Posted on

Kafkas Ana Arı ve Özellikleri

Kafkas ana arı

KAFKAS ARISI 
Orijinal vatanı orta Kafkasların yüksek vadileri olup, ülkemizde yetişme alanı; Kuzey Doğu Anadolu Bölgesinde Ardahan ve Artvin İllerine kadar yayılmaktadır. Dünyada bilinen ve ekonomik değere haiz önemli arı ırklarından birisidir.
Vucüt şekli ve yapısı ile kıl rengi bakımından karniol arısına çok benzemektedir. Tomentum geniştir. Kitin rengi koyu, fakat karnın ilk bantları üzerinde sıkça kahverengi benekler bulunur, işçi arıların kıl rengi kurşuni gridir. Oysa karniol arı ırkında renk; gri-kahverengi tondadır. Erkek arıların göğüs kıl rengi kafkas arısında siyah renktedir. En uzun dilli ( 7.2 mm ) arı ırkıdır.

Kafkas ana arı

Kafkas arısının geçiş formlarında ( Apis mellifera remipes ) renk daha sarıdır ve kafkas arısı orijinal vatanında bile uniform bir renk görünümünde değildir. “Saf Gri Arılar” olarak adlandırılan kafkas arıları genellikle ıslah amaçlı olarak kullanılmaktadır ve arı ıslah çalışmalarında önemli rol oynamaktadır. Kafkas arısı petek üzerinde oldukça sakin olup, centilmenliği ile de karakterize edilebilir.

 

kafkas2

Kafkas arılarda yavru yetiştirme ritmi ve koloni gelişimi ilkbaharda yavaştır. Yaz mevsimi ortalarından önce koloni tam gücüne ulaşamaz. O dönemde büyük bir atak yaparak süratle çoğalırlar ve bal akış sezonuna çok güçlü girerler. Daha sonra da bal akışının sona ermesi ile birlikte nüfus planlaması amacıyla yumurta atmayı oldukça azaltırlar. Kuzey bölgelerde kışlama yeteneği zayıftır. Genellikle hastalıklara ve soğuğa dayanıklı olmasına rağmen nosema hastalığına duyarlılığı dolayesiyle kuzey bölgelerde kışlamada problem yaşamaktadırlar.
Kırmızı Üçgülden çok iyi yaralanır ve düşük sıcaklık ve elverişsiz iklim koşullarında bile çalışmakta ve nektar toplamaktadır. Petek gözlerini sırlarken bal ve sır arasında hava boşluğu bırakmadığı için petekli balı koyu ve nemli bir görünüme sahiptir.Kafkas ana arı sının farklı eko tipleri mevcuttur.karadeniz Bölgesine uyumlu ana arı ırkı kafkastır.Saf kafkas arının bal verımı dusuktur. Saf ırktan f1 ana arı üretimi yaparsanız verım alabılırsınız. Orta Anadolu güneydoğu Anadolu, ve iç Anadolu Bölgesinde, Kafkas Posof eko tip ana arı kullanmanızı tavsiye ederım..

 

kafkas f1
Yağmacılık eğilimi yüksek olduğu için de bal sezonu bitiminde veya nektar ve polenin kıt olduğu dönemlerde koloni savunma gücünü artırmak için çok fazla propolis kullanarak uçuş deliğini labirentler şeklinde kapatır. Bu durum; arıların yetersiz havalandırma sağlayamaması nedeniyle özellikle kapalı mekânlar da kışlatmada bir dezavantaj olarak ortaya çıkmaktadır. Oğul verme eğilimi yüksek olmayıp, ayrıca kovanını şaşırma özelliği de diğer ırklara göre fazladır.

Honey bees suround the hives queen as Barry Harris works with his beehives in Pender County. The area is growing in its interest in beekeepers with an effort to start a Beekeeping Club and a Bee School in the next two months Harris is leading the effort. Staff Photo BY KEN BLEVINS / WILMINGTON STAR NEWS

Kafkas arısı; çiçeklerdeki nektarın şeker oranı % 10-11 oranında olunca hemen çalışmaya başlar. Diğer ırklarda ise bu oran % 18 olunca arılar çalışmaya başlarlar. Bu özelliği ile bu ırk arı olumsuz şartlarda ve daha erken dönemlerde çalışmaya başlayarak ve dil uzunluğu nedeniyle de derin tüplü çiçeklerin nektarlarından yararlanma özelliği ile daha fazla çeşit çiçek nektarlarından faydalanabilmekte ve daha çok bal üretebilmektedir.
Ardahan İli; nektar ve polen kaynağı bitki varlığı ve işgücü olanakları bakımından zengin bir potansiyele sahip, Kafkas Arı Irkının gen merkezi durumunda olan illerden birisidir. Yaklaşık olarak 800 çeşit nektar ve polen kaynağı bitki varlığına sahip 285.678 hektar (% 58) çayır-mer’a alanları ile 84.250 hektar ( % 17 ) tarım alanı ve 31.957 hektar ( % 19 ) orman ve fundalık arazi mevcut olup, toplam arazi varlığı 496.700 hektardır.

Kafkas Arısınında Farklı eko tipleri mevcuttur,Posof  eko tipi Kırsal bölgelerde çok daha  fazla işlem görmüştür.

 

SİPARİŞ VER
Kafkas Ana arısının Üretim Merkezi,Artvin Macahel Bölgesidir.Üretim Mezkezlerinden Getirmiş Olduğumuz Safkan Damızlık Ana Arılarımızdan,Ana Arı Üretimi Yapmaktayız.

Damızlık Ana Arıdan Ürettiğimiz Ana Arı (f1)  ve satışını Yaptığımız Irk Kafkas F1 dir.Saf Irktan Ana Arı üretimi Yaparsanız bal veriminiz Ve Arılarınızın Gelişiminde Önemli Bir  Rol Taşır.

Farkle Evrelerden Gecen Kafkas  ana Arını Kısaca Özetlersek.

1.Damızlık Koloni Seçimi

Damızlık Koloni Olarak Seçtiğimiz Kovanın Saglıklı Olması ve İyi beslenmesi Gerekir.

2.Larva Transferi

 

Ana Arı Üretimi Titizlik ve Disiplin İster Larva Transferinde Dikkat edeceğimiz Unsur,Damızlıktan 3 Günlük Yumurta Almak,3 Günlük Yumurtanın İyi Beslenmesi Ve Doğu Transfer.

Resimde Görüldüğü Gibi 3 günlük Yumurtanın Larva Kaşığı İle Alınması

3.Başlatıcı Koloniye Verilmesi

Başlatıcı Koloniye, Hazırlamıs Olduğumuz Kafkas ana Arı Transferimizi Vermeden Önce Kısaca Başlatıcı Koloni Hakkında Bilgi Verelim.

Başlatıcı Kolonin Hazırlanmasında dikkat edilecek Faktörler ,

  1. Tüm Bakımlarının Yapılmış Olması (vorroa)
  2. Koloni Seçimi (En az 10 çıta Olması Gerekiyor)
  3. Seçmiş Olduğumuz 10 Çıtalık Arının ana arısını 5 Gün Öncesinden Alıyoruz,ve arıyı Sıkıstırıyoruz,5 Çıtaya İndiriyoruz.
  4. Ana Arı Memelerinin (yüksük)Temizlenmesi.
  5. Beslenme (Hergün Bal veya Polen Bunun yanı sıra suruplama da Yapabilirsiniz.)

4.Besleyici Koloni

Besleyici Koloni Nekadar Güclü Olursa Ana Arı O Kadar Sağlıklı ve Kaliteli Olur.Mevsimine Göre Ana arı yı Izgara Yöntemiyle Alt Katta Ve Üst Katta Tutabilirsiniz.ve Beslenme Çok Önemlidir.

Aşagıda Hazırlamıs Oldugumuz ana Arı  Yüksüklerimizin Besleyici Kolonideki  İlk 2 Günü.

 

Besleyici Koloniye Kapalı Yavru Takviyesi yaparakta Bitirici Koloni Olarak Kullanabilirsiniz.

Ana arı Yüksuklerin Baslatıcı Kolonide Çıkarttıktan 9 Gün Sonra Ana Arı Çiftleştirme Kutularımıza Dağıtıyoruz.

14 Cü Gün Ana Arı Yüksükten Çıkar Ve çiftleştirme Kutusu İçerisindeki Genç İşci Arılar  tarafından Süt İle  Beslenir,Hava sıcaklıgını Göz Önüne Alırsak 7 ile 15 Gün Arası ana arı çiftleşmeye Çıkar.

14 Gün Sonra Ana Arı Hayata Gözlerini Açar.

Ana Arı nın Çiftleşmesi

 

Kafkas F1 ana Arımızın  çiftleştikten Sonraki Hali

SİPARİŞ VER

Posted on

Arıcılıkta Verimin Artması

 

neden1

Modern tarımın önemli dallarından biri olarak kabul edilen arıcılığı, yurdumuzun hemen heryerinde başarıyla yapmak mümkündür. Yaşadığımız coğrafyanın iklimi ve bitki örtüsü özellikleri, arıcılıktan verimi yüksek sonuçlar alınmasına olanak sağlayacak niteliktedir. Arıcılık az bir sermaye ve emekle yapılmaya çok uygun bir uğraştır. İsteyen herkes evinin bahçesinde 2-3 kovana bakabileceği gibi, işe ticari boyut katıp bu sayıyı rahatlıkla 20-30 kovana çıkartabilir. Bu özelliğinden dolayı, bir ailenin geçimini sağlayan ana uğraş olabileceği gibi, diğer işlerin yanında ek gelir sağlayan yardımcı bir faaliyet olarak da rahatlıkla yapılabilir. Arıdan elde edilen bal, balmumu, polen ve diğer ürünler ülke ekonomisine önemli girdiler sağlar. Bu ürünlerin besin olarak tüketilmesinin sağlıklı yaşam ve dengeli beslenme konusuna olan katkıları da herkesçe bilinir. Arıcılığın tarım açısından en büyük önemi ise, bitkilerin tozlaşmasında oynadığı roldür. Polen toplamak için çiçekten çiçeğe gezen arı, bitkilerin doğal yoldan döllenmesine yardımcı olur. Yapılan araştırmalara göre arının bu fonksiyonu yaklaşık olarak üründe %40 verim artışı sağlar.Yurtdışında birçok meyve bahçesi sahibi tozlaşma döneminde bahçesi için arı kovanı kiralar. Buralarda arıcılar bu işten de gelir elde eder. Bir arı kolonisi diğer tarımsal üretim dallarında olduğu gibi sürekli bakım istemez. En azından sabah akşam, yem, su, gübre vs istemez. Belli dönemlerde birkaç saati alacak bir bakım işlemi, sağlıklı arı kolonilerine sahip olmak için yeter de artar bile. Arıcılık ayrıca büyük uzmanlıklar gerektirmez, kolaylıkla öğrenilebilir. Zaten arıcıların en büyük meziyetlerinden birisi de bildiklerini başkalarına öğretme arzusudur. Arıcılık yapmaya karar veren herkes, bu işi bilenlerin yardımlarıyla kısa zamanda arıcılık faaliyetinin ince ayrıntılarını öğrenmeye başlar. Arıcılığın çok önemli bir uğraş olduğu, bu işe gönül verenler tarafından sıklıkla vurgulansa da malesef ülkemizde bu alanla ilgili gerekli ve yeterli yatırımlar önemsenerek yapılmamaktadır. Bilindiği gibi bütün dünyada sentetik katkı maddeleri içermeyen doğal gıdalara karşı büyük bir ilgi oluşmaya başlamıştır. Arıcılık hiçbir teknolojik yatırım yapmaya gerek kalmadan kendiliğinden katkısız ve doğal gıda üreten bir sistemdir. Bu yüzdenekonomik değeri önümüzdeki yıllarda kendiliğinden artacaktır.

GELENEKSEL ARICILIK?

gelenek4

 

Yüzyıllardan beri yapılan arıcılık türüdür. Yurdumuzda ‘Karakovan’ tabir edilen kovanlarda yapılır. Bu kovanlar yöreden yöreye çok değişken özellikler gösterir. Tahtadan sandık gibi yapılan çeşitleri olduğu gibi, sepet şeklinde örülerek çamur ve hayvan dışkısıyla sıvananları da vardır. Geleneksel sistemde herşey doğal olarak seyreder. Arı kolonileri arıcının denetimi altında değildir. Arıcının yapabileceği tek şey kovanları dış etkenlerden korumaktır. Bu sistemde arıları gerekli olduğunda beslemek, hastalıkları teşhis edip ilaçlama yapmak, kovan içi problemlere müdahale etmek, ana arıyı daha verimli bir ana arıyla değiştirmek gibi uygulamalar mümkün değildir. Bal verimi düşüktür ve ayrıca balhasadı da oldukça zordur.Geleneksel sistemin tek avantajı üretimde yapay hiçbirşey olmayışı, petek ve balın tamamen doğal özelliklere sahip olmasıdır. Bu yüzden geleneksel yöntemlerle üretilen ballar pazarda, modern yöntemlerle üretilen ballara nazaran daha çok tercih edilirler.

MODERN ARICILIK?

modern2

 

Modern arıcılık 1850’li yıllarda çerçeveli kovanların keşfedilmesiyle başlayan arıcılık türüdür. Modern sistemi geleneksel sistemden ayıran 3 tane temel özellik vardır. Çerçeve, hazır petek ve balı bu peteklerden sızdırmaya yarayan bal süzme makinesi. Balarısı 1 kilo balmumu yapabilmek için yaklaşık 10 kilo bal ve çok yoğun bir emek harcar. Hazır petek arının işini çok kolaylaştırır. Arı çerçeveye takılmış hazır peteği kısa zamanda kabartır, ve petek gözlerine bal depolamaya başlar. Böylece arı çok zahmetli olan peteğin temelini oluşturma işleminden kurtulmuş olur ve zamanının büyük kısmını bal depolamaya harcar. Ayrıca balsüzme makinesinde balı boşaltılan petekler arılar tarafından tekrar tekrar kullanılabilir. Yurtdışında plastik benzeri bir maddeden hücreleriyle birlikte hazır petek yapma çalışmaları sonuç vermiştir. Özellikle yabancı internet sitelerinde çok sayıda plastik hazır petek satış ilanları göze çarpmaktadır. Böylece modern çağın imkanlarıyla arılar petek gözlerini yapma zahmetinden de kurtarılmış görülmektedir. Modern sistemin geleneksel sistemlere avantajlarını şöyle sıralayabiliriz:

1) Yapay petek kullanıldığı için arı performansını bal depolamaya harcar ve böylece bal üretimi çok daha fazla olur.
2) Bal hasadı çok kolaydır.
3) Kovanlar rahatlıkla açılıp problem ve hastalıklar tesbit edilebilir.
4) Irk ıslahı için anaarı değiştirilebilir.

5) Zayıf kovanlar rahatlıkla birleştirilebilir.
6) Oğul verdirmek veya verdirmemek arıcının kontrolündedir.
7) Suni oğullar almak mümkündür.
8) Arı kolonisi rahatlıkla başka bir kovana alınabilir.
9) Polen, arızehiri, arı sütü gibi diğer arı ürünleri rahatlıkla alınabilir.
10) Arıcılık alanındaki yeni gelişmeler ve yeni teknikler kolaylıkla uygulanabilir.

11) Balın kıt olduğu senelerde arıların kış ve ilkbaharda sönmelerinin önüne geçmek modern kovanlarda çok kolaydır. Sonbaharda vereceğimiz 3-5 kilo şeker şerbeti o koloninin kışı rahatlıkla geçirmesine yeter.Modern sistemin tek dezavantajı, yapay petek imalatında kullanılan maddeler konusunda duyulan kuşkudur. Özellikle bu konuda standartların konulmadığı ve kontrollerin zayıf olduğu ülkemizde bu durum vatandaşlar arasında bir kuşkuya yol açmaktadır. Bu kuşkudan kurtulmanın yolu ise satınalınan yapay petekli balın ortasındaki yapay peteği yememektir.
—————————————————————
Bal Verimi

Bal veriminin arrtırılması gerek mevsimsel ve gerek ise arıcılık bilgimize dayanıyor,
Bal sezonuna girmeden 1 ay önce bala cıkaracagınız kolonilerinizin ilk etapta ana arısı genç ve sizin bölge iklimine uyum sağlayabilecek arı ırkı olması gerekiyor.
Bir sonraki aşama 1 ay kala kolonilerinizin en az 10 cıta olması gerekiyor.

Ülkemizin her köşesi arıcılık faaliyetlerini yapmak için mükemmel imkanlarla bezenmiş ve bizler bu mükemmel zenginliğin farkında olmadan bu faaliyetleri yerine getirme çabasında sanki bir nehrin azgın sularında, nehrin akış yönünün tersi istikametinde çok fazla güç sarf edercesine kürek sallamaya çalışıyoruz.
Bu benzetme Türkiye de bulunan bir çok arıcıyı maalesef çok iyi ifade etmektedir. Devlet kurumlarının hantal çalışması, konu ile ilgisiz olan kişilere görev verilerek işlerin düzenli yürütülmesine imkan tanınmaması, vatandaşımızın verimli arıcılığın yapılması için girişimlerde bulunmaması gibi bir çok etken verimli arıcılığın ortaya konulmasını engellemektedir.
Florası ve iklimsel özellikleri ülkemiz kadar zengin olmayan bir çok Avrupa devletinde 65 kilo ile kovan başı ortalama bal alınabilmekte iken, ülkemizde 16-18 kilo sularında dolaşan ortalama bal verimi insanı oldukça üzüyor.Diğer arı ürünlerinin üretilmemesi ise ayrı bir handikap. ilgili arıcıların, resmi kurumların ve lider arıcıların yoğun olarak toplandığı bir konumda yer alıyor. Verimsizliği giderme ve başarılı arıcılık yapabilme düşüncesi ile yapılan çalışmalarda rol alanları yürekten kutluyorum. Bu çalışmada benimde bir miktar yardımım olabildi ise ne mutlu bana.
Batı Karadeniz bölgesinin sahil noktasında yer alan iklimsel özellik, kendine özgü bir durum arz ediyor. İkliminin rutubetli ve serin olması, arıların güneşi görür görmez kovanı terk edip serin hava bastırınca geri gelememesi, nektar salgılayan bitkilerin yoğun ormanlık bölgede arıları sanki çok fazla beslenebilecekleri bitki çeşitliliğinin varlığını bize hissettirse de, sabit arıcılığın yapılması için uygun bir bölge olamayışı nedeninden ötürü arıcılığın verimli yapılamamasına neden olmaktadır. Bölgenin nektar akımı dönemi fasılalı birkaç akım döneminden oluşsa da en yoğun nektar akım döneminin kestane ağaçlarının çiçek açtığı döneme denk geldiğinden arıcılar balı bu dönemde yapmaktadırlar. Lakin arıcıların kolonilerde bal yapacak tarlacı arıların yoğun olarak artış gösterdikleri dönemi genellikle bu bal dönemi sonunda yada dönem bittikten sonra oluşturabildiklerinden dolayı bal verimi çok düşmekte ve 10 kilo kadar bal yörede çok fazla ürün olarak düşünülmektedir. Ana arı üretilmemesi ve hatta değişim işlerinin yapılmaması, nektarın zaten son derece az olarak elde edilmesine imkan veren iklimle yan yana olması birde arıcılık tecrübe ve becerisinin az olması ile birleşince arıcılarımızı küsme noktasına gelmiştir.
Lakin yörede lider arıcıların olması, devlet kurumlarında bulunan elemanların ve kurum amirlerinin durumu fark edip çalışmalara başlanılması Ayancıkta kısa sürede verimin artması için çok büyük gelişmelerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.

1933791_703763196431858_1932092867107234590_n

 

Posted on

Arı Irkları Ve Tarihi

ARI IRKLARI,TARİHİ VE YUVALARI
1. Esmer, 2. Sarı, 3. Hindistan Arı Irkları olarak sınıflandırılabilir.

1.Esmer Arı Irkları
a)Kafkas arı ırkı (Apis mellifera caucasica)
b)Korniol arı ırkı (Apis mellifera carnica)

2. Sarı Arı Irkları
a)İtalyan arı ırkı (Apis mellifera ligustica)
b)Kıbrıs arı ırkı (Apis mellifera cypria)
c)Mısır arı ırkı

3. Hindistan Arı Irkları
a)Dev Arı (Apis dorsata)
b)Küçük Tip Arı (Apis florea)
c)Hint Arısı (Apis indica)

Arı ırkları, hırçınlık, çalışkanlık, hastalıklara dayanıklılık gibi değişik özellikler gösterirler. Arı ırkları; büyüklük, renk, dil uzunluğu, vücudun kıl örtüsü, balmumu bezlerinin şekil ve büyüklüğü, kanat damar yapısı ve kanat büyüklüğü gibi; morfolojik özelliklerle birbirlerinden ayrılırlar.

Bugüne kadar yapılan taksonomik çalışmalarda; Dünya’da 24 arı ırkı, kesin olarak tanımlanmıştır. Bunlardan bazıları, ekonomik öneme sahip olup; ekolojik şartların elverdiği her yerde yetiştirilirler. Ekonomik değer taşıyan arı ırkları içinde; İtalyan, Kafkas ve Karniyol ilk sıralarda yer alırlar.

Bir Afrikalı alt tür olan; Apis mellifera scutellata, Güney Afrika’nın doğu ve güneyindeki bozkırlara aittir. Afrikalı arılar, Avrupalı arılarla, bir melez olan Afrikanize arı denen bir türü üretmek için çiftleştirildi. Bazen Afrikanize arıya, yüksek derecede kendisini koruma davranışından ötürü, “öldürücü arı” da denir.

ARICILIĞIN TARİHİ
ari_kovani
israilin kuzeyinde bulunan Rehov şehrinde bulunan M.Ö 900 yılına ait arı kovanları

En eski fosiller Baltık’ta, Oligosen’deki kehribarlarda bulunmuştur. Mısırlıların, 5000 yıl önce, çamurdan arı kovanı yaparak, bal elde etmeye çalıştıkları bilinmektedir.

Arıcılığa ait ilk bulgular 16.000 yıl öncesine dayanır.
4000 yıl önce, Mısır’da, gezginci arıcılık yapılmaktaydı.
3200 yıllık Firavun mezarında, kurumuş bal bulunmuştur.
3000 yıl önce Sümerler, balı, ilaç olarak kullanmışlardır.
Tüm dini metinlerde, bal ve arıya, yer verilmiştir.
Hititler ve Osmanlılarda, arıcılık için özel yasalar yapılmıştır.

Kaşgarlı Mahmud’a göre, Türkler, önceleri bala, arı yağı diyorlardı. Sonraları özellikle Batı Türkleri (Oğuzlar, Kıpçaklar, Suvarlar), bal demeye başladılar. Uygurlar, bala, mır veya mir adını diyorlardı.
ANADOLUDA BAL
Balın, Anadolu nun beslenmesinde de, önemli rol oynadığı kesindir. Çatalhöyük duvar süslemelerinde, çiçekler üzerinde böcekler resmedilmiştir. Günümüzden, 8–9 bin yıl önce Anadolu da, arının ve balın bilindiğini gösteriyor. Anadolu da insanlar, sevdiklerine, “balım” derler. Bunu, bir övgü sözü olarak da kullanırlar. Bu da Anadolulunun bala verdiği önemi göstermektedir.

 

 

Honey_comb

 
Osmanlılar, çıkardıkları birçok kanunla, baldan ve arı kovanından, vergi almışlardır. Osmanlıların, İstanbul’da kurdukları ilk ticaret merkezi; Mısır çarşısı, Tahtakale arasında bir de “bal kapanı” vardı.

Hititlerin çivi yazısıyla yazdıkları toprak levhalardan, 4000 yıl önce, arıcılığı bildikleri anlaşılmaktadır. En eski kayıtlardan birisi de; İspanya’da, kayalıktaki yuvadan bal alan bir adamı gösteren, 9000 yıllık bir mağara resmidir.

Arılar, en çok kuru ve sıcak steplerde(Orta Asya, Cezayir, Arjantin, Meksika, Teksas, Anadolu gibi), en az ise nemli tropik ormanlarda ve kutuplarda bulunurlar. Günümüzde bal arıları, insanla beraber, Dünya çapında yayılmıştır. Bal arıları, Amerika’ya, Avrupa’dan götürülmüştür.

PETEĞİN GENEL YAPISI

Bir petek ortadan ikiye bölünecek olunursa, son derece ilginç bir görüntüyle karşılaşılır. Peteğin bir ara duvarı vardır. Bu ara duvar da, diğer kısımlar gibi balmumundan yapılmıştır. Her iki tarafa doğru sıralanmış olan hücrelerin ortak zeminini oluşturur. Hücrelerin zemini düz değildir. Biri diğerine uygun olacak şekilde çukurdur. Karşılıklı hücrelerdeki bu çukurlar yer kazanmak amacıyla, birbirlerinin içine doğru sokulmuştur. Yan duvarlar, hücrelerin, ara duvara nazaran aşağıya doğru hafifçe eğimli durmalarını sağlayacak şekildedir. İşte bu eğim, dolu hücrelerden, balın akmamasını sağlar.

MUM FABRİKASI

Arıcılar, arasında tahta çerçeveleriyle birlikte, kovan denen sandıkları hazırlarlar. Kovanın peteklerini ise, arılar kendileri yaparlar. Hatta peteklerin inşa malzemesi olan balmumunu da, yine kendileri imal ederler. Çünkü her işçi arının vücudunda, ufak bir mum fabrikası bulunmaktadır. Arılar balmumunu, karınlarının altında yer alan 4 çift salgı bezinden salgılarlar. Bu salgı bezlerinin bitiştiği yerde, iki küçük aralık vardır.

Balmumu, bu aralıklarda ufak ince pullar şeklinde oluşur. Arılar bu küçük tabakaları almak için, tüylerden oluşan arka bacaklarındaki kancalarını kullanırlar. Bunu balmumu plakasına geçirir ve arka bacaklarıyla çekip dışarı çıkarırlar. Sonra ileri iterek önce orta, sonra ön ayaklarına ulaştırırlar. Son olarak plakayı, çene kemikleriyle yoğurarak işlenebilir kıvama getirirler.

Sıcak suda eritilmiş balmumu
Bir mum pulcuğu alınır alınmaz, aralıktan hemen ikincisi çıkar. Yalnız balmumunun salgılanması için en önemli unsur sıcaklıktır. Bu yüzden işçi arılar peteği inşa etmeye başladıklarında; birbirlerine zincir halinde kenetlenir; adeta bir top halini alırlar. Bu sayede balmumu için gerekli olan 35°C ısı sağlanmış olur. Yoğurma işlemi, bu en uygun ısı derecesinde yapılır. Böylece inşaata elverişli, plastikleştirilmiş balmumu hazır olur.

BALMUMU: KİMYASAL YAPISI

Balmumunun rengi, ilk salgılandığı zaman beyazdır. İçine polen ve başka maddeler karıştıkça renk, sarıya ve kahverengiye döner. Balmumunun kimyasal içeriği ise şöyledir:

Hidrokarbon: % 14
Mono esterler: % 35
Diesterler: % 14
Hidroksi Polyesterler: % 8
Serbest asitler: % 12

Balmumu üretimi, oldukça fazla enerji gerektiren bir işlemdir. Bu nedenle arılar, 1 kg balmumu yapmak için, yaklaşık olarak 22 kg bal tüketirler. Mum imali, diğer böcek gruplarında da mevcuttur.

PETEK ÖRME

Arıların inşa ettiği, doğal kovan.
Kovanda, petek, devamlı olarak yapılmaz. Fakat ihtiyaç karşısında, süratle inşa edilir. Peteğin inşası, yukarıdan başlar ve aşağıya doğru ilerler. Bir veya iki gün sonra çerçeve, yeni yapılan peteklerle tamamen doldurulur. Her petek, binlerce ufak mum odacıklarından veya hücrelerden yapılmıştır. Arılar, son derece düzgün, birbirinin aynısı altıgenlerden oluşan petekler yaparlar.

Bir petek dilimi, her iki yana doğru genişler ve diğer iki sıra ile birleşir. Bu iş, gayet uyumlu ve düzenli bir şekilde gerçekleşir. Öyle ki peteğin, farklı iki üç parçanın birleşimiyle, bir bütün haline geldiğini fark etmek mümkün bile değildir.

MATEMATİKSEL ÖLÇÜMLER

Petek dilimleri o kadar düzgündür ki, yüzlerce hücre ve açı barındırmasına rağmen; ortaya tek parça bir altıgen yapı çıkar. Petek üzerinde hiçbir ek yerine rastlanmaz. Bu da arıların başlangıç ve birleşme noktaları arasındaki uzaklıkları önceden hesapladıklarını ortaya koyar. Balarılarının ürettikleri petek gözlerinin genişliği de standarttır. Bal, polen ve larvalar için inşa edilen petek gözlerinin genişliği; 5.2-5.4 mm arasındadır. Sadece erkek arılar için hazırlanan hücreler; 6.2-6.4 mm civarındadır.

Arılar, petek hücrelerinin genişliğini ve kalınlığını, hassas algılayıcı(duyum) tüyleri sayesinde ölçerler. Arıların, duyum tüyleri, özellikle çene ve antenlerde yoğun olarak bulunur. Bir balarısının tek bir anteninde, 8500’e yakın algılayıcı tüy (sensilla trichodea) ve 500.000 algılayıcı hücre tespit edilmiştir. Arılar, bu tüyleri kullanarak, ördükleri hücrelerin duvar kalınlığını ölçerler. Bu ölçümü yaparken de, son derece titiz hareket ederler.

MÜHENDİSLİK HARİKASI

Mühendislik harikası petek gözünün, derinliği 12 mm, duvar kalınlığı ise 1/500 inc olup; en az balmumu harcayarak maksimum ölçüde bal depolamak için en uygun şekil, arıların inşa ettiği altıgen prizmadır. Petek ören arılar, kusursuz bir uyum içinde ve son derece düzenli bir şekilde çalışmaktadırlar. Öyle ki her biri farklı yerlerden başlamalarına rağmen, tümü aynı büyüklükte altıgen hücreler üretebilirler. Bu altıgenleri, ortada birleştirdiklerinde, hiçbir şekilde birleşme yerleri belli olmaz. Altıgenlerin açılarında da, herhangi bir kayma da olmaz.cerana_honey

Bu gözlerin bal, polen ve yumurta ile doldurulmaları da, yine belirli bir düzen içinde gerçekleşir. Bir sıralama yapılacak olunursa; bir arı peteğinde, en üstten başlamak üzere, orta bölüme kadar bal bulunur. Ara bölümde polenler, en altta da larva odaları yer alır. Bal depoları, kovanın yan taraflarında da devam eder. Ancak işçi arılar, larva odaları ile bal odaları arasına, mutlaka birkaç sıra polen depo ederler. Bu şekilde bal ve larvalar, birbirine karışmamış olur.
KOVANLAR

Ağaç kovukları, arıların ilk yuvalarını oluşturmuştur. Daha sonraları, sepet ve tahta sandıklar kullanılmıştır.

Söğütten yapılmış, silindir şeklindeki sepetlerin üzeri; toprak, tezek ve odun külünden oluşmuş çamur ile sıkı bir şekilde sıvanır. Ön tarafında küçük bir uçuş deliği bırakılır, arka tarafından da balı almak için bir kapak yapılır.

Son zamanlarda, tahtadan yapılmış modern kovanlar kullanılmaktadır. Böylece bakım ve yuvanın denetimi, çok kolaylaşmıştır. Çünkü eski tip kovanlarda, bal sağılması sırasında, yavru taşıyan peteklerin bir kısmı da tahrip edilirdi. Hâlbuki modern kovanlarda, çerçeveler çıkarılarak; bal sağımı yapılır. Uçuş deliğinin büyüklüğü de ayarlanabilir.kovangenel