi fenolik bileşikler). Araştırmalar, propolisin içerdiği aktif bileşeni izole edip etkisini test etme üzerinedir. Research has tended to isolate and test single substances in propolis. Fakat, propolisde çok sayıda bileşen bulunması nedeniyle oluşan bileşik etki, herbir bileşenin tek başına oluşturduğu etkilerin toplamından daha fazladır. Çalışmalar, propoliste bulunan flavanoidlerin etkili anti-bakteriyal aktiviteye sahip olduğunu göstermiştir, fakat izole edilip ayrılan flavanoidler, propolis ekstraktına göre daha düşük aktivite göstermiştir. Propolisin, bazı antibiyotiklerle bileşik etki gösterdiği gözlenmiştir. Bazı durumlarda, bakteri ve maya üzerindeki etkileri 100 kat artmıştır. Antibiyotik dirençli Staphylococcus ırklarında, propolis ile birlikte alınan antibiyotiklerin, bu direnci kırdıkları gözlenmiştir

Anti-Kanser Etkiler:

Propolisin etanol ekstraktının karaciğer ve mesanedeki kanserli hücreleri dönüşüme uğrattığı ve gelişmelerini önlediği bulunmuştur. Bu hücre öldürücü etkiyi sağlayan maddeler, propolisten izole edilen quercetin, kafeik asit ve clerodane diterpenoiddir. Clerodane diterpenoid, tümör hücrelerine karşı seçici bir öldürücü etki gösterir.Propolisin, ayrıca, yumurtalık kanseri hücrelerini ve hücre bölünmesini durdurucu etkileri olduğu bulunmuştur. Ayrıca, göğüs, cilt, kolon ve böbrek kanseri hücreleri gibi insan tümör hücre kültürleri üzerinde öldürücü etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bu etkileri oluşturan bileşenin kafeik asit fenetil ester olduğu belirlenmiştir.Propolisden izole edilen Artepillin C, insan mide kanseri hücreleri, insan gırtlak kanseri hücreleri kolon kanseri hücreleri üzerinde hücre öldürücü etki göstermiştir. Kafeik asit esterlerinin tümör oluşumunu kimyasal olarak engellediği görülmüştür. Bu etki, kanserli hücrelerin gelişimini sağlayan genler üzerindeki seçici toksik etki ile gerçekleşmektedir.

Antioksidan Etkiler : Propolis içerisinde yoğun olarak bulunan flavanoidler, çok güçlü antioksidanlardır. Antioksidanlar, serbest radikalleri sönümleme özelliğine sahiptirler, böylece lipidleri korurlar ve C vitamini gibi diğer bileşiklerin oksitlenmesini ve yıkılmasını engellerler.

Kalp-Damar Etkileri : Yoğunlaştırılmış propolis ekstraktının, kan basıncını düşürdüğü, sakinleştirici etki yarattığı ve serum glikoz oluşumunu sağladığı bulunmuştur. Propolisde bulunan dihidroflavanoidlerin kılcalları kuvvetlendirdiği ve antihiperlipidemik aktivite oluşturduğu belirlenmiştir. Ayrıca, propolisin, karaciğeri alkole ve tetraklorüre karşı koruduğu tespit edilmiştir.

Propolisin antikor oluşumunu tetiklediği ortaya konmuştur. Bir ABD-Polonya ortak çalışması sonucunda , antikor üreten dalak hücrelerinde, kontrol hücrelerine göre 3 kat daha fazla antikor üretildiği bulunmuştur. 24 saat sonra enjekte edilen 2. doz sonrasında etki daha da artmış, fakat daha ileriki dozlarda etki azalmıştır.

Anestezik Etkileri : Propolis ve bazı bileşenleri anestezik etki göstermektedir. Yapılan deneyler sonucunda, propolisin, kokainden 3 kat, prokainden ise 52 kat daha güçlü anestezik etkiye sahip olduğu ortaya konmuştur. Anestezik etkinin, propolisteki, pinocembrin, pinostrobin ve kafeik asit esterleri sayesinde gerçekleştirildiği belirlenmiştir.

Cilt Hastalıklarına Etkileri:Propolisin, mantar ve athlete’s foot gibi cilt hastalıklarından sorumlu olan maya ve mantarları etkili bir şekilde engellediği belirlenmiştir. Bu organizmalara karşı etki gösteren propolis bileşenleri, flavanoidler ve kafeik asit türevleridir.Bu anestezik etki, propolisin neden yüzyıllardır boğaz ağrısı ve ağız yaralarının tedavisi için kullanıldığını açıklamaktadır. Dişçilik alanında propolisin anestezik malzeme olarak kullanımı Avrupa’da patentlenmiştir.

Bağışıklık Sistemine Etkileri : Yapılan deneylerde propolisin immün tepkiyi tetiklediği belirlenmiştir. Yakın zamanda Japon araştırmacılar, propolis ekstraktının, insanda, bağışıklık fonksiyonlarına bağlı olarak makrofaj aktivasyonu sağladığını göstermişlerdir. Propolis sitokinleri oluşturan bağışıklık hücrelerini aktive eder. Bu sonuçlar propolisin anti-tümör etkisini açıklamaya büyük ölçüde yardımcı olur.
Propolis’in Kaynakları:
•Bitki salgıları
•Pinus spp.(Çam)’ nin reçineleri
•Betula spp.(Huş)
•Populus spp.(Kavak)
•Aesculus hippocastanum (At kestanesi)
•Salix spp.(Söğüt)
•Alnus spp.(Kızılağaç)
•Abies spp.(Göknar)
•Prunus spp.(Erik)
•Ulmus spp.(Karaağaç)
•Quercus spp.(Meşe)
•Fraxinus excelsior (Dişbudak) vs.

Propolis, bal ve yağ ile karıştırıldığında dış yaralar için mükemmel bir pomat oluşturur. Bu ürünün antiromatizmal etkisi de saptanmıştır. Propolis, içerdiği sağlık yönünden çok önemli aktif maddeler nedeniyle genel vücut direnci ve sağlığının korunmasında ve alternatif tedavide gittikçe daha çok yer bulan emsalsiz bir maddedir.

Propolisin Tarihçesi

Propolis insanoğlu tarafından binlerce yıldır kullanılmaktadır. Günümüzde ise artan bir popularlik kazanmıştır. Arılar propolisi milyonlarca, insanlarsa binlerce yıldır kullanmaktadır. Arılar ve insanoğlu propolisi yararlı ve faydalı bulmaktadır. İnsanlık için bu reçinemsi yapının keşf edilen yararları henüz çok az kalmaktadır.Propolis geçmiş dönemlerden beri çeşitli amaçlarda özellikle tıpta kullanılmaktadır. Eski yunan yazıtları bu maddeyi iltihaplanan yaralar ve çürükler için kür olarak tanımlarken Roma’da yara üzerine konulan lapa benzeri karışımın yapımında pratisyenler tarafından kullanılmaktadır. İbranice eski vasiyetnamelerde tzori olarak geçmektedir ve terapetik özellikleri ile anılmaktadır. Avrupa’daki 12 yy kayıtları propolisin medikal preparatlarının ağız ve yara enfeksiyonlarının tedavisi ve diş sağlığı için kullanımından bahseder.

Özellikleri

Propolisin güçlü antimikrobiyal aktivitesinden dolayı, propolis doğal antibiyotik olarak bilinir. Yapılan birçok sayıda araştırma da propolisn yüksek antimikrobiyal olduğunu göstermiştir. Propolisin MRSA da dahil olmak üzere 21 tür bakteri üzerinde, 9 tür mantar üzerinde, Giardia’nın da dahil olduğu 3 protozoa türü üzerinde ve Herpes ve Influenza’nın da dahil olduğu geniş yelpazeli virüsler üzerinde inhibitör etkisi bulunmuştur.Bunların dışında ayrıca propolisin geniş ölçüde tedavi edici özellikleri vardır. Bu özellikler arasında antikanser etki, antioksidan etkis, yara kapama ve doku tamir etkileri, sindirim sistemi etkileri, deri enfeksiyonları etkisi, anti,-inflamatory etki, anastezik etki, bağışıklık sistemi etkileri, kalp-damar sistemi etkileri ve diş sağlığı etkisidir.Propolis içerisindeki flavanoid seviyesinin yüksek olmasından dolayı, bu ürün insanlarda oksijen radikallerine karşı yakalayıcı olarak görev görür. Ayrıca ilginç olarak vitamin C’nin okside olarak zarar görmesini engeller.Klinik çalışmalar propolisn bronşit ve benzeri rahatsızlıkların, influenza ve herpes, deri mantarları, diş ve diş eti rahatsızlıklarında, ülser, yanık ve abselerde, kulak enfeksiyonlarında, giardi ve kolitde, vajinal ve servikal rahatsızlıklarda etkili olduğunu göstermiştir.
Propolis ve propolisli ürünlerin kontaminasyon ve kısa raf ömürlülüğü gibi problemleri olmamaktadır. Bu durum propolisin antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinden dolayıdır.
Propolis Üzerinde Yapılan Önemli Bazı Deneyler:

Kulak Enfeksiyonları:

İç kulak iltihabı, dış kulak iltihabı ve benzer kulak rahatsızlığı olan 126 hasta üzerinde % 5- 10 propolis çözeltileri denenmiştir. Bütün rahatsızlıklar için propolisin iyileştirici etkisi olduğu belirtilmiştir (Matel ve ark. 1973). Propolis ayrıca kulaktaki akut rahatsızlıklara karşı da pozitif etki göstermiştir.

Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları:

Bağırsak paraziti şikayeti olan 138 hastaya % 10-20’lik propolis ekstraktı uygulanmıştır. Çocuklarda düşük dozun tedavi edici etkisi olduğu gözlenmiştir. Yetişkinlerde ise % 20 lik propolis ekstraktının, tinidazol ve anti protozoa ilaçlarıyla aynı dozda etki gösterdiği bulunmuştur. Propolis, Danimarka’da ülser ve Crohn hastaları üzerinde denenmiştir. Propolis ekstraktının ülser üzerinde etkili olduğu fakat Crohn hastalığına etkisi olmadığı bulunmuştur.

İltihaplanmalar

Aseptik necrosis hastası olan 22 hastaya düzenli olarak propolis enjekte edilmiş, 32 hastaya ise aynı şartlarda normal tedavi uygulanmıştır. Propolis tedavisi uygulanan hastalarda diğerlerine göre belirgin gelişmeler gözlenmiştir. Vajina ve uterus iltihaplanması şikayeti olan 90 hastaya % 3’lük propolis etanol ekstraktı uygulanmış ve % 50’den fazlasında olumlu gelişmeler sağlanmıştır.

Tüberküloz

Eski Sovyetler Birliği’nden V.H. Karinova ve E.l. Rodionova farklı türlerde ve aşamalardaki 135 tüberküloz hastasıyla çalışmışlardır. Hastaların yaş aralığı 6 ile 50 arasındaydı. Hastalara, alınan tepkiye göre, günde 3 kez 4 ile 10 ay arasında propolis uygulanmıştır. Çalışma sonucunda 12 hasta haricinde bütün hastaların iyileştiği gözlenmiştir. Bu 12 hastanın ise böbrek tüberkülozu olduğu tespit edilmiştir.

Ülser

Romanya’da Dr. A. Vasilca ve Dr. Eugenia Milcu propolisin ülser üzerindeki tedavi edici özellikleri üzerinde çalışmışlardır. 34 kronik ülser hastasına 4 hafta boyunca propolis ekstraktı verilmiştir. 28 hasta tamamen iyileşirken 6 hastada önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bazı hastalara doku biyopsisi uygulanmış ve propolisin yenileyici etkisi gözlenmiştir.

Mitoz

N. Popovic ve N. Oita adındaki Romanyalı medikal araştırmacılar, propolisin hücre bölünmesi üzerindeki etkileri ile ilgili bir bildiri yayınlamışlardır. Araştırmacılar, dokunun hiçbir zaman tamamen kanserli hale gelmediğini, her zaman sağlıklı hücrelerin bulunduğunu ve normal hücrelerin aktivitelerinin kanserli hücreler tarafından etkilendiğini belirtmişlerdir. Propolisin, kanserli hücreleri durdurarak, normal hücrelerin aktivitesini arttırdığını ve dokunun normal hale gelmesini sağladığını ortaya koymuşlardır.

Kolit

Bulgaristan’dan Dr. S. Nikolov ve arkadaşları, propolisin akut ve kronik kolit üzerindeki etkisini incelemişlerdir. Çalışmaya, yaşları 20 ile 65 arasında değişen 45 hasta katılmıştır. Hastalara günde üç defa yemeklerden önce propolis ekstraktı verilmiştir. Sonuçta toplam 43 hastada olumlu sonuç elde edilmiştir. Bunlardan 26’sında çok iyi, 12’sinde iyi kalanları ise memnuniyet verici şekilde iyileşme gözlenmiştir. Sadece iki hastada herhangi bir gelişme gözlenmemiştir. Çoğu hastada yedinci günde iyileşme başlamış ve ondokuzuncu ya da yirminci günde tamamen iyileşme görülmüştür.

Bağışıklık Sistemi

Propolisin en çok araştırılan ve yaygın olarak kabul edilen özelliği bağışıklığı arttırıcı özelliğidir. Propolis, doğal, salgı bezlerini aktive eden geniş spektrumlu antibiyotiktir. Propolis sadece enfeksiyonları engelemenin yanında, onları vücuttan temizler.

Çok sayıda deneyle ortaya konduğu gibi, propolis, bakterileri, virüsleri, mantarları ve hatta penisiline dayanıklı staphlococcus’u ortadan kaldırır.
Propolis virüslere karşı çok güçlüdür. Bu etki propoliste bulunan bioflavanoidlerin koruyucu etkisi sayesinde gerçekleşmektedir. Virüsler, proteinlerin dış kısmına yerleşirler. Eğer engellenmezse, bu tehlikeli ve enfekte edici madde taşıyıcı organizmada serbest kalır. Maalesef, böyle bir durumda, enzimler sayesinde protein dış kısmını parçalarlar ve böylece zararlı madde istem içerisine yayılır. Sistemde propolisin bulunması durumunda ise bu durum gerçekleşmez. Bioflavanoidler, proteinin dış kısmını parçalayan enzimleri inhibe eder ve viral maddeyi içeriye hapseder. Aynı flavanoidler, virüsün etrafını kaplayarak aktivitesini engellerler. Bioflavanoidlerin varlığında, taşıyıcı, virüslere karşı bağışıklık kazanmış olur.

Diğer bir yol ise propolisin fagosite aktivitesini güçlendirerek bağışıklık sistemine yardımcı olur. Fagositler, mikroorganizmaların etrafını sarar, içine alır ve sindirerek ortadan kaldırırlar. Propolis sayesinde gerçekleşen bu etki, birçok Sovyet ve Avrupalı bilim adamı tarafından gözlenmiş ve yayınlanmıştır.
PROPOLİS KALİTESİ

Propolis kovandan çıkarıldığında taş sertliğindedir. Bu durumda içeriğinde yüzde 40 oranında balmumu, yüzde 15-20 oranında ise toz ve diğer artık materyaller bulunur. Kovandan çıkışı ardından kullanıma hazırlanması iki şekilde olabilir:

1-Reçinemsi Toz Hali: Derin dondurucuda tutularak kristalize edilip ardından kırıcı bir makinada çekilerek toz haline getirilir. Bu aşamadan sonra yüzde 10 civarında silisyum dioksit katılarak içindeki balmumu nedeniyle yapışması önlenir veya birbirine yapışan balmumu nedeniyle macun şeklini alır. Kapsüllere konarak ya da 70 derecede alkolde çözerek kullanılması mümkün olabilir. Kullanıma bu şekilde sunulan ürünün kalitesi sadece içeriğindeki aktif maddenin oranına göre belirlenir. İçeriğinin yalnızca küçük bir oranı propolisin etkin maddelerini içerir.

2-Propolis Ekstraktı: İlk haldeki Propolis işlemden geçirilip damıtılarak içeriğindeki balmumu ve diğer başka materyallerden arındırılır. Ayrıca etkin maddeleri temel alınarak saflaştırma işlemine devam edilir. Böylece propolis ekstraktı ortaya çıkar. Uygulanan prosedüre Yüzde 70 saflıktan yüzde 96 saflığa kadar değişik saflıkta ekstraktlar elde edilebilir. Propolis ekstraktında saflık ve etkin madde oranlarının gözönüne alınmasıyla kalite kategorisi belirlenir. Saflık derecesi ve içeriğiyle (çekilmiş propolise göre) 3 kattan 7 kata kadar daha etkin olabilir.

kullanim Şeklİ ve saklama koŞullari:

Oda Sıcaklığında Muhafaza Ediniz.

Propolis oda sıcaklığında 18 ay boyunca besin değerini ve özelliklerini korur.

Kullanım Dozajları:!

Genel Kullanım amaçları için günlük doz olarak propolis ekstraktlarından 2 gram alınabilir. Salgınlar, hastalık ve enfeksiyonlarla mücadele dönemlerinde bu dozlar 2-3 misline kadar artırılabilir.

Çocuklar için ise 1-3 yaş arasında günlük doz 250 mg(Çay kaşığının 8’de 1’i)3-6 yaş arasında ise çay kaşığının dörtte biri (500 mg), 12 yaşına kadar günlük bir gram ve 12 yaşından büyüklerde ise yetişkin dozları kullanılabilir.

Kullanım Şekilleri..

Su içinde tüketim ve kullanım: Ağız sağlığı için ekstraktından yarım litre suya bir tatlı kaşığı konup çalkalayarak bu sıvı ile gargara yapılabilir. Yine aynı sıvıdan sabah akşam birer yudum alınabilir. Bu sıvı kahve ya da meyve suyu gibi içeceklere de katılarak tüketilebilir.

Ekstraktın toz halinde kullanımı: Zevke göre propolis dozu direkt bala ya da yoğurda katılarak alınabilir.

Propolis şurubu: 75 gram bal, 5 gram propolis ekstraktı ve 20 gram ılık su karıştırılarak propolis şurubu yapılabilir.

Bal-arı sütü-polen-propolis karışımı: 1 kg bala 200 gram arı sütü, 200 gram havanda dövülmüş polen, 50 gram propolis ekstraktı katılarak yaz-kış tüketilebilecek, soğuk algınlığından, iltihabi hastalıklardan korunum veren, yaşama enerji ve gençlik katan bir iksir hazırlanabilir.

Deri üzerindeki sorunlu bölgelere (yara, yanık, siğil, sivilce, iltihap vb.) önce bala sonra propolise temas edilip parmaklar arasında yayılarak doğrudan tatbik edildiğinde en güçlü merhemlere oranla 4 kat daha hızlı iyileşme gözlenir.

Eğer, ılık su-süt karışımına 10 gram polen (iki tatlı kaşığı), 2 gram (silme tatlı kaşığı) propolis, arzuya göre biraz bal eklenip karıştırarak yavaş yavaş tüketilirse baş ağrısı, yorgunluk, stres ve gerginliğe ya da hastalık ve sakatlanmalardan kaynaklanan ağrı ve sızılara karşı terapik etki sağlar. Ağrıları dindiren etki göstermesi yanı sıra ılık sıvı halinde bu kullanım ağız-içi sorunları ve sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir.

Şampuana katılarak kepeğe karşı ve saç sağlığı için kullanılabileceği gibi tüm ten yüzeyine şampuan vasıtasıyla nüfuz ettirerek genel deri sağlığı amacıyla da kullanılabilir.

Çocuklarınıza Sevecekleri Karışımlar İçinde Veriniz..

Propolisin saf halinin toz halinde ya da ekstrakt halde tadı çocukların hoşuna gitmez. Çocuklarımıza yukarıda örneği verildiği gibi bal içinde karıştırarak verebileceğimiz gibi, hoşlarına gidecek daha başka karışımlar da sozkonusu olabilir. Örneğin pekmez-yoğurt-propolis ya da reçel-propolis-ekmek gibi.

Yan Etkileri

Saptanmış herhangi bir yan etkisi gözlenmemekle birlikte, yukarıda belirtilen dozların çok üzerinde kullanımları önerilmemektedir.
Son Bir kaç yıldır Gerek amerikada gerekse türkiye Propolis in faydaları hakkında ,yapılan araştırmalara gire,Türkiyede Ve Dünyada sıkça Görülen Meme Kanserine Karsı son derece etkileyici Bir tedavi Yöntemi Olduğu Görülmektedir…

 

En Çok Aranan Kelimeler:

Arı Sütü

ARI SÜTÜ NEDİR?
ARI SÜTÜ MUCİZESİ
Tarih boyunca arıya ve arı ürünlerine özellikle de bala çok önem verilmiş, bal en kıymetli besinler arasında yer almıştır. Balın insan sağlığı üzerindeki faydaları anlaşıldıkça toplumların bala ve arıcılığa verdikleri önem de artmıştır. Eski medeniyetlerde hekimler balın iyileştirici özelliğinden sıkça faydalanmışlardır. Arının ve balın bu özelliği sayesinde arıcılık sürekli gelişmiştir.

Teknoloji ve bilimin gelişmesi ile arı ve arı ürünleri uzun soluklu ve ciddi çalışmalara konu olmuştur. Bilim adamları arının sadece bal yapmadığını, balın dışında polen, propolis, bal mumu, arı zehiri ve arı sütü de yaptığını fark etmişlerdir. Her biri ayrı bir mucizevi içeriğe sahip olan bu ürünleri incelemiş, bunlardan özellikle arı sütü üzerinde binlerce çalışma yapmışlardır. Yapılan her çalışma bir sonraki çalışmaya öncü olmuştur. Her incelemede bilim insanları hayrete düşmüş ve her fırsatta bu hayretlerini dile getirmişlerdir. Son 30 yılda arı sütü üzerine dünyanın hemen her yerinde bilimsel çalışmalar ve deneyler yapılmış ve halen yapılmaya devam edilmektedir. Bu çalışmalar sonunda arı sütünün insan sağlığı üzerindeki mucizevi faydaları tespit edilip arı sütü insanlık yararına sunulmuştur. Arı sütünün şimdiye kadar tespit edilmiş yüzün üzerinde faydası vardır. Bu faydaları bilimsel olarak da ispatlanmıştır. Özellikle kanserle mücadelede, propolis ile birlikte kullanıldığında çok etkili sonuçlar verdiği gözlenmiştir.

Yapılan bilimsel çalışmalar ile içeriğinde insan vücudunun ihtiyaç duyduğu bütün besinleri barındırdığı tespit edilen arı sütünün, çeşitli hastalıklarla mücadelede de çok yararlı olduğu gözlenmiştir. Tespit edilen diğer önemli bir fayda da hücre yenileyici özelliğine sahip olmasıdır. Bu özelliğiyle dünyanın hemen her yerinde, özellikle çocuk gelişiminde ballı polenli karışımlar şeklinde gıda takviyesi olarak kullanılmaktadır.

Vitamin, enzim, mineral, aminoasit ve protein açısından çok zengin olan arı sütü içeriğinde A,C, D, E, K, H vitaminleri ile B1, B2, B3, B5, B6, B7, B9, B12 vitaminlerini barındırır. Ayrıca başka hiçbir maddede olmayan 10-HDA’yı içerir ki bunun özellikle hastalıklarla mücadelede çok etkili olduğu tespit edilmiştir. Yapılan yüzlerce bilimsel çalışmaya rağmen arı sütünün kimyasal bileşiminin %3 ü çözülememiştir. İçeriğinin bundan sonraki kısmı ise Allah vergisi olarak nitelendirilmiştir. Bu farklılığından dolayı benzeri herhangi bir ürün yapılamamaktadır.

BİR ARI MUCİZESİ OLAN ARI SÜTÜ NEDİR?
Arı sütü, bir haftalık genç arıların yutak altı bezlerinden salgıladıkları bir enzimdir. Arılar arı sütünü sadece kraliçe arı ve yavru arıların beslenmesi için üretirler. Kraliçe arı yaşadığı süre boyunca arı sütüyle beslenir. Diğer arılar ise yavruyken ilk 3 gün arı sütüyle beslenir, ilk 3 günden sonra ise bal ve polenle beslenmeye başlarlar. Arı sütü arıların gelişiminde çok etkilidir. Yavru arılar ilk 3 gün arı sütüyle beslenirken çabucak gelişir, larva olurlar ve arı sütü verilmesi kesilir. Arı sütünün üretilmesi de çok zahmetlidir. Arı sütünü bir haftalık genç işçi arılar üretir. Bu arılar ne yeni ergin olmuş acemi arılar ne de kovan dışına çıkarak yıpranmış arılardır. Genç işçi arılar yaşamlarının en verimli zamanlarında, yani bir haftalıkken hem kendileri hem de insanlık için mucizevi faydaları olan arı sütünü üretirler.
Sadece arı sütüyle beslenen kraliçe arı diğer arılardan çok farklı bir hal alır. Fiziksel olarak diğer arıların iki katı kadar bir irilikte ve diğer arılardan iki kat kadar daha ağır olur. Diğer arıların hepsi kısır olmasına rağmen, arı sütüyle beslenen kraliçe arı yeryüzünün en doğurgan canlısı olarak günde kendi ağırlığının 2 katı kadar, 1500-3000 yumurta yumurtlar. Kraliçe arının diğer arılardan bir farkı da ömrüdür. Normal arılar 6 hafta yaşadıkları halde kraliçe arı 6-7 yıl yaşar. Bilim adamları, normal arıyla kraliçe arı arasındaki bu büyük farkın sebebini kraliçe arının arı sütü ile beslenmesi olarak açıklamışlardır.

Kovandaki düzenin ve arı kolonisinin hayatının devamı arı sütüne bağlıdır. Arı sütüyle beslenen kraliçe arı kovana hükmeder. Üremeyi sağlar. Kraliçe arı dışında bal arılarının üreme ihtimalleri yoktur. Bahsettiğimiz popülasyonun gerçekleşmesi için kraliçe arının bir günde kendi ağırlığının birkaç katı kadar yumurta yumurtlaması gerekiyor. Yeryüzünde hiçbir canlı da rastlanamayacak derecede inanılmaz bir doğurganlıktır kraliçe arının yumurtlaması. Kraliçe arının sadece arı sütüyle beslenmesi bu mucizevi ürünün ne kadar etkili ve kuvvetli olduğunu göstermektedir.

ARI SÜTÜNÜN BİLİMSEL OLARAK TESPİT EDİLMİŞ FAYDALARINDAN BAZILARI;
– Kanserle mücadelede bütün dünya ile birlikte ülkemizde de yaygın olarak arı sütü kullanılmaktadır. Yapılan son çalışmalara göre arı sütü kürünün, kanserli hücrenin büyümesini yavaşlattığı ve kanser riski bulunan hastalarda kanser oluşumunu engellediği tespit edilmiştir. Uzmanlara göre yılda en az bir defa arı sütü kürü uygulamak kansere yakalanma riskini ciddi oranda azaltıyor.
Not: Kanser tedavisi gören hastalar mutlaka doktor kontrolünde kullanmalıdırlar.
– Hastalıklarla mücadelede, arı sütü kullanımının mucizevi yararlar sağladığı tespit edilmiştir.
– Arı sütü kürü ile bağışıklık sisteminin güçlendiği, bünyedeki bakteri ve mikropları yok ettiği, hatta oluşumunu engellediği kaydedilmiş. MS gibi çok ciddi hastalıklarda bile propolis ile birlikte çok iyi sonuçlar alındığı belirtilmiştir.
– Kısırlık sorunu olan çiftler üzerinde yapılan çalışmalarda arı sütünün hücre yenileyici özelliği ile erkekte sperm sayısını artırdığı, damar yapısını güçlendirdiği, hormonal yapıyı düzenleyerek erkekten kaynaklanan sorunlarda çocuk sahibi olmayı kolaylaştırdığı, bayanlarda da rahimden kaynaklanan sıkıntıları giderip çiftlerin çocuk sahibi olmalarına yardımcı olduğu tespit edilmiştir. Ülkemizde de kısırlık tedavisinde sıkça başvurulan bir üründür. Özellikle bay – bayan birlikte kullanımı ile çok daha erken sonuçlar verdiği bilinmektedir.
– Kalp ve damar sistemini desteklediği gözlenmiştir. Arı sütünün özellikle damar tıkanıklığını kolaylıkla giderdiği, kan akışını düzenlediği tespit edilmiştir. Kolesterole iyi geldiği gözlenmiştir.
– Tansiyon hastaları üzerinde yapılan çalışmalarda tansiyonu dengelediği rapor edilmiştir.
– Diyabet hastalarına verilen arı sütü kürü ile bu hastalarda çok ciddi iyileşme gözlemlenmiştir. Arı sütünün doğal bir insülin gibi kandaki şekeri yakarak enerjiye dönüştürdüğü ve insülin ihtiyacını azalttığı tespit edilmiştir.
– Arı sütü üst solunum yolu rahatsızlıklarına çok iyi gelmektedir. Astım, bronşit ve nefes darlığı çeken hastaları tedavi ettiği, akciğeri temizleyip balgamı söktürdüğü bilinmektedir.
-Özellikle çocuk gelişiminde, insan vücudunun ihtiyaç duyduğu bütün besinleri barındırdığı için çok yararlıdır. Çocukların zihinsel ve bedensel gelişimlerini hızlandırır. Kas ve kemik gelişimlerini destekler.

ARI SÜTÜ NASIL KULLANILIR?
Bir mucize olan arı sütü Dünya’nın her tarafında rağbet görmektedir. Çok az üretildiği daha doğru bir ifadeyle çok az elde edildiği için çok yüksek fiyatlardan satılmaktadır. Arı sütü toplanmasının çok zahmetli olması bu fiyatların bir diğer nedenidir. Arı sütü birçok sektörde kullanılmaktadır. Alternatif tıbbın ve apiterapinin en önemli ürünüdür. İlaç sanayinde ve kozmetik sektöründe sıkça kullanılmaya başlanmıştır.

Arı sütü saf olarak kullanılacağı gibi su, pekmez veya sütte çözülerek de tüketilebilir. En yaygın olan balla karıştırılarak tüketilmesidir. Bal hem biraz ekşi olan arı sütünün daha rahat alınmasına yardımcı olduğu gibi koruyucu özelliğiyle arı sütünün bozulmasını önler. Arı sütü saf haliyle buzdolabında muhafaza edilmelidir. Güneş ışığına maruz kalmamalıdır. Derin dondurucuda 2 yıla kadar bekleyebilir. Buzdolabı rafında 6 aya kadar bekleyebilir. Ama bala karıştırıldığı zaman buzdolabında değil normal olarak saklanır. Balın koruyucu özelliği sayesinde oda sıcaklığında yıllarca bozulmadan durabilir. Hem küçük çocukların balla beraber almaları daha rahattır.
Arı sütü de diğer arı ürünleri ile çok uyumludur. Beraber kullanıldığı zaman daha faydalı olur. Maksimum fayda sağlanmış olur. Arı sütü, bal, polen, propolisli karışımlar Dünya’nın her yerinde çok rağbet görmektedir.

ARI SÜTÜ NE KADAR KULLANILMALI?
Arı sütü saf olarak alınacaksa dilaltından alınmalıdır. Bir ölçek arı sütü dilaltına alınıp yutulmadan beklenir 20-30 saniye içerisinde dilaltındaki kılcal damarlar vasıtasıyla hemen emilir ve sindirilir. Arı sütünün dozajı konusunda kulaktan duyma bazı bilgilerin gerçekçi olmadığını belirtmekte yarar var.
Çok az elde edilebilen ve çok yüksek fiyatlardan satıldığı için az miktarlarda kullanılması gerektiği fazla alınınca vücuda zarar verebileceği düşüncesi yaygındır. İdeal kullanım için yetişkin kişilerde günlük kullanım en fazla 10-15 gr olmalıdır. Bir çay kaşığı 3-5 gr gelmektedir. Bununla beraber aşırı doz kullanımına bağlı yan etkiler bilinmemektedir. Verilen ölçek tecrübeyle belirlenmiş maksimum fayda için tavsiye edilen kullanım miktarıdır.
ARI SÜTÜNÜN FAYDALARI
Arı sütünün, bebek-çocuk-erkek-kadın-yaşlı yaşamlarında, Gebelikte; doğum öncesi ve sonrası süreçte ve anne karnından itibaren gelişme çağındaki çocuklarımıza pek çok yararları vardır. Zihinsel gelişim ve büyümede çok etkindir. Yaşlanmayı geciktirici, kanser tedavisi ve ağır ilaç kullanımından doğan organ bozukluklarında en önemli etken maddedir. Çocuk sahibi olmak isteyenlerin ilk başvurdukları ilaçlar arısütlü macunlardır. Yüzyıllardır tüm insanlığın ölüm hariç her derde faydalı olarak gösterdikleri besin arısütüdür.

Hastalıkla savaşanlar için çok önemli bir destektir. Kanserle ve ağır hastalıklarla mücadelede propolis ile birlikte en çok başvurulan ürünlerden biridir.
Not: Kanser tedavisi gören hastalar mutlaka doktor kontrolünde kullanmalıdırlar.

Sporcular ve egzersiz yapanlar için vazgeçilmez gıda ve doğal dopingdir.

Çocuk sahibi olmak isteyenler, iş ve yaşamlarında performans, zindelik ve verimliliği artırmak isteyenler, uzun ve sağlıklı yaşam arzulayanlar, saç dökülmesi, sırt ağrısı, sivilce gibi problemleri olanlar gibi her kesimden kullanıcıların gördükleri çeşitli önemli yararlardan bazıları şunlardır:

İYİ BİR KORUYUCUDUR: Antibakteriyel özelliğinden dolayı içinde birçok gıda bozulmadan saklanabilir.
MİDEYE KUVVET VERİR: Baldaki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve Hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer. Ve midedeki fazlalıkları dışarı atar.
KANSIZLIĞI GİDERİR: Kan yapıcı özelliğinin yanında hastalıktan yeni kalkmışlara kuvvet verir.
DAMARLARI AÇAR: Diğer şekerlerin oksine okisjen ile reaksiyona girdiğinde tam yanma meydana geldiği için kanda daha az atık madde bırakır. Kalp adelesine faaliyet ve zindelik vermesiyle Kalp Hastalarına faydalıdır.
ROMATİZMA: Romatizmal hastalıklarda haricen kullanmak hastayı kısa sürede iyileştirir.
ALERJİ: Alerjik vakıalarda pahalı ve zahmetli tedavilerin yerini alacak bir alternatif tedavidir.
AĞRI DİNDİRİCİ: Balın bilhassa buharı ağrı ve sızıyı birkaç dakika içinde dindirmeye başlar.
İŞTAH AÇICI: İhtiva ettiği A,B,C, ve diğer vitaminler ve mineraller insana zindelik verir.
DOĞAL DİŞ MACUNU: Diğer tatlı ve meyvelerin zıttı bal dişleri ve diş etlerini temizleyip parlatan bir macundur. Dişleri ve diş etlerini mikroplardan korur,ağızdaki yaraları tedavi eder.
KABIZLIK: Bilhassa sıcak bal şerbeti kabızlığı kısa sürede geçirir.
ŞİŞMANLIK: Bal içerdiği enzimler sebebiyle şişmanlığı önler. Bilhassa ılık bal şerbetinin zayıflatıcı özelliği vardır.
YARA İLTİHAP GİDERİR: Bugün modern tıpta ameliyat yaralarında bal kullanıldığı bilinmektedir. Cavanagh ve BEAZLEY adlı araştırmacılar balın laboratuar şartlarında özellikle boğaz iltihaplarında kendini gösteren Kalbi Tutacoli mikropları ile Candida Albicans isimli mantarlar üzerinde balın etkili olduğunu gözlüyorlar. İnhibin mikropların üremesini de önler.
BALGAM SÖKTÜRÜR: Balgamı keser vücudun pis rutubetini giderir.
GÖZE FAYDALIDIR: Gözün görme gücünü arttırır. Nar suyu ile karıştırılıp göze sürme gibi çekilirse gözün keskin görmesini sağlar.
KARIN AĞRISI: Karın ağrısını geçirir. Bal şerbeti karın ağrılarını çok kısa bir sürede dindirir.
İDRAR SÖKTÜRÜR: Mesane yollarını temizler. İltihabını giderir.
KÖPEK ISIRMASI’na karşı faydalıdır. Köpek ısırınca bal şerbeti içilir. Ve köpeğin ısırdığı yere bal sürülür.Kuduz ihtimaline karşı tıbbi tedbirler ayrıca alınmalıdır.
CİLDİ GÜZELLEŞTİRİR: Vücud bal ile oğulursa cilt yumuşar. Bitleri öldürür.
SAÇLARI BESLER. Saça sürülürse saçları yumuşatır. Besler,uzatır,parlaklık ve canlılık kazandırır.
NEZLEyi geçirir. Bal limonla veya sütle içilirse nezle için çok faydalıdır.
VEREM: Özellikle çiçek balı gül ile karıştırılıp sabah akşam yenirse akciğer yaraları ve vereme çok faydalıdır.
YANIKLAR: Bal zeytinyağı ve gres yağıyla karıştırılıp yanan yerlere sürülürse acı,sızı çekilmez. Yanık kısa sürede iyileşir. Yanık izi kalmaz.
VARİSe faydalıdır. Bal vücudda olan olan varis ve varis yaralarına masaj yapılarak sürülürse çok faydalıdır.
KARACİĞER: Bal karaciğer ve göğsü temizler. Baldaki ciholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir. Ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.
SARILIK: Balla salatalık rendelenerek yenirse susuzluğu giderir. Kanı temizler. Sarılığı kısa sürede iyileştirir.
Normal bir işçi arının ömrü 45 Gün iken saf arı sütüyle beslenen bir ana arının ömrü 4 yıldır,Burdan yola çıkacak olursa,insan sağlığı için önemli bir etken maddesidir arı sütü…

Polen’nin Faydaları

ArI polenİ ile mÜkemmel performans!

Polen, bilhassa beraberinde arı sütü de kullanıldığı takdirde kullanıcılarına hayal edemeyecekleri bir performansın kapısını aralar. Kullanıcılar, eğer yaşamlarına bir miktar eksersiz de katarlarsa performans artışı daha da boyutlu olur.

Ağır hastalıklarla mücadelede polen kullanımı önemli bir gıda desteği olarak ağır süreci taşımada bünyeyi destekler. Öte yandan, gelişme çağındaki çocuk ve gençlerde arı sütü ve polen kullanımı zihinsel ve bedensel gelişmelerine yardımcı olur.
Arı Poleni vitamin, mineral, protein, aminoasit… yani yaşam için gerekli pek çok unsuru en yüksek oran ve kalitede içerir.. Bitkisel yaşamın özünün özü diye adlandırılan polenin bir diğer adı ise “mükemmel gıda”dır.

İnanılmaz oranlarda esanisyel ve B vitamini zindeliğe ve karaciğer sağlığına katkı sağlar. Büyüme çağında olanlara tam ihtiyaçlarını duydukları protein ve tüm esansiyelleri (bedende üretilemeyen tüm aminositler) sağlar. En yakın takipçisinden 200 kat daha fazla antioksidandır(Kansere karşı koruyucu). Polenin bir çay kaşığında 2 kilo kemiksiz ve yağsız et ya da 12 litre sütteki kadar esansiyel bulunur.

Total sindirimi sadece 2 saat süren polen, araştırmalara göre beden tarafından en kolay hazmedilen ve içerdiği esansiyel ve gıdalarla en hızlı şekilde vücudumuzda dolaşıma giren besinlerden biridir. Öğün sonraları beden kanının önemli bir kısmının sindirimde rol oynamasıyla gelen performans kaybı, öğün yerine polen alımında yaşanmaz. Bilakis polen ile gelen ekstra performans da eklenir. Yoğun iş hayatı ve toplantıları olan işadamları ya da zindeliğe ihtiyaç duyan bilim insanları ve öğrenciler polenin bu özelliğinden yararlanmak için bazı öğünlerinde sadece polen alabilirler. Bu şekilde ihtiyaç duyulan tüm esansiyel ve besinler alınmış olurken uzun süre tokluk hissi de duyulur. Öğün amacıyla polen alımı 25-30 grama kadar çıkarılabilir.
Arı Poleninin bazı faydalarını şu başlıklarla özetleyebiliriz:
◾Yüksek Performans getirir.
◾Anabolik etkileri (32 gr ve üstü tüketimlerde) yani kas-adale yapıcı ve güçlendirici özelliği vardır.
◾Büyüme çağındakilere ihtiyaç duydukları tüm esansiyelleri barındırır.
◾İçerdiği Flavonoidler en yakın takipçilerinden 200 kat fazla antioksidan özellik taşır.
◾Çok zengin bir aminoasit ve protein kaynağıdır.
◾Protein kalitesi yüksektir.
◾B Kompleks vitaminleri yönünden çok zengindir; bir çay kaşığı kadar polen organik ve doğal bir arı ürünü olarak metabolizmanın tüm B vitaminleri ihtiyacını karşılar.
◾Günde iki-üç tatlı kaşığı(10-15 gr.)tüketimde ise tüm vitaminlerden yeterli ve yararlı düzeylerde alınmış olur, ancak C vitamini yönünden zayıf içeriklidir.
◾Tam bir mineral deposudur. İnsana gerekli tüm minerallerden yoğun miktarlarda içerir.
◾Her gün düzenli 10-15 gr kullanımla bedenimize faydalı ve yeterli olacak, organik-doğal ve zengin bir vitamin ve mineral desteği sağlamış oluruz.
ÖNEMLİ UYARI: BAHAR NEZLESİ DE DENİLEN POLEN ALERJİNİZ VARSA, BU ÜRÜNÜ KULLANMAYINIZ!

En Çok Aranan Kelimeler:

Propolis ve Faydaları

Propolis Nasıl Üretilir ve Faydaları Nelerdir

Toptan Propolis fiyatları

 

Ham Propolis 300 tlSİPARİŞ VER

Toz Propolis 350 tlSİPARİŞ VER

 

Propolis son yıllarda özellikle kanser tedavisine olan desteği yönüyle anılan ve bu konuda binlerce üniversite araştırmasına konu olan arı ürünüdür. Arıların değişik bitki ve ağaç kabuklarını çiğneyerek elde ettikleri macuna bazı enzimlerini eklemeleriyle ortaya çıkar. Antibiyotik olmadığı halde çok yüksek antibiyotik etkiler gösterebilmesi ve bu etkileri sadece enfeksiyona ya da hastalıklı dokuya yöneltmesi en dikkat çekici özelliklerindendir.

Propolis antiviral ve antibakteriyeldir. Diş sağlığı, deri hastalıkları, sindirim sistemi sorunlarının çözülmesine katkıları vardır. Pek çok zararlı bakteri ve mantar çeşidini engelleyici özelliktedir.
Anti-bakteriyel, anti-fungal(mantar), anti-viral, ateş düşürücü, antiseptik ve kolesterol düşürücüdür. Gözün yüksek basıncını azaltır.Soğuk algınlığına iyi gelir. Ağız içi sağlığı ve sindirim sorunlarının giderilmesi için kullanılır. İçeriğindeki flavonoid oranı yüksektir. Flavonoidler bilindiği gibi en güçlü antikoksidanlardandır. Propolisin araştırmalar sonucu belirlenmiş bazı faydaları şöyledir:

◦Yaraların iyileşmesini 4 kata kadar hızlandırır.
◦100 kata kadar antibiyotik etki içerdiği tesbit edilmiştir.
◦Çok güçlü antioksidandır.
◦Her gün bir kaç kez Propolis ekstarktı ile gargara yapıldığında, plak oluşumunu önler.
◦Diş eti iltihabı ve ağız içi ve gırtlak enfeksiyonlarını giderir.
◦Diş abselerine, çürüklere, ağız kokusuna karşı kullanılır.
◦Diş beyazlatılmasına yardımcı olur.
◦Sedef hastalığına iyi gelir.
◦Deri enfeksiyonlarını giderir.
◦Mantar ve zor öldürülen bakteri çeşitlerini engeller.
◦Soğuk algınlığına iyi gelmektedir.
◦Solunum enfeksiyonlarında; faranjit, kronik bronşit, nezle, burun iltihabı hastalıklarında etkin çözümdür.
◦Şampuana katıldığında saç sağlığına ve kepeğe karşı faydalıdır.
◦Sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir.(Bağırsak Paraziti, ülser, mide iltihabı..vs)
◦Kulak enfeksiyonlarına devadır.(İç kulak- dış kulak iltihapları, akut kulak rahatsızlıkları)
◦Bağışıklık sistemi bozukluklarını düzeltir.
◦İltihaplanmaların her türüne faydalarıdır.(Vajina-uterus, aseptik necrosis, iltihaplanmış yaralar.. vs.)
◦Tüberküloza denenmiş devadır.
◦Ülserlilere super etkin devadır.
◦Akut ve kronik kolite çözümdür.
Bileşik etkiler:

Propolisin tedavi edici özellikleri üzerine yapılan çalışmaların çoğu içerdiği fenolik bileşenler üzerine yoğunlaşmıştır (Flavanoidler ve kafeik asit esterleri gibi fenolik bileşikler). Araştırmalar, propolisin içerdiği aktif bileşeni izole edip etkisini test etme üzerinedir. Research has tended to isolate and test single substances in propolis. Fakat, propolisde çok sayıda bileşen bulunması nedeniyle oluşan bileşik etki, herbir bileşenin tek başına oluşturduğu etkilerin toplamından daha fazladır. Çalışmalar, propoliste bulunan flavanoidlerin etkili anti-bakteriyal aktiviteye sahip olduğunu göstermiştir, fakat izole edilip ayrılan flavanoidler, propolis ekstraktına göre daha düşük aktivite göstermiştir. Propolisin, bazı antibiyotiklerle bileşik etki gösterdiği gözlenmiştir. Bazı durumlarda, bakteri ve maya üzerindeki etkileri 100 kat artmıştır. Antibiyotik dirençli Staphylococcus ırklarında, propolis ile birlikte alınan antibiyotiklerin, bu direnci kırdıkları gözlenmiştir

Anti-Kanser Etkiler:

Propolisin etanol ekstraktının karaciğer ve mesanedeki kanserli hücreleri dönüşüme uğrattığı ve gelişmelerini önlediği bulunmuştur. Bu hücre öldürücü etkiyi sağlayan maddeler, propolisten izole edilen quercetin, kafeik asit ve clerodane diterpenoiddir. Clerodane diterpenoid, tümör hücrelerine karşı seçici bir öldürücü etki gösterir.Propolisin, ayrıca, yumurtalık kanseri hücrelerini ve hücre bölünmesini durdurucu etkileri olduğu bulunmuştur. Ayrıca, göğüs, cilt, kolon ve böbrek kanseri hücreleri gibi insan tümör hücre kültürleri üzerinde öldürücü etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bu etkileri oluşturan bileşenin kafeik asit fenetil ester olduğu belirlenmiştir.Propolisden izole edilen Artepillin C, insan mide kanseri hücreleri, insan gırtlak kanseri hücreleri kolon kanseri hücreleri üzerinde hücre öldürücü etki göstermiştir. Kafeik asit esterlerinin tümör oluşumunu kimyasal olarak engellediği görülmüştür. Bu etki, kanserli hücrelerin gelişimini sağlayan genler üzerindeki seçici toksik etki ile gerçekleşmektedir.

Antioksidan Etkiler : Propolis içerisinde yoğun olarak bulunan flavanoidler, çok güçlü antioksidanlardır. Antioksidanlar, serbest radikalleri sönümleme özelliğine sahiptirler, böylece lipidleri korurlar ve C vitamini gibi diğer bileşiklerin oksitlenmesini ve yıkılmasını engellerler.

Kalp-Damar Etkileri : Yoğunlaştırılmış propolis ekstraktının, kan basıncını düşürdüğü, sakinleştirici etki yarattığı ve serum glikoz oluşumunu sağladığı bulunmuştur. Propolisde bulunan dihidroflavanoidlerin kılcalları kuvvetlendirdiği ve antihiperlipidemik aktivite oluşturduğu belirlenmiştir. Ayrıca, propolisin, karaciğeri alkole ve tetraklorüre karşı koruduğu tespit edilmiştir.

Propolisin antikor oluşumunu tetiklediği ortaya konmuştur. Bir ABD-Polonya ortak çalışması sonucunda , antikor üreten dalak hücrelerinde, kontrol hücrelerine göre 3 kat daha fazla antikor üretildiği bulunmuştur. 24 saat sonra enjekte edilen 2. doz sonrasında etki daha da artmış, fakat daha ileriki dozlarda etki azalmıştır.

Anestezik Etkileri : Propolis ve bazı bileşenleri anestezik etki göstermektedir. Yapılan deneyler sonucunda, propolisin, kokainden 3 kat, prokainden ise 52 kat daha güçlü anestezik etkiye sahip olduğu ortaya konmuştur. Anestezik etkinin, propolisteki, pinocembrin, pinostrobin ve kafeik asit esterleri sayesinde gerçekleştirildiği belirlenmiştir.

Cilt Hastalıklarına Etkileri:Propolisin, mantar ve athlete’s foot gibi cilt hastalıklarından sorumlu olan maya ve mantarları etkili bir şekilde engellediği belirlenmiştir. Bu organizmalara karşı etki gösteren propolis bileşenleri, flavanoidler ve kafeik asit türevleridir.Bu anestezik etki, propolisin neden yüzyıllardır boğaz ağrısı ve ağız yaralarının tedavisi için kullanıldığını açıklamaktadır. Dişçilik alanında propolisin anestezik malzeme olarak kullanımı Avrupa’da patentlenmiştir.

Bağışıklık Sistemine Etkileri : Yapılan deneylerde propolisin immün tepkiyi tetiklediği belirlenmiştir. Yakın zamanda Japon araştırmacılar, propolis ekstraktının, insanda, bağışıklık fonksiyonlarına bağlı olarak makrofaj aktivasyonu sağladığını göstermişlerdir. Propolis sitokinleri oluşturan bağışıklık hücrelerini aktive eder. Bu sonuçlar propolisin anti-tümör etkisini açıklamaya büyük ölçüde yardımcı olur.
Propolis’in Kaynakları:
•Bitki salgıları
•Pinus spp.(Çam)’ nin reçineleri
•Betula spp.(Huş)
•Populus spp.(Kavak)
•Aesculus hippocastanum (At kestanesi)
•Salix spp.(Söğüt)
•Alnus spp.(Kızılağaç)
•Abies spp.(Göknar)
•Prunus spp.(Erik)
•Ulmus spp.(Karaağaç)
•Quercus spp.(Meşe)
•Fraxinus excelsior (Dişbudak) vs.

Propolis, bal ve yağ ile karıştırıldığında dış yaralar için mükemmel bir pomat oluşturur. Bu ürünün antiromatizmal etkisi de saptanmıştır. Propolis, içerdiği sağlık yönünden çok önemli aktif maddeler nedeniyle genel vücut direnci ve sağlığının korunmasında ve alternatif tedavide gittikçe daha çok yer bulan emsalsiz bir maddedir.

Propolisin Tarihçesi

Propolis insanoğlu tarafından binlerce yıldır kullanılmaktadır. Günümüzde ise artan bir popularlik kazanmıştır. Arılar propolisi milyonlarca, insanlarsa binlerce yıldır kullanmaktadır. Arılar ve insanoğlu propolisi yararlı ve faydalı bulmaktadır. İnsanlık için bu reçinemsi yapının keşf edilen yararları henüz çok az kalmaktadır.Propolis geçmiş dönemlerden beri çeşitli amaçlarda özellikle tıpta kullanılmaktadır. Eski yunan yazıtları bu maddeyi iltihaplanan yaralar ve çürükler için kür olarak tanımlarken Roma’da yara üzerine konulan lapa benzeri karışımın yapımında pratisyenler tarafından kullanılmaktadır. İbranice eski vasiyetnamelerde tzori olarak geçmektedir ve terapetik özellikleri ile anılmaktadır. Avrupa’daki 12 yy kayıtları propolisin medikal preparatlarının ağız ve yara enfeksiyonlarının tedavisi ve diş sağlığı için kullanımından bahseder.

Özellikleri

Propolisin güçlü antimikrobiyal aktivitesinden dolayı, propolis doğal antibiyotik olarak bilinir. Yapılan birçok sayıda araştırma da propolisn yüksek antimikrobiyal olduğunu göstermiştir. Propolisin MRSA da dahil olmak üzere 21 tür bakteri üzerinde, 9 tür mantar üzerinde, Giardia’nın da dahil olduğu 3 protozoa türü üzerinde ve Herpes ve Influenza’nın da dahil olduğu geniş yelpazeli virüsler üzerinde inhibitör etkisi bulunmuştur.Bunların dışında ayrıca propolisin geniş ölçüde tedavi edici özellikleri vardır. Bu özellikler arasında antikanser etki, antioksidan etkis, yara kapama ve doku tamir etkileri, sindirim sistemi etkileri, deri enfeksiyonları etkisi, anti,-inflamatory etki, anastezik etki, bağışıklık sistemi etkileri, kalp-damar sistemi etkileri ve diş sağlığı etkisidir.Propolis içerisindeki flavanoid seviyesinin yüksek olmasından dolayı, bu ürün insanlarda oksijen radikallerine karşı yakalayıcı olarak görev görür. Ayrıca ilginç olarak vitamin C’nin okside olarak zarar görmesini engeller.Klinik çalışmalar propolisn bronşit ve benzeri rahatsızlıkların, influenza ve herpes, deri mantarları, diş ve diş eti rahatsızlıklarında, ülser, yanık ve abselerde, kulak enfeksiyonlarında, giardi ve kolitde, vajinal ve servikal rahatsızlıklarda etkili olduğunu göstermiştir.
Propolis ve propolisli ürünlerin kontaminasyon ve kısa raf ömürlülüğü gibi problemleri olmamaktadır. Bu durum propolisin antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinden dolayıdır.
Propolis Üzerinde Yapılan Önemli Bazı Deneyler:

Kulak Enfeksiyonları:

İç kulak iltihabı, dış kulak iltihabı ve benzer kulak rahatsızlığı olan 126 hasta üzerinde % 5- 10 propolis çözeltileri denenmiştir. Bütün rahatsızlıklar için propolisin iyileştirici etkisi olduğu belirtilmiştir (Matel ve ark. 1973). Propolis ayrıca kulaktaki akut rahatsızlıklara karşı da pozitif etki göstermiştir.

Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları:

Bağırsak paraziti şikayeti olan 138 hastaya % 10-20’lik propolis ekstraktı uygulanmıştır. Çocuklarda düşük dozun tedavi edici etkisi olduğu gözlenmiştir. Yetişkinlerde ise % 20 lik propolis ekstraktının, tinidazol ve anti protozoa ilaçlarıyla aynı dozda etki gösterdiği bulunmuştur. Propolis, Danimarka’da ülser ve Crohn hastaları üzerinde denenmiştir. Propolis ekstraktının ülser üzerinde etkili olduğu fakat Crohn hastalığına etkisi olmadığı bulunmuştur.

İltihaplanmalar

Aseptik necrosis hastası olan 22 hastaya düzenli olarak propolis enjekte edilmiş, 32 hastaya ise aynı şartlarda normal tedavi uygulanmıştır. Propolis tedavisi uygulanan hastalarda diğerlerine göre belirgin gelişmeler gözlenmiştir. Vajina ve uterus iltihaplanması şikayeti olan 90 hastaya % 3’lük propolis etanol ekstraktı uygulanmış ve % 50’den fazlasında olumlu gelişmeler sağlanmıştır.

Tüberküloz

Eski Sovyetler Birliği’nden V.H. Karinova ve E.l. Rodionova farklı türlerde ve aşamalardaki 135 tüberküloz hastasıyla çalışmışlardır. Hastaların yaş aralığı 6 ile 50 arasındaydı. Hastalara, alınan tepkiye göre, günde 3 kez 4 ile 10 ay arasında propolis uygulanmıştır. Çalışma sonucunda 12 hasta haricinde bütün hastaların iyileştiği gözlenmiştir. Bu 12 hastanın ise böbrek tüberkülozu olduğu tespit edilmiştir.

Ülser

Romanya’da Dr. A. Vasilca ve Dr. Eugenia Milcu propolisin ülser üzerindeki tedavi edici özellikleri üzerinde çalışmışlardır. 34 kronik ülser hastasına 4 hafta boyunca propolis ekstraktı verilmiştir. 28 hasta tamamen iyileşirken 6 hastada önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bazı hastalara doku biyopsisi uygulanmış ve propolisin yenileyici etkisi gözlenmiştir.

Mitoz

N. Popovic ve N. Oita adındaki Romanyalı medikal araştırmacılar, propolisin hücre bölünmesi üzerindeki etkileri ile ilgili bir bildiri yayınlamışlardır. Araştırmacılar, dokunun hiçbir zaman tamamen kanserli hale gelmediğini, her zaman sağlıklı hücrelerin bulunduğunu ve normal hücrelerin aktivitelerinin kanserli hücreler tarafından etkilendiğini belirtmişlerdir. Propolisin, kanserli hücreleri durdurarak, normal hücrelerin aktivitesini arttırdığını ve dokunun normal hale gelmesini sağladığını ortaya koymuşlardır.

Kolit

Bulgaristan’dan Dr. S. Nikolov ve arkadaşları, propolisin akut ve kronik kolit üzerindeki etkisini incelemişlerdir. Çalışmaya, yaşları 20 ile 65 arasında değişen 45 hasta katılmıştır. Hastalara günde üç defa yemeklerden önce propolis ekstraktı verilmiştir. Sonuçta toplam 43 hastada olumlu sonuç elde edilmiştir. Bunlardan 26’sında çok iyi, 12’sinde iyi kalanları ise memnuniyet verici şekilde iyileşme gözlenmiştir. Sadece iki hastada herhangi bir gelişme gözlenmemiştir. Çoğu hastada yedinci günde iyileşme başlamış ve ondokuzuncu ya da yirminci günde tamamen iyileşme görülmüştür.

Bağışıklık Sistemi

Propolisin en çok araştırılan ve yaygın olarak kabul edilen özelliği bağışıklığı arttırıcı özelliğidir. Propolis, doğal, salgı bezlerini aktive eden geniş spektrumlu antibiyotiktir. Propolis sadece enfeksiyonları engelemenin yanında, onları vücuttan temizler.

Çok sayıda deneyle ortaya konduğu gibi, propolis, bakterileri, virüsleri, mantarları ve hatta penisiline dayanıklı staphlococcus’u ortadan kaldırır.
Propolis virüslere karşı çok güçlüdür. Bu etki propoliste bulunan bioflavanoidlerin koruyucu etkisi sayesinde gerçekleşmektedir. Virüsler, proteinlerin dış kısmına yerleşirler. Eğer engellenmezse, bu tehlikeli ve enfekte edici madde taşıyıcı organizmada serbest kalır. Maalesef, böyle bir durumda, enzimler sayesinde protein dış kısmını parçalarlar ve böylece zararlı madde istem içerisine yayılır. Sistemde propolisin bulunması durumunda ise bu durum gerçekleşmez. Bioflavanoidler, proteinin dış kısmını parçalayan enzimleri inhibe eder ve viral maddeyi içeriye hapseder. Aynı flavanoidler, virüsün etrafını kaplayarak aktivitesini engellerler. Bioflavanoidlerin varlığında, taşıyıcı, virüslere karşı bağışıklık kazanmış olur.

Diğer bir yol ise propolisin fagosite aktivitesini güçlendirerek bağışıklık sistemine yardımcı olur. Fagositler, mikroorganizmaların etrafını sarar, içine alır ve sindirerek ortadan kaldırırlar. Propolis sayesinde gerçekleşen bu etki, birçok Sovyet ve Avrupalı bilim adamı tarafından gözlenmiş ve yayınlanmıştır.
PROPOLİS KALİTESİ

Propolis kovandan çıkarıldığında taş sertliğindedir. Bu durumda içeriğinde yüzde 40 oranında balmumu, yüzde 15-20 oranında ise toz ve diğer artık materyaller bulunur. Kovandan çıkışı ardından kullanıma hazırlanması iki şekilde olabilir:

1-Reçinemsi Toz Hali: Derin dondurucuda tutularak kristalize edilip ardından kırıcı bir makinada çekilerek toz haline getirilir. Bu aşamadan sonra yüzde 10 civarında silisyum dioksit katılarak içindeki balmumu nedeniyle yapışması önlenir veya birbirine yapışan balmumu nedeniyle macun şeklini alır. Kapsüllere konarak ya da 70 derecede alkolde çözerek kullanılması mümkün olabilir. Kullanıma bu şekilde sunulan ürünün kalitesi sadece içeriğindeki aktif maddenin oranına göre belirlenir. İçeriğinin yalnızca küçük bir oranı propolisin etkin maddelerini içerir.

2-Propolis Ekstraktı: İlk haldeki Propolis işlemden geçirilip damıtılarak içeriğindeki balmumu ve diğer başka materyallerden arındırılır. Ayrıca etkin maddeleri temel alınarak saflaştırma işlemine devam edilir. Böylece propolis ekstraktı ortaya çıkar. Uygulanan prosedüre Yüzde 70 saflıktan yüzde 96 saflığa kadar değişik saflıkta ekstraktlar elde edilebilir. Propolis ekstraktında saflık ve etkin madde oranlarının gözönüne alınmasıyla kalite kategorisi belirlenir. Saflık derecesi ve içeriğiyle (çekilmiş propolise göre) 3 kattan 7 kata kadar daha etkin olabilir.

kullanim Şeklİ ve saklama koŞullari:

Oda Sıcaklığında Muhafaza Ediniz.

Propolis oda sıcaklığında 18 ay boyunca besin değerini ve özelliklerini korur.

Kullanım Dozajları:!

Genel Kullanım amaçları için günlük doz olarak propolis ekstraktlarından 2 gram alınabilir. Salgınlar, hastalık ve enfeksiyonlarla mücadele dönemlerinde bu dozlar 2-3 misline kadar artırılabilir.

Çocuklar için ise 1-3 yaş arasında günlük doz 250 mg(Çay kaşığının 8’de 1’i)3-6 yaş arasında ise çay kaşığının dörtte biri (500 mg), 12 yaşına kadar günlük bir gram ve 12 yaşından büyüklerde ise yetişkin dozları kullanılabilir.

Kullanım Şekilleri..

Su içinde tüketim ve kullanım: Ağız sağlığı için ekstraktından yarım litre suya bir tatlı kaşığı konup çalkalayarak bu sıvı ile gargara yapılabilir. Yine aynı sıvıdan sabah akşam birer yudum alınabilir. Bu sıvı kahve ya da meyve suyu gibi içeceklere de katılarak tüketilebilir.

Ekstraktın toz halinde kullanımı: Zevke göre propolis dozu direkt bala ya da yoğurda katılarak alınabilir.

Propolis şurubu: 75 gram bal, 5 gram propolis ekstraktı ve 20 gram ılık su karıştırılarak propolis şurubu yapılabilir.

Bal-arı sütü-polen-propolis karışımı: 1 kg bala 200 gram arı sütü, 200 gram havanda dövülmüş polen, 50 gram propolis ekstraktı katılarak yaz-kış tüketilebilecek, soğuk algınlığından, iltihabi hastalıklardan korunum veren, yaşama enerji ve gençlik katan bir iksir hazırlanabilir.

Deri üzerindeki sorunlu bölgelere (yara, yanık, siğil, sivilce, iltihap vb.) önce bala sonra propolise temas edilip parmaklar arasında yayılarak doğrudan tatbik edildiğinde en güçlü merhemlere oranla 4 kat daha hızlı iyileşme gözlenir.

Eğer, ılık su-süt karışımına 10 gram polen (iki tatlı kaşığı), 2 gram (silme tatlı kaşığı) propolis, arzuya göre biraz bal eklenip karıştırarak yavaş yavaş tüketilirse baş ağrısı, yorgunluk, stres ve gerginliğe ya da hastalık ve sakatlanmalardan kaynaklanan ağrı ve sızılara karşı terapik etki sağlar. Ağrıları dindiren etki göstermesi yanı sıra ılık sıvı halinde bu kullanım ağız-içi sorunları ve sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir.

Şampuana katılarak kepeğe karşı ve saç sağlığı için kullanılabileceği gibi tüm ten yüzeyine şampuan vasıtasıyla nüfuz ettirerek genel deri sağlığı amacıyla da kullanılabilir.

Çocuklarınıza Sevecekleri Karışımlar İçinde Veriniz..

Propolisin saf halinin toz halinde ya da ekstrakt halde tadı çocukların hoşuna gitmez. Çocuklarımıza yukarıda örneği verildiği gibi bal içinde karıştırarak verebileceğimiz gibi, hoşlarına gidecek daha başka karışımlar da sozkonusu olabilir. Örneğin pekmez-yoğurt-propolis ya da reçel-propolis-ekmek gibi.

Yan Etkileri

Saptanmış herhangi bir yan etkisi gözlenmemekle birlikte, yukarıda belirtilen dozların çok üzerinde kullanımları önerilmemektedir.
Son Bir kaç yıldır Gerek amerikada gerekse türkiye Propolis in faydaları hakkında ,yapılan araştırmalara gire,Türkiyede Ve Dünyada sıkça Görülen Meme Kanserine Karsı son derece etkileyici Bir tedavi Yöntemi Olduğu Görülmektedir…

En Çok Aranan Kelimeler:

Süzme Bal

Süzme Bal,kovandan alınan çerçeve şeklindeki petekli balların manuel veya otomatik olarak çalışan bal süzme makinelerinde balın petekli gözlerden alınıp bir kaç saat dillendirildikten bal sağma makinelerinden süzülüp bal tenekelerine veya bal dinlendirme kazanlarına boşaltılır.
En son olarak da bal tenekelerinden veya bal dinlendirme kazanlarından kavanozlara doldurulup sofralarımıza kadar gelen şifa kaynağı bir ürünümüzdür.

Balların renkleri üretildiği yerin flora özelliğinden bazen koyu bazen açık renkte olabilir. Balın rengi elde edildiği kaynağa göre büyük varyasyon gösterir.Ayrıca balın ısıtılması ve uzun süre açıkta bekletilmesi balın rengini değiştirir.
Balın bünyesi ya da akıcılığa karşı koyması denilen viskozite bal içinde mevcut su oranı ile ilgili yakında ilgilidir. Bal ısıtılarak su oranı azaltılabilir.
Balın polarize ışığı sağa veya sola döndürmesi balın kaynağına göre farklılık arzetmektedir. Çiçek balı sola-Salgı balları ışığı sağa döndürmektedir. Sakkaroz denilen çay şekeri de ışığı sağa döndürür.Bu özellik sahte balların ayrılmasında yardımcı olur.

Organik Üretim Balllarımız

Petek Li Yayla Balı kg Fiyatı:40 tl 1 kg

Süzme Yayla Balı:Teneke Fiyatı :600 tl 26 kg

Karakovan Yayla Balı:150 tl 1kg

 

Şekerli Ballarımız

Petek Balı :1 kg 15 tl

Süzme Bal:26 kg 350 tl

 

Trakya Bölgesi Ayçiçek Balı

26 kg  ayçiçek balı 300 tl

Mugla Yöresi Çam Balı

26 kg 350 tl

 

En Çok Aranan Kelimeler:

Petek Bal

Arıların dışarıdan topladıkları nektarları ,kovanın içine konulan hazır temel petekleri kabartarak doldurdukları veya kendileri tarafından oluşturulan peteklerin içine depoladıkları arı balı dır. Bal,kovanda petek balı olarak alınır.Pazarlama durumuna göre petek veya süzme olarak satılır. Arı balı tamamen arıların oluşturduğu petek baldır.

Petek balı her zaman tazeliğini korur ve kovandan sağımı yapıldığı gibi vitrinlerde güzel ve görünümüyle insanları cezbeder.
Arıcılıkta önemli olan bu petek balının üretiminde kullanılan temel peteğin doğal olması ve bal döneminde arıcıların arıya şeker vermemesidir.

En Çok Aranan Kelimeler:

Kestane Balı

Alman bilim adamlarının yaptıkları araştırma ve deneyler, kestane balının vücut ve cilt yaralarını iyileştirme ve tedavi etmede antibiyotiklerden daha etkili olduğunu ortaya çıkardı.

Kestane balı olarak adlandırılan bu bal, birçok antibiyotiğe karşı direnç kazanmış bakterilerin bulaşık olduğu kronik yaraları bile birkaç hafta içinde tamamen iyileştiriyor, diyor Bonn Üniversitesi tıp uzmanları.

Birçok bakterinin antibiyotiklere direnç kazanmasından sonra balın iyileştirici etkisi yeniden keşfedildi. Ancak uzmanlar, insanların özel işlemden geçirilmemiş doğal balla kendi kendilerini tedavi etmemeleri konusunda uyarıyorlar. Nitekim özel olarak hazırlanmayan ballarda bakteri sporları bulunabiliyor.

Eski Mısırlılar bile balın yaraları iyileştirici etkisinden haberdardı. İkinci Dünya Savaşı’nda da askerlerin yaraları ballı sargılarla iyileştirilmişti.

Bonn Üniversite Kliniği’ndeki çocuk doktorları tıbbi balı yaraların tedavisinde kullanıyorlar. Ölü doku bal tedavisiyle kısa sürede yenilenmekte, ayrıca sargılar kolay değiştiği için yeni oluşan cilt tabakalarına zarar gelmiyor.

Balın antiseptik bir etkisi var. Arılar bal üretirlerken glikoz oksidaz enzimini ilave ediyorlar. Bu enzim ise balın içindeki şekerden az miktarda hidrojen peroksidin üretilmesine yol açmakta.

Balın içindeki hidrojen peroksit durmadan yenilendiği için de yaralardaki bakterilerin öldürülmesi için az miktarda kestane balı yeterli olmakta. Ayrıca kestane balı, kanın temizlenmesine ve kemiklerin kuvvetlenmesine yardımcı olur.

Kestane balının faydalı olduğu hastalıklar ve sağlık sorunlarını şu şekilde sıralamak mümkün:
– Adalelerde ağrı, titreme, uyuşma,
– Ağrı ve sancılar,
– Ağız yaraları,
– Akciğer hastalıkları,
– Bademcik iltihabı,
– Bağırsak gazı ve iltihabı,
– Baş, göğüs, karın ağrıları,
– Baş dönmesi,
– Bel ağrıları,
– Beyin hastalıkları,
– Felç ve sinir hastalıkları,
– Cilt bozukluğu ve cilt lekeleri,
– Cinsel gücü artırma,
– Damar sertliği,
– Damar tıkanıklığı,
– Göz ve görme problemleri,
– Halsizlik,
– Hazımsızlık,
– Hafıza sorunları,
– İştah sorunları,
– Kabızlık,
– Kalp çarpıntısı,
– Nezle ve grip hastalığı,
– Öksürük,
– Nefes darlığı,
– Astım hastalığı,
– Romatizma ve siyatik,
– Sarılık hastalığı,
– Sedef hastalığı.

Son Eklenenler
Yorumlar
Reklam