Posted on

Propolis Faydaları

propolis

PROPOLIS HAKKINDA ARAŞTIRMALAR
Diş Uygulamaları
Propolisin plak oluşumu ve dişeti iltihabı üzerindeki etkilerini incelemek üzere 60 öğrenci gruplara ayrılmıştır. Sonuçlar, propolisin oral hijyeni sağlamada yardımsı uygulama olarak faydalı olduğunu göstermiştir.

propolis
Klinik çalışmalar, propolis ağız yıkama çözeltisinin (1:5 su ile seyreltilmiş) diş eti kanaması ve periodontal rahatsızlıklarda önemli gelişme sağladığını göstermiştir. Hastalar, plak oluşumu ve dişeti ağrısı açısından değerlendirilmiştir.
Bir klinik çalışmada, propolis ve çinko oksitle hazırlanan dolgu, 150 hastanın diş oyuklarına indirekt olarak, 50 hastaya ise direkt olarak kaplanmıştır. Sonuçlar, propolisle hazırlanan dolgunun çinko eugenat ile aynı etkiyi gösterdiği ve kalsiyum hidroksit bazlı dolgulardan daha iyi iyileştirici etki gösterdiği ortaya konmuştur.

proplis
Propolisin, diş eti kanaması ve oral mukoza üzerindeki etkilerini incelemek üzere yapılan klinik çalışmada ise, yara izi kalması açısından daha olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Bir diğer çalışmada ise diş eti iltihaplanmasında da benzer sonuçlar elde edilmiştir. Propolisin kemik yenilenmesi ve anestezik etkilerinden dolayı kanal tedavisinde kullanılması tavsiye edilmiştir.

Posted on

Arı Satışlar

Adana,Adıyaman,afyon,ağrı,Ankara,Bursa,Balıkesir,Bayburt,batman,Kastamonu,Zonguldak,Giresun , Trabzon, ordu,Van, Bingöl,Bitlis ,Tunceli , Elazığ, Malatya, Erzurum bölgesi ari satışlarımız nişanın ilk haftasında dağıtılacaktır,ırklar,karniyol Kafkas, İtalyan, Belfast ve Anadolu irklatidir, SİPARİŞLER İCİN İRTİBAT NUMARALARİMİZDAN BİLGİ ALABİLİRSİNİZ.

arı satıanlarKovanlı veya Kovansız Arı satışlarımız mevcuttur,ana arı üretimimiz mevcut olup ana arılarımız,genc ve verimli ırklardan oluşmaktadır,

arı satan firmalar

Ana Arı Yenileme

ana arı

ANA ARI YENİLEME

Normal şartlarda bir bal arısı kolonisinde bir adet ana arı bulunur. Ana arı vücut ölçüleri bakımından, işçi arı ve erkek arılardan daha farklıdır. Kanatlar, karın kısmının yarısına kadar uzanır. Baş ile karın arasında bulunan göğüs daha geniştir. İşçi arıların geçebileceği ana arı ızgarası aralığından ana arı geçemez. Yumurta bırakmaya başlayan ana arıların vücutları, erkek arıların vücudundan daha uzun ve geniştir.

Kafkas ana arı

Ana arılar, kovan rahatsız edilmediği zaman daima yavrulu petekler üzerinde bulunur. Ana arılarda mide, işçi arılardan daha küçüktür. Ana arılarda polen sepetleri, süt bezleri ve mum salgı bezleri yoktur. Dil daha kısadır. Anteni oldukça uzundur. Ok uçları kıvrık ve küt bir iğneye sahiptir. Ana arı iğnesini kaybetmez, rakip ana arıları etkisiz hale getirmek için kullanılır.

Koloni yeni bir ana arı değiştirme ihtiyacını aşağıdaki nedenlerden dolayı duymaktadır.

Kolonin anasız kalması

Ana arını yaşlı olması

  • Oğul verme içgüdüsü

 

YENİLEME TEKNİKLERİ

Teknik  arıcılıkta ana arı yenilemenin doğal şartlara uygun olarak yapılması gerekmektedir.

Kolonilerde ana arı uygulama nedenleri:

1.Kovandaki ana arının yaşlanması veya ölmesi halinde, fazla zaman kaybetmeden yaşlı ana arı yerine genç, çiftleşmiş ana verilmelidir. Koloni uzun bir süre anasız kaldığında, yeni ana arının koloniye kabul ettirilmesi çok zor olmaktadır. Bu nedenle mümkün olduğunca hızlı bir şekilde koloniye ana arı uygulanmasıdır.

2.Verimsiz ana arıların yenilenmesi zorunludur. Zira bir arıcını arılığında bulunan kovanlarının hepsinden yeterli ürün alabilmesi, kovanlarda buluna verimsiz ana arıların değiştirilmesiyle ile mümkündür.

 

Bir ana arının verimsiz oluşunun sebepleri şunlardır:

  • Irk özelliği
  • Yaşlı oluşu
  • Hastalıklı oluşu
  • Genetik olarak akrabalı yetiştirilmiş olması
  • Yeterli döllenmemiş olması
  • Ana arı üretimi yapılırken kullanılan larvaları gelişi güzel seçilmesi ve bu nedenle ana arıların küçük yapılı olması

3.Arıcının kolonileri çoğaltmasının en iyi yöntemi, doğal arı yerine, teknik(suni) oğul üretimidir. Suni oğul üretimi, çiftleşmiş genç ana arılar kullanılması suretiyle yapılmalıdır. Çerçeveli oğul arı üretiminde yapılan uygulamadan %yüz sonuç alınabilmesi için ana arı verebileceği kolonilerde her yaşta işçi arı ve yavru arı bulunmalı, ana arı memesi yada ana arı olmamalıdır.Oğul üretimi çerçeveli, yavrulu ve arılı olabileceği gibi sadece paket arı şeklinde yapılabilir. Bu şekilde yapılan suni oğul üretiminde, genç çiftleşmiş ana arı kullanılır.

Yavrulu ana arılı çerçeve ile oğul üretiminde koloni biyolojisine uygun şekilde yavru tertibi göz önüne alınarak oğul alma işlemi gerçekleşir. Yavrulu çerçeveler aynı sıra ile yeni ana arı verilecek kovana nakledilir.

Teknik olarak bir oğul en az 5 çerçeve olmalıdır. Bu 10 ile 12 bin işçi arı demektir.

arıcılık

Kovanlarında genç ana arı bulunduran arıcılar, kullandıkları ana arılarda kalite ve verimlilik faktörünü göz önüne aldıklarında çok iyi sonuçlar elde etmektedir.

Bu konuda arıcılara faydalı olabilecek uygulama ve gözlemlerimiz şunlardır:

Kışı Akdeniz Bölgesi yada diğer sıcak sahil bölgelerinde geçiren arıcılarımız, kış kayıplarını telafi etmek amacıyla 3-4 çerçeve ile bölme yaparlar. Genç ve sağlıklı an arı kullanılarak yapılan bölmeler ile kış kayıpları telafi edilir. Mevcut arılar ile yaylaya çıkılır. Yaylada görülen sonradan yapılan bölme kolonileri çok iyi geliştiği ve daha fazla ürün topladıklarıdır. Bunu gören arıcılar yaz aylarında bölme yapmaya başlamışlardır.

Posted on

Türkiyede Arıcılık ve Sorunları

arı satısı

Türkiyede Arıcılık ve Damizlik Ari Sorunu

 

arı satısı

  • Türkiye Arıcılığının Mevcut Damızlık Yapısı
  • Türkiye’de Koloni Verimi Çok Düşük
  • Dünya’da 50 milyon bal arısı kolonisi var ve toplam bir milyon ton bal üretilmektedir.
  • Türkiye 5,3 milyon koloni varlığı ile Çin’den sonra Dünyada ikinci ülke konumundadır.
  • Dünya bal ticareti 350.000 tondur. Türkiye Dünya bal ticaretinde yer alamamaktadır.
  • Türkiye 2008 yılında bal ithal etmiştir.
  • Önlem alınmasa gelecek yıllarda da bal ithalatı söz konusu olabilir.
  • Çin’de koloni başına verim 48 kg. Kanada, Avustralya gibi ülkelerde verim Çin’den de yüksek. Arjantin, Meksika, Ukrayna ve ABD de verim 25 kg’ ın üstündedir.
  • Dünya koloni verim ortalaması 20 kg. (FAO 2010).
  • Türkiye’nin koloni başına bal verimi 15 Kg dır. Ve çok düşüktür.
  • Türkiye Beş Ayrı Arı Irkını Barındırıyor
  • Türkiye’nin 7 ayrı iklim bölgesin de, 12.000 bitki çeşidi bulunuyor.
  • Bunların takriben üçte biri ballı bitkiler.
  • Arı bilimcileri Bodenheimer, F.Rutner, Br. Adam ve pek çok Türk araştırmacılara göre Türkiye’de beş ayrı bal arısı ırkı mevcut.
  • Rutner’in Ortadoğu Arı Irkları Haritası
  • Her Irk Kendi Bölgesinde Verimli İdi.
  • arıcılık
  • Gezginci arıcılık başlamadan önce Türkiye’de Kafkas, Anadolu, Muğla, Suriye ve İran Arı Irkları kendi bölgelerinde yaşıyorlardı. Ve kendi ekolojilerinde verimli idiler.
  • Her ırk kendi bölgesinin ikliminde ve bitki örtüsünde on binlerce yıl yaşamış, olumsuz iklim şartlarına dayanabilmiş, hayatta kalabilmişlerdi.
  • Orijinal anadolu Arısı Arılığı Kapullu köyü Beypazarı Ankara
  • Orijinal Kafkas Arısı Arılığı Uğur Köyü Camili Borçka Artvin
  • Türkiye’de Doğal Arı Irkları Kaybolma Sürecine Girdiler
  • Şimdiler de saf ırklar kolay bulunamamaktalar.
  • Diğer yandan bu doğal arı ırkları arıcılığı geliştirmek, koloni başına verimi yükseltmek için elde mevcut en önemli ve son kaynaklardır.
  • Türkiye arıcılığı bu genetik çeşitlilikten yararlanamamış, tam tersine onlarca nesil birbirleri ile melezlenen ırkların verimsiz melezleri ile arıcılık yapma zorunda kalmıştır.
  • Koloniler kamyonlarla bölgeden bölgeye, binlerce kilometre uzaklara taşınmaktadır.
  • Yirmi- Otuz kuşak Melez Koloniler Oluştu (Genetik Kirlilik)
  • 60 yıldır sürdürülen gezginci arıcılık nedeni ile saf ırklar kendi coğrafyalarında bile melezleştiler.
  • Şu anda arıcıların ellerinde 20 –30 kuşak melez koloniler bulunmaktadır.
  • Melezlenme, gezginci arıcılık, arı ticareti, yanlış Ana Arı üretimi ve satışı ile artarken, yurt dışından gelen yabancı ırklarda melezlenmeyi artırmaktadır.
  • Şimdilerde üç milyona yakın koloni yılda 3-5 kez yer değiştirerek arıcılık yapılmaktadır.
  • Türkiye’de arıcıların göç yolları. Üç milyona yakın koloni sürekli gezdirilmektedir

Gezginci Arıcılık:

gezginci arıcılık

1950’li yıllardan itibaren ulaşım imkânlarının gelişmesi ile başlayan gezginci arıcılık sisteminde, arıcılar, arılarını nerede taze çiçek varsa o çiçeklerden bal üretmek için taşımaya başladılar. Arıcılar bu işi daha da ileri götürerek, bir bölgenin arısını başka bölgelerde kışlatmaya başladılar.

Bal arısı üreme biyolojisine göre ana arılar kendi kovanının erkek arıları ile döllenmezler. Kovanlarından birkaç Km uçtuktan sonra feremon hormonu salgılarlar. Bu hormonu algılayan başka kovanların erkek arıları ile döllenirler. Gezginci arıcılık düzeninde arı biyolojisinin gereği değişik ırkların kolonileri birbirlerini dölleyerek melezleştiler.

gezginci arıcı

Şimdilerde yılda üç milyona yakın koloni yılda 3-5 kez yer değiştirerek arıcılık yapılmaktadır.

Melezlenmenin boyutu her geçen yıl katlanarak artmaktadır.

Gezginci arıcıların ellerinde ırk özelliklerini kaybetmiş, çok oğul veren hırçın bal yapmayan koloniler oluşmuştur.

Arı Ticareti

Eylül ve ekim aylarında Çam Pamuklu Koşnilinin (Basra Böceği) salgısından bal yapan Muğla Arısı Dünya’nın en hızlı gelişen arısıdır. Bu arı ilkbahar ve yaz aylarında bal stoklamaz, sürekli yavru yapar. Bu arının genetiğinde ilkbahar ve yaz ayları çoğalma, Eylül Ekim aylarında Basra’dan bal yapma davranışı vardır. Bu arı on binlerce yıl böyle yaşamış ve genetik şifresi böyle oluşmuştur.

arı ticareti

İlkbahar ve yaz aylarında gelişme hızı yüksek olan bu arı Ege Bölgesi’nden arı tüccarları tarafından satın alınarak Türkiye’nin diğer bölgelerine satılmaktadır. Ancak bu arı satıldığı Anadolu’nun diğer bölgelerinde sonbaharda Basra Böceği olmadığı için aç kalmakta ve kışında ölmektedir.

1990 – 2000 yılları arasında Ege Bölgesi’nden alınan 700 bin koloni Anadolu’ya dağıtıldı. Bu koloniler melezleşmeyi hızlandırdılar ve verildikleri yerlerde iklim uyumsuzluğundan dolayı öldüler. Bu yanlışlık halen devam ettirilmektedir. İlkbaharda Güney ve Ege Bölgelerinden edinilen koloniler doğu illerine satılmaktalar ve bu koloniler doğu illerinde kışın ölmekteler.

Ankara İlinde 1982 yılında 90.000 koloni varken 1990 yılından sonra kamu desteği ile 5 kez toplam 20.000 koloni dağıtılmıştır. Şimdilerde Ankara İlinde toplam sadece 60.000 koloni bulunmaktadır. Başta dağıtılan koloniler olmak üzere Ankara’da kolonilerin %50’si ölmüştür.

Muğla Arısı kendi bölgesine uygun bir arıdır, ancak başka bölgelerde melezleri bile ölmektedir.

Arı ticareti ile de melezlenme hızlandırılmaktadır.

Arı ticaretinden kazananlar sadece arı tüccarlarıdır.

Yanlış Ana Arı Üretimi ve Satışı:

Bölgesel arı ırklarını korusunlar ve arıcılara ana arı üretimini öğretsinler diye 1960’lı yıllarda Ankara’da Arıcılık Araştırma Enstitüsü; Fethiye, Bitlis ve Ardahan’da üretme istasyonları kurulmuştu. Bu kuruluşlar, on binlerce yılda oluşmuş ve kendi bölgesinde verimli olan doğal arı ırklarını koruyamadılar ve kapatıldılar.

Kafkas Irkı’nın dışındaki doğal ırklar korumaya alınamadılar.

Son yıllarda yürütülmeye çalışılan Ülkesel Arıcılık Projesi’nde de ırk bazında belirleme ve koruma ele alınmadığından ırklar belirlenip korunamamış ve damızlıklar oluşturulamamıştır.

1980’li yıllarda başlayan ana arı üretimi damızlık ayağının oluşturulamaması ve denetimsizlik nedeni ile gelişemedi. Halen üretilmekte olan yıllık 200.000 civarındaki ticari ana arıların tamamı Kafkas diye pazarlanmaktadır. En olumlu tanımlama ile bu ana arıların %80’i üretim maliyeti ucuz olduğu için Ana Kafkas x Baba Muğla melezleridir.

Muğla Baba melez ana arıların yaz aylarında bal stoklamadıkları, sürekli yavru yaptıkları ve kendilerini çam balına hazırladıkları bilinmektedir.

Muğla Baba melez ana arılar sonbaharda çam balına götürülmediği takdirde yeteri bal stokları olmadığından kışı soğuk geçen bölgelerde yaza çıkamamaktalar.

Üretilmekte olan Kafkas Ana x Muğla Baba ana arıların tamamı Muğla Arısı’nın bölgesi dışına satılmaktadır ve bu ana arıların kullanıldığı koloniler kışın ölmektedirler.

2011 yılında Ankara’da Ana Arı üretimi yapan işletmelerin kontrol raporuna göre bu işletmelerde yukarıdaki yanlışlıklar belirlenmiştir. Bu işletmelerde erkek arı yetersizliğinden dolayı ana arı kalitesi çok düşüktür. Muğla Baba melez ana arılar da melezleşmeyi hızlandırmaktadır.

Teknik Arıcılık Uygulanmıyor, Ana Arılar Yenilenmiyor

Arıcılarımızın kolonilerinde damızlık ana arı kullanmamaları ve ana arılarını yenilememeleri nedeni ile koloni başına verim düşüktür.

Arıcılık tekniğine göre bir koloninin ana arısının her yıl ya da en geç iki yılda bir yenilenmesi gerekir. Yenilenen ana arılar yüksek verimli ve bölge şartlarına adapte ana arılar olmalıdır.

Türkiye geneli için yılda en az koloni varlığının yarısı kadar 2 milyon 650 bin ana arı ihtiyacı vardır. Kalitesi bir yana, yılda üretilen ticari ana arı miktarı 200.000 civarındadır. Bu üretim ihtiyacın ancak on üç de biridir.

Bir kısım arıcılarımız ellerindeki soysuzlaşmış, çok oğul veren koloniler kendiliğinden kolayca ana arı yaptığı ve değiştirdiği için ana arı üretmeyi gereksiz buluyorlar. Ege Bölgesi arıcılarımızın ellerindeki Muğla arısı melezi koloniler bu grup kolonilerdir.

İleri derecede melez koloniler çok oğul yaptığı için ana arılar doğal olarak gençleşiyorlar. Ancak oğul veren koloniler de bal yapmıyorlar. Arılıkta koloni sayısı azalmasa bile bal üretimi artmıyor.

Arıcıların büyük çoğunluğu ana arı üretimine zaman ayırmıyorlar.

Ticari ana arı alıp kullananlar ticari ana arıların kalitesizliği nedeni ile yeteri fayda görmedikleri için ana arıyı önemsemiyorlar.

Son yıllara kadar da kendi ana arılarını üretmek isteyenler damızlık ana arı bulamıyorlardı.

Düşük Verim Nedeni ile ya Şekerli Besleme Yapılmakta ya da Arıcılık Terk Edilmekte

Düşük verim nedeni ile daha fazla gezgincilik yapılmakta ve işletme masrafları daha da artmaktadır.

Melez kolonilerden verim alınamadığı için şekerli besleme daha da yaygınlaşmaktadır.

Kolonileri besleme amacı ile mısır şekeri orijinli takribi yıllık 15.000 ton ticari arı keki kullanılmaktadır.

Petekli bal üretimi amaçlı en az 20.000 ton pancar şekeri kullanılmaktadır.

Bu şekerler hesaba katıldığında koloni başına verimin 10 Kg’ın da altında olduğu görülmektedir.

Şekerli besleme ile bal kalitesi düşmektedir.

Şekerli besleme yapmayan iyi niyetli üreticiler işletmelerinin masraflarını karşılayamadıkları için arıcılığı terk etmektedir.

Arıcılıkta tam bir kısır döngü yaşanmaktadır.

Diğer Ülkeler Bu Sorunu Nasıl Çözmekteler?

Arıcılığı gelişmiş ülkelerde yerli ırkların seleksiyon ve ıslah çalışmaları yapılmıştır.

Yapılan bu çalışmalarla yüksek verimli, bölgesine adapte damızlıklar oluşturulmuştur.

Arıcılar bu yüksek verimli damızlıklardan üretilen ana arılarla arıcılık yapmaktalar.

Orijinal ırkı olmayan ülkelerde kendi iklimlerine uygun damızlıkları ithal ederek arıcılık yapmaktalar.

Almanya’da Karniol, Avustralya ve İsrail’de İtalyan gibi ırklar kullanılmakta, Çin, ABD ve Rusya gibi birkaç ırkın kullanıldığı değişik iklimlere sahip geniş ülkelerde ise arıcılar kendi bölgelerine uygun ırklar ile arıcılık yapmaktadırlar.

Bu ülkelerde her arıcı hangi arı ırkı ile çalıştığını bilmektedir.

Her arılık kolonilerinin ana arılarını her yıl veya en geç iki yılda bir yenilemektedir.

Arıcılar ihtiyaçları olan ana arıları ya kendileri üretmekte ya da ismine doğru güvenilir ticari ana arıları satın alarak arıcılık yapmaktadırlar.

Türkiye’de Damızlık Sorunu Nasıl Çözülür?

Türkiye arıcılığı 60 yıl zaman kaybetmiştir. Bu sorun çözülmeden arıcılığı sürdürmek mümkün değildir.

Kafkas ırkında olduğu gibi Anadolu, Muğla ve Meda doğal arı ırkları acilen tanımlanmalı ve korunmalıdır.

Korunan kolonilerde seleksiyon çalışmaları yapılmalıdır.

Selekte edilmiş materyalden damızlık ana arılar üretilmelidir.

Bu damızlık ana arılar ticari ana arı üreticilerine ve kendi ana arısını üreten bal üreticilerine servis edilmelidir. Her arıcıya kendi kullanacağı melez ana arısını nasıl üreteceği öğretilmelidir. Her bölge için uygun saf ırk veya saf ırkın melezi belirlenmeli ve üreticilere tavsiyede bulunulmalıdır.

Bölgelere uygun ticari ana arı üretimi ve pazarlaması denetim altına alınmalıdır.

Ticari ana arı üreten işletmelerin ismine doğru üretim yapıp yapmadıkları ve üretilen ana arıların üretim kalitelerinin yeterli olup olmadığı denetlenmelidir.

Her arıcı ana arılarını her yıl veya iki yılda bir yenilemelidir.

Bu çalışmalar yapıldığında koloni başına bal verimi bugünkünün en az iki katına çıkacaktır.

ANG Vakfı Tarafından AR-GE Faaliyeti Olarak Yürütülen Damızlık Kafkas Arısı Çalışmaları Diğer Irklarda Yapılacak Damızlık Çalışmalar İçin Önemli ve Başarılı Bir Örnektir.

Kafkas Arısı 1998 yılında Artvin – Borçka – Camili izole bölgesinde korumaya alınmıştır.

Havzadaki 2400 kolonide seleksiyon çalışması yapılmaktadır. Seleksiyonda suni tohumlama tekniği kullanılmaktadır. Camilide üretilen bu Kafkas Arısı 2004 yılında Bakanlık Irk Tescil Komisyonu tarafından tescil edilmiştir.

Üretilen Saf Kafkas Ana Arılar Bakanlık tarafından damızlık kabul edilmektedir.

Bölgede yapılan bilimsel çalışmalarda Kafkas Arısı’nın Camili ve Posof – Süngülü olmak üzere iki ayrı eko tipinin olduğu belirlenmiştir. Rusya’da Kafkas arısının 6 ayrı eko tipi mevcuttur.

Selektif 400 Saf Kafkas koloniden oluşan damızlık Ana Arı üretim işletmesi kurulmuştur.

Damızlık işletmesinde ve sözleşmeli arılıklarda yılda 7500 Saf Kafkas Ana Arı üretilmektedir. Sistemden her yıl seçilen 100 koloni eşit şartlarda bal üretiminde yarıştırılmakta ve bu kolonilerin en verimlileri bir sonraki yıl damızlık olarak kullanılmaktadır.

Camili’deki seleksiyon ve üretim çalışmalarının benzeri Posof’ta da yapılmaktadır. 300 selektif koloniden oluşan damızlık arılığı kurulmuştur. Posof işletmesinde yılda 2500 ana arı üretilmektedir. Camili ve Posof izole bölgelerinde üretilen Saf Kafkas Damızlık Ana Arılar ticari ana arı üreten işletmelere ve kendi ana arısını üreten bal üretim işletmelerine damızlık olarak servis edilmektedir.

Camili orijinli Ana Arılar Karadeniz ve Marmara Bölgelerine, Posof Orijinli Ana Arılar Doğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgelerine verilmektedir.

Her biri ülkemizin bir doğal varlığı olan bal arısı ırklarını korumanın önemini gören ANG Vakfı 14 yıl önce Camili’ye gitmiş, çok zor şartlarda çalışmış, kamu kaynağı kullanmadan Kafkas Arısını izole etmiş ve tescilini sağlamıştır. Seleksiyon çalışmalarını halen sürdürmekte ve bugün damızlık Kafkas Ana Arıları arıcının hizmetine sunmaktadır.

Orijinal Siyah renkli Kafkas Arısı kolonisi

Ana arı üretiminde sağlıklı ana arı gözleri

Borçka Camili Köyünde suni tohumlama laboratuarı

Damızlık Saf Kafkas Ana Arı Üretim İşletmesi ,Camili

Damızlık Saf Kafkas Ana Arı çiftleştirme arılığı , Camili Efeler Köyü

Seleksiyon ve suni tohumlama programı bal üretimi test kolonileri Camili Maral köyü.

Posof Eko tipi Saf Kafkas Ana Arı Üretim Arılığı, Posof, Ardahan

Damızlık Ana Arılar kargolarla arıcılarımıza ulaştırılmaktadır.

Kafkas Damızlıkların Türkiye Arıcılığına Yaptığı Katkı

Bal üreticileri servis edilen toplam 10.000 adet Saf Kafkas ana arıyı kendi melez ana arılarını üretmede kullanmaktadırlar.

ANG Vakfı’nın arıcılık çalışmalarında geliştirilen ve her arıcının kolayca uygulayabildiği basit ana arı üretim tekniği; bedelsiz olarak gönderilen broşür, kitap, CD’ler ve televizyon eğitim programları ile arıcılarımıza anlatılmaktadır.

Arıcılarımız her bir damızlık Ana Arıdan ortalama 25 adet kendi kullanımları için F1 melez ana arı üretebilmektedir. Türkiye genelinde üretilen birinci nesil (F1) melez ana arı miktarı yıllık 250.000 civarındadır.

Bal üreticileri tarafından üretilen bu ana arılar yılda en az beş bin ton fazla bal üretilmesine vesile olmaktadırlar.

Üretilen fazla balların ise değeri 50 – 75 milyon liradır.

Arıcılar bu sistemden çok memnundurlar.

Tüm bu çalışmalarda akademisyenlerden ve yabancı uzmanlardan yararlanılmaktadır.

Damızlık ana arı satışlarının bölgelere göre dağılımı tablosu

Kendi ihtiyacı ana arılarını üreten organik bal üreticisi bir arıcı Karşı köy Borçka, Artvin.

Kendi ihtiyacı ana arılarını üreten arıcılarımızın el kitabı

Uluslararası Kafkas Arısı Çalıştayı katılımcıları Camili köyü Borçka Artvin

Macahel Arıcılık A.Ş’ nin Ticari Ana Arı Üretim İşletmeleri

Ticari ana arılar doğrudan bal üreticilerine servis edilmektedir.

Macahel Arıcılık A.Ş. Camili ve Posof izole bölgelerinin dışında Artvin’de Ana Kafkas x Baba Kafkas (Artvin Kafkası) 3000 ticari ana arı üretmektedir.

Bu ana arılar Karadeniz ve Marmara bölgelerine verilmektedir.

Ankara’da seçilen bir izole bölgede Ana Kafkas x Baba Kafkas, 10.000 adet ticari ana arı üretilmektedir.

Bu ana arılar Doğu Anadolu ve İç Anadolu’ya verilmektedir.

Aydın’da, Ana Kafkas x Baba Muğla 5.000 ticari ana arı üretilmektedir.

Bu ana arılar Ege ve Akdeniz bölgelerindeki çam balı üreticilerine verilmektedir.

Ticari Kafkas (F1) Ana Arı üretim işletmesi, Güdül, Ankara

Ticari Kafkas (F1) Ana Arı üretim işletmesi , Kızılcahamam, Ankara

ANG Vakfı Diğer Arı Irklarını da Programına Almıştır.

ANG Vakfı Kafkas Arısı’nda olduğu gibi Anadolu ve Muğla Arı Irklarının da belirlenmesi, izole alanlarda korunmasını ve damızlık merkezleri oluşturulmasını programına almış ve çalışmaları başlatmış bulunmaktadır.

“Orta Anadolu Arısını Belirleme ve Koruma Projesi” Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı TAGEM Genel Müdürlüğü’ne AR-GE desteği için sunulmuştur. Proje tüm aşamalardan geçerek destek sözleşmesi imzalanmıştır.

Projenin toplam üç yıllık giderleri olan 2.330.000 TL ihtiyacın 190.000 TL lik kısmı Bakanlık AR-GE fonlarından desteklenecektir.

Orta Anadolu Arısını Belirleme ve Koruma Yöntemi:

Orta Anadolu Arısı’nın bilinen özellikleri:

*Sarı renkli,

*Kışa çok dayanıklı,

*Kış aylarında çok az bal tüketen,

*Erken ilkbaharda hızlı gelişen,

*Kovanının yerini şaşırmadan bulabilen,

*Kısmen hırçın

*Sadece Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında vejetasyonun olduğu İç Anadolu stebinde üç ayda koloni gelişimini tamamlayıp, diğer dokuz ay için kendine yetecek stoklayabilen bir arı ırkı olarak tanınmaktadır.

Anadolu Arısını en iyi tanımlayan B. Adam’dır. Anadolu Arısı’nı erkek hattı olarak kullanmış ve Dünya’nın en verimli Buckfast melezini yapmıştır.

Anadolu Arısı Çin’de de kullanılmaktadır.

Orta Anadolu Arısını Belirleme ve Koruma Projesi’nde Yapılan Çalışmalar

a. Saha ve Arıcı Taraması:

Orta Anadolu Arısı’nın bilinen özellikleri göz önünde tutularak saf veya safa yakın kolonilerin hangi arıcılardan temin edileceği belirlenecektir. Ankara, Eskişehir, Çankırı, Karabük, Kırıkkale, Çorum, Yozgat, Kastamonu, Sinop, Konya, Kayseri, Aksaray ve Niğde İlleri taranacaktır. Ankara ilindeki arılıklar belirlenmiştir.

b. İzole Alanda Koruma Arılığının Tesis Edilmesi

Ankara – Kızılcahamam – Kırkırca Köyü Kaplan Deresi izole alan olarak belirlenmiştir. Orman Genel Müdürlüğünden izin alınmış, yol yapılmış, arılık yaban hayvanlarının tahribatını önlemek için tel çitle çevrilmiştir. Her arılıktan 10-20 civarında Anadolu kolonisi geleneksel sepet kovanlar içindeki satın alınmakta ve koruma arılığına getirilmekte ve çerçeveli kovanlara aktarılmaktadırlar.

c. Genetik Analizler

İşçi arıların kanat damarlarında yapılan ölçümlemelerle ilk etapta hangi orijinal grupların Anadolu Arısı özelliği gösterdiği belirlenecektir. Anadolu Arısı özelliği gösterenler sistemde tutulacaktır. İleri aşamalarda diğer morfolojik çalışmalarla Mikrosatalit ve DNA analizleri yapılacaktır.

d. Fizyolojik Gözlemler

Koruma arılığına alınan kolonilerin 10-15 günlük aralıklarla fizyolojileri; yani ana arılarının yaşı, koloni kondisyonu, yavru kondisyonu, ördüğü petek miktarı, ana gözü yapma davranışı, oğul verme davranışı, kışlama özelliği, hırçınlığı, temizleme davranışı ve topladığı nektar miktarı gözlenecektir.

e. Suni Tohumlama Çalışmaları

İkinci ve üçüncü nesil kolonilerin ana arıları her orijinal grup için o grubun kolonilerinden üretilecek ve aynı grubun erkek arıları ile suni döllenerek elde edileceklerdir. Orijinal gruplar birbirleri ile karıştırılmayacaklardır.

f. Değerlendirme

Kolonilerin morfolojik, fizyolojik ve genetik değerleri üç nesil izleneceklerdir. Üç nesilde değişiklik göstermeyen orijinal gruplar elde tutulacaklardır. Orijinal grupların ortak değerleri Anadolu Arısı’nın özelliklerini oluşturacaktır. Ortaya çıkan ortak değerler Anadolu arısının değerleri olarak alınacak ve tescili istenecektir.

g. Ana Çıktı

İlk üç yılda elde edilecek ana çıktı melezlikten arındırılmış orijinal Anadolu Arısı kolonilerinin elde edilmesi ve Anadolu Arısı’nın Morfolojik, Mikrosatalit, DNA ve Fizyolojik değerlerinin belirlenmesi olacaktır.

h. Seleksiyon ve Diğer Islah Çalışmaları

Daha ileri yıllarda her orijinal gruptan üretilecek kız kardeş Ana Arılar, eşit çevre ve bakım besleme şartlarındaki test arılıklarında yarıştırılacaklardır. Bu yarışmada hangi orijinal grubun veya grupların daha verimli olduğu ortaya konacaktır.

Orijinal sepet kovanda sarı renkli Anadolu Arısı

Anadolu Arısı arılığı , Oyma ağaç Köyü, Beypazarı , Ankara

Anadolu Arısı arılığı , Kirmir Kanyonu, Taşören Köyü, Güdül, Ankara

Anadolu’da 3000 yıldır kullanılan geleneksel sepet kovanlar ve koloninin çerçeveli kovana aktarılması

Anadolu Arısını koruma arılığı , Kaplan deresi , Kırkırca Köyü, Kızılcahamam

Muğla Arısını Belirleme ve Koruma Yöntemi:

Muğla Arısının Bilinen Özellikleri :

Gri esmer renkte,

İlkbaharda hızlı gelişen,

Canavar sarı arıya karşı savunma içgüdüsü olan,

Binlerce yıldır Çam Pamuklu Koşnili ile bir nevi ortak yaşamış,

Yıllık koloni gelişimini ilkbahar florasına göre değil, sonbahardaki Çam Pamuklu Koşnilinin salgı zamanına göre düzenleyen bu fizyolojik davranışı nedeni ile Dünya’da benzeri olmayan bir arı ırkıdır.

Yapılan bir araştırma,

Ana Kafkas x Baba Muğla melezlerinin orijinal Muğla ile paralel verimli, Ana Muğla x Baba Kafkas melezlerinin orijinal Muğla’dan daha yüksek verimli olduğunu göstermektedir.

Muğla Arısı’nın belirlenmesi ve korunması çalışmaları da Orta Anadolu Arısı’nda izlenen yöntem uygulanarak yürütülecektir.

Koruma alanı olarak Dilek Yarımadası Milli Parkı’nın batı ucundaki Koyunlu Tepe ile Deveboynu Tepe arasındaki Bademlik alanı öngörülmektedir

Özellikle Muğla ana x Kafkas baba melezleri üretimi için, saf Muğla arısı ortaya konacaktır.

Dilek Yarımadası Milli parkı , Kuşadası , Aydın

Destek Gereksinimi

Damızlık Çalışmaları Desteklenmelidir.

Kafkas arısının gen merkezi olan Camili ve Posof’taki kolonilere TAGEM Genel Müdürlüğünce yerli ırkların üretici elinde korunması desteği verilmektedir.

Bu destek artırılmalıdır.

ANG Vakfı’nın Anadolu ve Muğla Arılarını Belirleme ve Koruma Projeleri desteklenmelidir.

Bu projelerin finansman gereksinimi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Anadolu arısı için yapmış olduğu AR-GE desteği gibi kaynaklarla desteklenmelidir.

İzole Alan Gereksinimleri

Orta Anadolu Arısının korunması için; Orman Genel Müdürlüğünce Kızılcahamam Kırkırca köyü Kaplan deresinin kullanılmasına müsaade edilmiştir.

Muğla arısı için Dilek yarımadasının batı ucundaki yeterli bir alanın kullandırılması talebimiz bulunmaktadır.

Bu destekler sağlandığında ANG Vakfı gereken her iki ırk için belirleme ve koruma çalışmalarını yapabilecek deneyim ve kadrolara sahiptir.

Kendi Ana Arılarını Üreten Bal Üreticisi Arıcılar Desteklenmelidir.

Her arıcıya kendi ihtiyacı ana arılarını üretmesi öğretilmelidir.

Bu öğretiler kurslar, broşürler ve VCD- DVD’lerle yapılabilir.

Kendi ana arısını üreteceklere damızlık ana arı ve çiftleştirme kutusu veya ruşet kovan desteği verilebilir.

İllerin Arı Yetiştiricileri Birlikleri eğitimi ve girdi teminini projelere dayalı olarak organize edebilirler.

Beklenen Sonuç

Destekler sağlandığında, Kafkas Arısı’na ilaveten Orta Anadolu ve Muğla Arı ırkları da belirlenecekler, korunacaklar ve damızlık merkezleri oluşturulacaktır.

Üçüncü yıldan sonra Saf Anadolu ve Muğla Damızlıkları da verilebilecektir.

Orta Anadolu illerinde 5 bin ailenin ellerinde bulunan takribi 500 bin koloninin, Ege Bölgesi’nde 10 bin ailenin elinde bulunan takribi bir milyon koloninin bal üretimlerinin en az % 50 oranında artacağı beklenmektedir.

Kafkas damızlıklarla gelişen yapı da bu kapsamda düşünüldüğünde altı yıl gibi kısa bir zaman da Türkiye genelinde kolonilerin %50’ si olan 2 milyon 500 bin kolonide yüksek verimli ana arılar kullanılır düzeye ulaşılabilecektir.

Altı yılda Türkiye genelinde ana arı kullanılan koloni veriminin %50 artacağı öngörülmektedir.

Arıcı başına bir kez olmak üzere 750 TL lik bir destekle

Her yıl 14.100 TL fayda sağlanacaktır.

Türkiye genelinde 25.000 arıcıya bir kez olmak üzere 18.750.000 TL destekle

Her yıl 352.500.000 TL fayda sağlanabilecektir.

Melezleşen ve kaybolan doğal arı ırkları yeniden bölgelerine ikame edilmiş olacaklardır.

Gezginci arıcılığa rağmen ırkların melezleşmesi önlenmiş olacaktır.

Arıcılar kendi bölgeleri için en verimli olan damızlıklarla üretim yapabileceklerdir.

Arıcılık ülkenin hak ettiği verimliliğe kavuşacaktır.

Tüketici gerçek bala para ödeyecektir.

Bal bir dış satım ürünü olacaktır.

Posted on

Gezginci Arıcılık

Gezginci Arıcılık

Bir koloniden daha fazla  ürün alabilmek ve bitkilerde tozlaşmayı sağlamak amacıyla kovanların bir yerden başka bir yere taşınmasına “gezginci” seyyar arıcılık denir. Arıcılık yapılan bölgede çiçeklenmesi kısa süren az sayıda ballı bitki varsa gezginci arıcılık yapıp kovanları nektar ve polen kaynakları yönünden zengin başka yerlere taşımak gerekir. Gezginci arıcılık sayesinde değişik zamanlarda değişik bitkilerden yararlanılarak daha çok ürün almak mümkün olur.
Kovanların taşınması ilkbahar sonu ve yaz başlangıcında sahil ve ovalardan yüksek yaylalara; yaz sonu ve sonbaharda ise çam ve sahil bölgelerine olur.

arıcılık

Gezginci Arıcılıkta Dikkat Edilecek Hususlar

Önceden gidilecek yerin bitki örtüsü, nektar ve polen zenginliği araştırılmalıdır. Konaklama yeri, rüzgar almayan ve sel yataklarının dışında olmalıdır. Konaklama yeri olarak; tepelerin güney-doğu yamaçları, zirai mücadele ilaçlaması yapılmayan ve ana yoldan uzak yerler tercih edilmelidir.

Gezginci arıcılık yapılacak bölge bulaşıcı ve yayılıcı arı hastalık ve zararlılarından ari olmalıdır. Arılıklar arasındaki mesafe doğal florada 1 km’den, narenciye, ayçiçeği, pamuk ve çam gibi yoğun nektar veya salgının olduğu yerlerde ise 500 metreden az olmamalıdır. Arılıklar arası mesafenin hesaplanmasında bölgedeki ballı bitkilerin yoğunluğu, nektar veya salgı üretme kapasiteleri ve arılıkların kovan sayıları dikkate alınmalıdır. Aksi halde mevcut potansiyel, koloni sayısının azlığı nedeniyle ya yeterince ya da koloni sayısının fazlalığı nedeniyle ekonomik olarak değerlendirilemez.

Gezginci arıcılığın temel unsuru olan arı nakillerinde; yükleme, nakil ve indirme işlemleri sırasında kovanlar sarsılmamalıdır. Kovanlar tam dolu olarak taşınmamalı, yeterli havalandırma sağlanmalıdır. Nakiller gece yapılmalı, çok uzun yollarda, arılar ara konaklama yerinde gündüz açılarak dinlendirilmelidir.

Zirai Mücadele İlaçları ve Arıcılık

 

Hızla artmakta olan dünya nüfusunun beslenme ihtiyacını karşılayabilmek için bitkisel ve hayvansal üretimin artırılması temel bir hedef olarak ortaya çıkmaktadır. Bitkisel üretimin artırılmasında pek çok teknik kullanılmaktadır. Bu tekniklerin tam anlamıyla verime yansıması ancak tarımı yapılan bitkilerin hastalık ve zararlılarına karşı etkili bir mücadele ile mümkündür. Kültür bitkilerinde zarar veren  çeşitli hastalıklara, böcek ve yabancı otlara karşı zirai mücadele yapılmakta ve genellikle kimyasal ilaçlar kullanılmaktadır. Bu kimyasal ilaçlar hem bal üreten, hem de bitkilerin tozlaşmasında hayati öneme sahip olan bal arılarına zarar vermekte, onların ölümlerine neden olmaktadır.

ana arı

Tarımda kullanılan ilaçların bal arılarına olan zararlı etkileri; kullanılan ilacın cinsi, uygulama yeri ve zamanı, uygulanan dozu, etki süresi, ilaçlama yöntemi, ilaçlama günlerindeki meteorolojik koşullar gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişebilmektedir. Hatalı ve tekniğine uygun olmadan kullanılan bazı zirai mücadele ilaçlarıyla kirlenen su kaynakları ve polen tozları, çok sayıda ergin arı ve yavru ölümlerine neden olmaktadır. Toz halinde kullanılan zirai ilaçlar, sıvı halde atılan ilaçlara oranla arılar için daha zararlıdır. Çünkü toz halindeki ilaçlar, daha kolay yayılır ve polenle birlikte kovana taşınabilirler.

Arıların İlaç Uygulamalarından Korunması

Arılar, arı ürünlerinin üretimi yanında, bitkilerde tozlaşmayı sağlayarak meyve ve tohum oluşumuna da yardım ederler. Bu nedenle bal arılarının korunmasında arıcılarla birlikte bitki üreticilerine de görevler düşmektedir. Bu anlamda, arılarla çiçekler arasında milyonlarca yıldan beri var olan karşılıklı yarar ilişkisine dayanan işbirliği, bitki üreticisi ile arıcı arasında da sağlanmalıdır. Arıların ilaç uygulamalarının zararlı etkilerinden korunmasında arıcı, bitki üreticisi ve Devlet tarafından alınabilecek bazı önlemler aşağıda sıralanmıştır.

Bir koloniden daha fazla  ürün alabilmek ve bitkilerde tozlaşmayı sağlamak amacıyla kovanların bir yerden başka bir yere taşınmasına “gezginci” (seyyar) arıcılık denir. Arıcılık yapılan bölgede çiçeklenmesi kısa süren az sayıda ballı bitki varsa gezginci arıcılık yapıp kovanları nektar ve polen kaynakları yönünden zengin başka yerlere taşımak gerekir. Gezginci arıcılık sayesinde değişik zamanlarda değişik bitkilerden yararlanılarak daha çok ürün almak mümkün olur.
Kovanların taşınması ilkbahar sonu ve yaz başlangıcında sahil ve ovalardan yüksek yaylalara; yaz sonu ve sonbaharda ise çam ve sahil bölgelerine olur.

Gezginci Arıcılıkta Dikkat Edilecek Hususlar

Önceden gidilecek yerin bitki örtüsü, nektar ve polen zenginliği araştırılmalıdır. Konaklama yeri, rüzgar almayan ve sel yataklarının dışında olmalıdır. Konaklama yeri olarak; tepelerin güney-doğu yamaçları, zirai mücadele ilaçlaması yapılmayan ve ana yoldan uzak yerler tercih edilmelidir.

Gezginci arıcılık yapılacak bölge bulaşıcı ve yayılıcı arı hastalık ve zararlılarından ari olmalıdır. Arılıklar arasındaki mesafe doğal florada 1 km’den, narenciye, ayçiçeği, pamuk ve çam gibi yoğun nektar veya salgının olduğu yerlerde ise 500 metreden az olmamalıdır. Arılıklar arası mesafenin hesaplanmasında bölgedeki ballı bitkilerin yoğunluğu, nektar veya salgı üretme kapasiteleri ve arılıkların kovan sayıları dikkate alınmalıdır. Aksi halde mevcut potansiyel, koloni sayısının azlığı nedeniyle ya yeterince ya da koloni sayısının fazlalığı nedeniyle ekonomik olarak değerlendirilemez.

Gezginci arıcılığın temel unsuru olan arı nakillerinde; yükleme, nakil ve indirme işlemleri sırasında kovanlar sarsılmamalıdır. Kovanlar tam dolu olarak taşınmamalı, yeterli havalandırma sağlanmalıdır. Nakiller gece yapılmalı, çok uzun yollarda, arılar ara konaklama yerinde gündüz açılarak dinlendirilmelidir.

Zirai Mücadele İlaçları ve Arıcılık

Hızla artmakta olan dünya nüfusunun beslenme ihtiyacını karşılayabilmek için bitkisel ve hayvansal üretimin artırılması temel bir hedef olarak ortaya çıkmaktadır. Bitkisel üretimin artırılmasında pek çok teknik kullanılmaktadır. Bu tekniklerin tam anlamıyla verime yansıması ancak tarımı yapılan bitkilerin hastalık ve zararlılarına karşı etkili bir mücadele ile mümkündür. Kültür bitkilerinde zarar veren  çeşitli hastalıklara, böcek ve yabancı otlara karşı zirai mücadele yapılmakta ve genellikle kimyasal ilaçlar kullanılmaktadır. Bu kimyasal ilaçlar hem bal üreten, hem de bitkilerin tozlaşmasında hayati öneme sahip olan bal arılarına zarar vermekte, onların ölümlerine neden olmaktadır.

Tarımda kullanılan ilaçların bal arılarına olan zararlı etkileri; kullanılan ilacın cinsi, uygulama yeri ve zamanı, uygulanan dozu, etki süresi, ilaçlama yöntemi, ilaçlama günlerindeki meteorolojik koşullar gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişebilmektedir. Hatalı ve tekniğine uygun olmadan kullanılan bazı zirai mücadele ilaçlarıyla kirlenen su kaynakları ve polen tozları, çok sayıda ergin arı ve yavru ölümlerine neden olmaktadır. Toz halinde kullanılan zirai ilaçlar, sıvı halde atılan ilaçlara oranla arılar için daha zararlıdır. Çünkü toz halindeki ilaçlar, daha kolay yayılır ve polenle birlikte kovana taşınabilirler.

Arıların İlaç Uygulamalarından Korunması

Arılar, arı ürünlerinin üretimi yanında, bitkilerde tozlaşmayı sağlayarak meyve ve tohum oluşumuna da yardım ederler. Bu nedenle bal arılarının korunmasında arıcılarla birlikte bitki üreticilerine de görevler düşmektedir. Bu anlamda, arılarla çiçekler arasında milyonlarca yıldan beri var olan karşılıklı yarar ilişkisine dayanan işbirliği, bitki üreticisi ile arıcı arasında da sağlanmalıdır. Arıların ilaç uygulamalarının zararlı etkilerinden korunmasında arıcı, bitki üreticisi ve Devlet tarafından alınabilecek bazı önlemler aşağıda sıralanmıştır.

Posted on

Ana Arı ve Bölme İşlemi

İtalyan ana arı

Ana Arı

Elimizde ana arı yoksa arı bölme;
10çerçevelik bir arı kovanızı bölmek istiyorsunuz.İlk önce boş bir kovanı, bölünecek arı kovanının yanına getirilir.Ardından bölünecek arı kovanından , peteklerin günlük yumurta olarak 3 cercevesini ve anasız olarak boş kovana alırız.. Boş kovana aldığımız bu 3 peteğin sağına ve soluna elimizde ballı peteklerden var ise bunlardan birer tane koyabiliriz.Ballı çerçeve koysanız bile yine siz şurup ile besleme yapınız. Bu işlemden sonra yaklaşık olarak 4-5 gün sonra işçi arılar bu günlük yumurta gözlerinden ana arı memesi yapacaklardır.Böldükten sonra surupla beslemeye devam edıyorsunuz ve 5 gun sonra kapalı tum memelerı kırıyorsunuz. Dıger acık memelerı bırakıp daha sonra olgunlasan memellerin içinden en büyük ve sağlıklı olanlardan 3 tanesini bırakıp diğerlerini imha edebiliriz.

Elimizde ana arı varsa arı bölme;
temin ettiğiniz ana arıyı kovana vermek için , bölme yaptıktan sonra elimizde bulunan ana arıyı kendi kafesi ile birlikte iki çerçeve arasına bal ile yavrunun birleştiği yere kek bölümü aşağıya gelecek şekilde sıkıştırılarak verilir. Kek bölümündeki naylon alınarak ufak delik açılır ancak hırçın ve kalabalık arılarda bu deliğin 1 gün açılmaz.Ana arı kafesin içinde ne kadar çok durursa ana arı için o kadar zararlıdır. Ana arı 4. Günün sonunda hala çıkmadıysa kek civi ile yumuşatılır.Ana el ile arının içine salınmamalıdır.

karniyol ana ari
Anayı kafesden çıktıkdan sonra arı , ana arının üstüne toplama oluyorsa ana arı alınıp tekrar kafeslemenin bir faydası olmaz,ancak kafeslenip başka daha zayıf bir arıya verilebilir. Anayı tutan arı bir zaman açılmaz, yeni ana tutmuş arıyı kurcalamak kovanı deyiştirmek gibi işlemler yapmak iyi değildir. Ama besleme yapılabilir bir mahsuru yoktur.

Posted on

Polen Alimi ve satisi

2018 yili polen alimlarimiz baslamistir.

Toplamis oldugunuz yas ve kuru polenlerinizi satmak veya uygun tuketiciye ulastirmak icin,yorumlar kismindan bulundugunuz bolgedeki polen icerigini, kg bazinda kac kg oldugunu ve satmak icin belirlemis oldugunuz polen fiyatiyla beraber, iletisim bilgilerinizi yazarak,urununuzu pazarlayabilirsiniz.

Polen satanlar

Kayseri,Bölgesinin Doğa Harikası Polenleri Çıkmıştır Toptan ve Parekende Alım ve Satışları için Bizimle İrtibata gecbilirsiniz

Polen

Üreticiden Tüketiciye Doğla ve Kaliteli üretim

Polen Satışı

Posted on

2019 Arı Satışı

arı satanlar

2015 Yılında Baslattığımız Paket arı ve Arı satıslarımız 2019 Yılındada aynen devam edecektir,Bölgenize Uyumlu arı ırkı ile çalışmak,bal veriminizi %70 Oranında yükseltecektir,Karadeniz Bölgesinde Kestane balına calısacak Arıların Yavru takviyesi İçin,Paket arının dışında Destek Arısıda Mevcuttur,Satıslarımız Mart Ayının İlk Haftası Bölgelere Göre Dağıtım ve teslimat Olacaktır.

                                  Belfast ana ari

2019 yili paket ari ve ari satislarimiz baslamistir.En dusuk 5 cerceve olarak satis yapilmakta olup,karniyol ,kafkas,belfast ve anadolu irklaridir,ana arisi 2018 ana arisi genc ve verimli irklardan olusmaktadir.Detayli bilgi icin iletisim numaralarindan bizlere ulasabilirsiniz.

karniyol ana ari

 

Belfast Ana Arı

Belfast ana arı

Belfast Ana Arı Hibrit Bir Arı Irkıdır,avrupa’daki arıların hasta olmasından dolayı büyük ölümlere neden olan hastalık sonucu papaz Edıms yapmış olduğu araştırmalarda melez arilarin pek etkilenmediğini gördü ve bundan sonra İtalyan arısı başta olmak üzere Avrupa esmer arısı ,kaniyol,irlanda arısı,yunan arısı ve hatta anadolu arısı gibi arıları birbirlerine çaprazlayarak hirbit bir ırk oluşturmuştur.

Belfast Ana arılarımız dan Kareler,Türkiyenin her bölgesine ve iklim sartlarına uygun,bal verimi ve Gelişimi Yüksek Bir arı ırkıdır.

 

 

Bu hirbit arı hastalıklara daha dayanıklı olmustur. Caprazlama sonucunda melez azmanı dediğimiz bir özellik ortaya çıkmıştır. Yani anne ve babalarından yüzde otuza kadar daha verimli hirbit bir arı ortaya çıkmıştır. Ama bu arı f2 ye kadar verimi iyidir. bu seviyenden sonrakiler için verimliği düşmektedir.

Bu yüzden daima damızlık tan ana arı üretim yapmak lazımdır. Belfast , arisi petek örmede cok verimli, petek bal yapmada çok verimli. kapalı yavru yapmada verimli, cok sakin ve oğul neredeyse hiç vermeyen soğuga dayanıklı dünyanın en verimli hirbit arısıdır.

Karniyol Ana Arı

karniyol ana arı

Karniyol arısının anavatanı Slovenya’dır. Şu anda bütün kıtalara yayılmış durumdadır. Aynı zamanda dünya üzerinde İtalyan arısından sonra en yaygın ikinci arı ırkıdır. Slovenya başta olmak üzere Hırvatistan, Avusturya, Bosna Hersek ve Sırbistan’da yaygın olarak bulunmaktadır. Ancak iyi özellikleri, verimliliği ve sakinliği nedeni ile dünyanın değişik bölgelerine götürülmüştür.

Görünüş Özellikleri

 

 

Koyu renkli, kısa ve sık bir kıl örtüsüne sahiptir. Gri renkli arılar olup abdomenin 2. ve 3. segmentleri üzerinde kahverengi benekler veya bazen da kahverengi bantlara rastlanabilir. Erkek arıların tüyleri gri grimsi kahverengi arasındadır. İşçi arılar gri ve siyah çizgili görünürken ana arılar da daha çok gri ve kahverengi bantlar hâkimdir.

arıcılık


Davranış özellikleri  

Arı ırkları içerisinde en uysal arı ırkıdır. Yavru üretme yeteneği çok iyi olup ilkbaharda 16-22 bin mevcutlu bir koloni %450’lik bir artışla ana nektar akımı öncesi Haziran ayında yaklaşık 80 binlik mevcutlara kadar ulaşabilmektedir. Bu nedenle ilkbahar mevsiminde gelişmesi iyi ve hızlı olmaktadır.

karnıyol ana arı

Kışlama yeteneği de çok iyidir. Kışa küçük bir popülasyon ile girip az bal tüketerek daha ekonomik geçirmektedir. Örneğin aynı koşullarda İtalyan arısının 16-22 kg/koloni bal tüketerek kışladığı ortamda karniyol arısı 5-9 kg/koloni bal ile kışlayabilmektedir. Karniyol arısının en uygun kışlama sıcaklığı –5 ile +5C arasıdır. Çok çalışkan bir arı olup yağmacılık eğilimi oldukça azdır. Ancak oğul verme eğilimi yüksektir. Oryantasyon yeteneği oldukça iyi gelişmiştir. Propolis toplama eğilimleri azdır. Yavru çürüklüğü hastalığına ve nosemaya karşı dayanıklıdır. Çevre şartlarındaki değişikliklere karşı adaptasyon yeteneği yüksektir. Özellikle kışı sert ve uzun geçen Avrupa ülkelerinde en çok tutulan arı ırkı durumundadır. Karniyol arılarının diğer ırklarla melezlerinden oldukça verimli uysal ve kuvvetli koloniler elde edilmektedir.