tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Yaz Ayında Arı Bakımı

Arılarda Yaz Bakımı

ana arı kırmızı

Yazın havaların kuru olması petek yağmacılığına ve kararmasına yol açmaktadır. Bu durumu önlemek için ikindi saatlerinde arılıkta suni yağmurlama yapmak veya kovanların etrafına ıslak bezler asılmalıdır. Havaların kuru olması ile nektar ve polenli çiçekler azalır. Yeterli miktarda nektar ve polen tozu bulamayan arılar yağmacılık yapar. Bunu önlemek için kovanların uçma delikleri daraltılmalıdır. Böylece dışardan gelecek olan yağmacılarla kovan bekçileri rahatlıkla mücadele edebilirler.

ana arı üretimi

Yazın kovanlarda yapılacak kontrollerde duman verilmemelidir. Çünkü duman yağmacılığı teşvik eder, kontroller sabahın erken saatlerinde veya öğle sonu geç saatlerde yapılmalıdır. Buna rağmen yağmaya uğrayan kovanlar varsa bunlar yağmurlamaya tutulmalıdır, bu şekilde de önlenemezse kovanların uçma deliği elek teli ile kapatılıp yerinden alınmalı ve karanlık bir yerde bir gece bekletilmelidir. Sabah olunca kovan eski yerine konmalı ağzı açılmalı ve uçma deliği geniş ise daraltılmalıdır. Bal akımı başlayıncaya kadar uçma delikleri genişletilmemelidir.

Yapılan kontrollerde kovanda boş çerçeve görülürse bunları kovandan çıkarmalı ve bölme tahtası ile kovan daraltılmalıdır. Çünkü arılar kovandaki boş yerlere hakim olamayacağından petek güvesi ve diğer haşereler çoğalarak arıya zarar verebilir. Kovanda arılar çoğaldıkça kovanı da genişletmeliyiz. Kovanları sık sık açmak bal kaybına neden olacağından mecbur kalmadıkça kovanları açmamalıyız. Yaz bakımında önemli bir hususta akşamdan verip sabahleyin kaldırmak üzere ve arıların ihtiyacına göre iki su, bir şeker veya bir su bir şekerli şurup yapılarak zaman zaman arılara verilmelidir.

italyan ligustıca

arıların yaz bakımı 2Bu şuruplara her ne kadar ilaç gerekirse de her iki şuruptan sonraki şuruplara “dapta 12 veya Apimisin” ilave edilmelidir. Bu iki ilaç ayrı ayrı hazırlanıp kolonilere verilebilir. Arılarda önemli bakım konularından biri de şuruplamadır. Şurupları hazırlarken temiz su alınır ve temiz bir kap içinde kaynatılır, su kaynayınca ocak iyice kısılır ve yavaş yavaş şeker ilave edilir. Şekeri iyice karıştırıp erittikten sonra şurup soğumaya bırakılır. Şurup soğuduktan sonra ilaç ilavesi yapılır. İlaçlı şuruplara limon tuzu veya limon ilave edilmez. İlaçlı şuruplar akşamdan verilmelidir. Kalan şurup olursa sabahleyin alınarak temiz bir yerde meydan sofrası halinde diğer arılarında istifadesine sunulabilir. Yaz günlerinde arılar iyi beslendiğinden kuvvetli ve sıhhatli olurlar. Dolayısıyla hiçbir hastalık belirtisi görülmez. Bu nedenle yazın arılara tedavi edici ilaçların verilmemesi gerekir. Günümüzde ve her geçen güne yeni arıcılık ilaçları çıkmaya başlamıştır. Bu ilaçları alırken ve kullanırken mutlaka tecrübesi olan birileri başvurmanızı öneririz.

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Arılarda İlk Bahar Bakımı-Karniyol Ana Arı

Arılarda İlk Bahar Bakımı

İlk Bahar Bakımı ve Yapılması Gerekenler

İlk Bahar Bakımında arılar havaların sıcak olması ,sıcaklık degerlerinin mevsim normallerinde gitmesiyle ve polen akımının olmasıyla baslar,deniz seviyesinde olan bölgelerimizde subat baslarında baslar ve ilk yapılması gerekenler Ana Arı kontrolü ve varroa mücadelesi olmalıdır.
Ana arı kontrolümüzü yaptıktan sonra, Kışa zayıf giren ,ana arısı yaslı olan ve ana arısı olmayan kolonilerimizi birleştirmemiz bizim yararımızadır.
Ondan sonra kek vermemiz lazım arılarımıza ve lütfen arılarınıza kendi balınızdan kendi arı yeminizden ve kendi elinizle yapmış oldugunuz keki verin.
hazır alınmış olan keklerin içeriğinde ne oldugu belli olmayan glikoz vs katkı maddesi olabilir,Hastalıklardan korunması için özellikle kendiniz kek yapıp verin.
1 Koloni arı için
1 Kg pudra şekeri
200 gr süzme bal
1cay kaşığı vitamix
1 cay kasıgı neoteramicin
1 limon ince ince dogranılacak
1çay kasıgı kekik otu(varroa)da etkili
Bir güzel yogrulup arılara verilmesi cok daha uygun ve sağlıklıdır.
100 Adet Kolonisi Olan arıcı arkadaslar bunu hamur yogurma makinelerinde kendi sekerinizi öğütüp yapabilirsiniz.
Maliyeti biraz yüksek olsada sağlıklı ve arı gelişiminde etkilidir.

arı

Arı ya kek vermenin nedeni arıyı uyandırıp,bahara önhazırlık yapması,arı kek yediği zaman kendi mevcut kolonideki arıların sayısına göre yavru sahası acar,kek verilmeden şurup verilse ana arı yavru sahasını genişletir ve yavru çürüklüğün sebep olur,havalar tam olarak düzene girmeyene kadar şurup verilmemelidir.
Şurup verildikten sonra Arı yavru sahasını genişletip petek örmeye başlar.
Ve Arıcılar için keyifli ve zevkli günlerdir.

1234569_159802217555012_818676586_n

Paket Arı ve Ana Arı Sparişleriniz için İletişim Bilgilerimiziden Bizlere Ulasabilirsiniz.

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Ana Arı Özellikleri

Ana arı Özellikleri

Ana arıların üstünlükleri

Türkiye’de üretilen üretimi arılar; bal taşıma, uysallık, çalışma gücü, floradan faydalanma, değişik ekolojik şartlara kolayca uyum sağlama gibi üstün özelliklere sahiptir.

Üretim izni

Damızlık ana arı ve F1 ana arıları Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan alınan üretim izinleri ile yapılmaktadır.

Suni tohumlama neden yapılmalıdır?

Arıcılıkta, saf ırkların korunması ve ıslah çalışmaları için suni tohumlama yöntemi kullanılır ve bu yöntem sayesinde kontrollü çiftleşme sağlanır. Suni tohumlama yönteminin arı ıslahı açısından en önemli işlevi soyu bilinen ana arı yetiştirme olanağı sağlamasıdır. Arıcılıkta ıslah çalışmaları ancak suni tohumlama yöntemi ile mümkündür.

Bir koloni neden ana arı yapmak ister?

Koloni yeni bir ana arı yetiştirme ihtiyacını aşağıdaki nedenlerden dolayı duymaktadır:

Koloninin anasız kalması,
Ana arının yaşlı olması,
Oğul verme içgüdüsü ile.

Kolonilere ana arı uygulama nedenleri

Kovandaki ana arının yaşlanması veya ölmesi halinde, fazla zaman kaybetmeden yaşlı ana arı yerine genç, çiftleşmiş ana arı verilmelidir. Koloni uzun bir süre anasız kaldığında, yeni ana arının koloniye kabul ettirilmesi çok zor olmaktadır. Bu nedenle mümkün olduğunca hızlı bir şekilde koloniye ana arı uygulanmalıdır. Verimsiz ana arıların yenilenmesi zorunludur. Zira bir arıcının arılığında bulunan kovanlarının hepsinden yeterli ürün alabilmesi, kovanlarında bulunan verimsiz ana arıların değiştirilmesi ile mümkündür.

Ana arı uygulaması

images
Ana Arı

Ana arı değiştirilecek ise, yaşlı ana arı kovandan alınır.
Suni oğula verilecek ise, oğul bölme işlemi yapılır.
Ana arı bulunmayan koloniye verilecek ise, koloni düzeninin kontrolü sağlanır.
Koloni uzun süre anasız kalmış ise kapalı yavrulara çerçeve takviyesi yapılır.
Koloni hazırlığından 6 gün sonra ana arı muhafaza yerinden alınır.
Uygulama yapılacak kolonide günlük yumurta ve ana arı olabilecek larva kalmamalıdır.
6 gün içinde arılarca yapılmış bulunan ana arı yüksükleri itinayla ve yeniden ana arı gözü yapılamayacak şekilde iptal edilmelidir.
Uygulama yapılacak kolonide çiftleşmemiş ana arı ve yalancı ana arı bulunmamalıdır.
Bu kontrollerden sonra ana arı nakliye kafesi, kekli tarafı açılarak, iki yavrulu çerçeve arasına ve kafes teli yüzü aşağı gelecek şekilde yerleştirilir. Çiftleşmiş ana arının kabul edilme oranının %100’e yakın olduğu gözlenmiştir.

Ana arı uygulaması sonrası

Ana arı uygulamasından sonra koloni şurup veya kek ile beslenmelidir. Ancak koloni rahatsız edilmemeli, Varroa mücadelesinden kaçınılmalıdır.
Koloni bir hafta sonra açılır ve ana arı kontrol edilerek durum not edilir.

Ana arının verimsiz oluşunun nedenleri

Irk özelliği,
Yaşlı oluşu,
Hastalıklı oluşu,
Genetik olarak akrabalı yetiştirilmiş olması,
Yeterli döllenmemiş olması,
na arı üretimi yapılırken kullanılan larvaların gelişi güzel seçilmesi ve bu nedenle ana arıların küçük yapılı olması.

Bal hasadından sonra ana arı yenilemenin önemi

Kolonide genç işçi arı mevcudu olduğu için ana arı kabulü kolay olur.
Kışa girmeden önce kolonide yeni generasyon işçi arı oluşması sağlanır.
Genç ana arı ile kışı geçiren koloninin ilkbahar gelişimi daha hızlı olur.
Sonbahar ya da ilkbahar ana arı kaybı olan kolonide yeniden ana arı yapma şansı az olur. Ana arı yetişse bile çiftleşmek için yeterli erkek arı bulamaz. Bu durumda koloni verimsiz olur ya da söner.
Genç ana arılar daha fazla hormon salgıladığı için koloninin düzeni korunur.
Yaz başında genç ana arılı kolonilerin oğul verme eğilimi daha azdır. Dolayısıyla daha güçlü koloniler oluşur daha fazla bal verimi alınır.

images (1)
İtalyan Ana Arı

Ana arı kullanmanın avantajları

Kolonide 35 günlük erken yumurtlama süresi kazandırılmış olur.
Kolonide ana arının doğal çiftleşmesinin taşıdığı risk önlenir.
Kullanılan ana arının özellikleri bilinir, yaşı izlenebilir.
Ana arının koloni tarafından kabulü kolay olur.
Koloni genç ana arılı olur. Bu da bal ve arı ürünleri verimini olumlu yönde etkiler, koloni geleceği garanti altına alınır.
Oğul üretimi kolayca sağlanır.
Zamansız ana arı kayıpları önlenmiş olur.
Bütün ana arılar uluslararası renk sistemine göre işaretli olup, kayıt tutulmasında kolaylık sağlar.

BÖLME NASIL YAPILIR.

Türkiyenin  Her bölgesinde arı bölme işlemi,mevsimine ve iklim sartlarına bağlıdır,Havaların ortalama sıcaklık degeri derece olması ve dışardan  hafif olarak bal ve polen akımının  gelmesiyle,

Güçlü kovanlarımızı  Bölerek Çoğaltabiliriz.

Bölme İşlemi Nasıl Yapılır.

1.Bölme İşleminizi Yapacagınız Koloniden Anaarı yı Bulup Ayrı Yere Koyun.(ana arının kaybolmaması için)

2.2 Adet üzeri Kapanmıs Kapalı Yavru Çıtası(çıkmaya yakın olan yavrulu petekleri secmeniz sizin için avantajdır,)ve 1 Adete Bal polen olmak üzere  Toplamda 3 Çıta Arısıyla Beraber ,Boş bir Kovan a Koyulur .2 cıta  arısı ıle  beraber Silkeledikten sonra ,Farklı yere Koyulur.(üzeri kapatılır)

3.Akabinde 3 gün sonra Anasızlıgını hıseden Koloni,yani bölmeniz( ana arı gözleri,diğer bir tabirle ana arı memesi yapar)bunları tek tek bozmanız lazım,Şayet bölme içerisinde  ana arı memesi kalırsa ,verecek oldugunuz ana arı ne kadar ıyı olursa olsun ,kendi besledikleri ana arıyı beslemeye devam eder,Vermiş oldugunuz Ana arıyı öldürürler.

4.Spariş vermiş oldugunuz Ana arıyı 2 yavrulu cıyanın arasına dikey Olarak cıta ortasına yerleştirin (kek tarafı acılmadan 2 gün bekletilmesi daha iyidir) 2 gün sonra kek bölümünü  acıp ana arı memesi kontrol edildikten sonra kovanın üstü kapatılır.ve ara ara anarı kontrolu yapılır.

Ana arı sparişi vermek için İletişim Bilgilerimizden Bizlerle İrtibata Geçebilirsiniz.
SİPARİŞ VER
tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Oksalik Asit-Varroa Mücadelesi

Okasalik Asit

Oksalik Asit nedir? Nerelerde kullanılır?

1-Oksalik asit nedir

Oksalik asit, bitki kökenli en tanınmış organik asitlerden birisidir.
Kimyasal formülü (COOH)2′dir.

images
Oksalik Asit Uygulaması

Tabiatta; sodyum tuzu halinde kuzukulağı bitkisinde, kalsiyum tuzu olarak ravent bitkisinde ve birçok başka bitkinin hücre özsuyunda bulunur.
Birçok bitkisel kaynakta içerik olarak bu organik asit bulunur.
Bunlar kuzukulağı, domates ve ıspanağı saymak mümkündür.
Asit olması ortamdaki mevcut bir iyonla tuz oluşturmasını beraberinde getirir.
Vücuda ya da biyolojik canlı sisteme girmiş oksalit asit bu iyonlarla tuz oluşturur.
Kalsiyum oksalat en çok karşıya çıkan tuzu olup, vücutta özellikle üriner sistemde böbrekte birikmelere yol açarak böbrektaşı oluşmasında başrolü üstlenebilir.

oksalik asit
Uygulama Metodları

2-Uygulama alanları

Dihidrat (iki sulu) oksalik asit, titrasyon standardı olarak alkalimetri ve manganometride, keza kalsiyumun kantitatif analizinde ve nadir toprak metallerinin ayrılmasında kullanılır.
Endüstride oksalik asit ve antimonlu tuzları, tekstil boyamada mordan olarak kullanılır.

Bunların dışında gıda sektöründe, Organik ve Konvansiyonel arıcılıkta Varroa mücadelesinde de kullanıldığını biliyoruz.
Balarılarında Varroa mücadelesinde kullanılacakOksalik Asit, kimyasal formülü C2H2O4-2H2O Oksalik asit dihidrattır.
Kesinlikle kalıntı ve ağır metal riski olan ürünlerden uzak durmalı, güvenilir kaynaklardan temin edilmiş Oksalik Asit Dihidrat kullanmalıyız.

indir
Oksalik Asit Aparatı

3-Uygulama metodları

a) Çözelti şeklinde sıvı damlatma netodu

Bir miktar Oksalik asidi ılık suyla hazırlanmış şeker şerbeti içersine karıştırıp, dış ortam sıcaklığının10 derece altında, tercihen 0 +5 derce civarında arının salkımda olduğu ve kapalı yavrunun olmadığı dönemde arılar üzerine damlatma şeklinde uygulanır.
Çözelti hazırlarken şeker ve su miktarı aynı fakat Oksalik asit dihidrat miktarı bölgesel sıcaklık farklarına göre değişkenlik arzetmektedir.
Her bölgede aynı reçete geçerli değildir.
Yılda bir defa uygulanması tavsiye edilir.
Zayıf kolonilerde salkım sıcaklık dengesi bozulduğu için, zayıf üç çerçeveden az kolonilerde uygulanması tavsiye edilmez

b) Buharlaştırma metodu

Oksalik Asit Dihidrat’ın teknik özelliklerinden yararlanıp, üzerine ısı uygulandığında katı halden direkt gaz haline geçmesi yani sublimleşme özelliğini kullanarak yapılan mücadeledir.
Bu uygulamaları yapabilmek için kovan içersinde açıkta buharlaştırma aparatları olduğu gibi, Oksalik asidi dışarda buharlaştırıp bir boru vasıtasıyla kovan içersine göndermek suretiyle yapılan uygulamalardır.
Bu metodun bana göre olumlu tarafları oldukça fazla.
1-Kovan kapağı açmadan arının mevcut düzenini bozmadan uygulama yapabilirsiniz.
2-Arılar ıslanmadığı için üşütme ve sindirim sistemine olumsuz etkisi hiç yok.
3- Uygulama esnasında arı üzerinde stres oluşturmuyor.
4. Yıl içersinde birden fazla uygulama yapabilirsiniz.
4-Uygulama zamanı

Bal akımı dönemleri hariç, günün arı uçuşunun olmadığı saatlerde tüm sene boyunca yapılabilirfakat sadece ergin arı üzerindeki Varroaya etki eder.
Esas uygulama geç sonbahar ve kış mevsiminde yapılır, kapalı yavrunun olmadığı veya en az olduğu dönemde yapılırsa başarı yüzdesi o oranda artar.

indir (1)
Oksalik Asit

5-Varroaya etki şekli

<< Karınca asidi, laktik asit ve oksalik asit koruyucu kabuğuna zarar veriyor.
Varroa kör bir canlı bütün herşeyi onun ayakları, oksalik asit ayaklarını yakıp oryantasyonu hareket kabiliyetini yok ederek taban tahtasına düşmesini ve çerceveye tekrar çıkamamasına sebep oluyor ve sonunda varroa ölüyor

Değişik iki cihazla yapılan denemede birinde 2gr diğerinde 2,4gr oksalik asit kullanarak 3 Aralık tarihinde gerçekleştirilen uygulamada Varrox(elektrikli) cihazında %58 başarı elde edilirken, diğer cihazlarda (tüp ile ısıtmalı) %90 üzeri etki söz konusudur.
Bilgi: isvicre tarım bakanlığı sitesi >>>
Okzalik asit buharı, varroa parazitinin solunum sistemindeki trake kanallarında yakıcı ve öldürücü bir etki yapmaktadır.

6-Balarıları üzerindeki etkisi

Sıvı damlatma uygulamasının bir seferden fazla yapıldığında. Uygun olmayan yüksek dozlarda uygulandığında arı ölümlerine yol açtığı bilinmekte.
Buharlaştırma şeklinde yapılan uygulamalarda ise arı üzerinde olumsuz etksinin olduğuna dair herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır.

OKSALİK ASİT KULLANIMINDA ALACAĞIMIZ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ.

Oksalik Asit kullanırken öncelikle kendimize, yanlış uygulama yaptığımızda arılarımıza zarar vereceğimizi bilinciyle gerekli önlemleri alarak çalışmalıyız.
1-İster sıvı damlatma ister buharlaştırma yöntemini kullanalım öncelikle ellerimizi koruyacak asit ve kimyasallara dayanıklı eldiven kullanmalıyız.
2-Sıçrama ihtimaline karşı, göz çevresini kapatacak şekilde koruyucu gözlük takmalıyız.
3-Nefes alırken soluma ihtimaline karşı organik asit buharına karşı koruyucu özelliği olan filitrelere sahip maske kullanmalıyız.
4-Buharlaştırma metodunu kullanırken öncelikle pratik uygulama yapabileceğimiz aparatlara sahip olamalıyız.
Kişisel güvenliğimiz için bu dört maddedeki koruyucu ekipmanlar artık demirbaşı olarak arılığımızda yer almak zorunda.
Hiç bir şey sağlığımızdan değerli değil.
Unutmayalım, kalıntısız sağlıklı ürün üretelim derken kendi sağlığımızı riske atmayalım, hiçbir şey sağlığımızdan değerli değil.

DİKKAT !!!

BİLİNÇLİ kULLANILMADIĞI TAKTİRDE ARILARINIZI ÖLDÜREBİLİRSİNİZ,DOZAJI UYGUN MİKTARDA KULLANIN ,VE BİR UZMAN DAN  MUTLAKA YARDIM ALIN..

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Nepal’de Arıcılık-Bayram Arıcılık

Nepalde Arıcılık Nasıl Yapılır?

Derin vadilerden ve yeşil ormanlandan hemen sonra başlayan yüksek dağın yamacına yuva yapan bal arıları, ilkbahar boyunca peteklerini değerli bal ile dolduruyor. Petekler dolunca insanlarla arılar arasında ölümüne bir savaş başlıyor.

www.anaarilar.com
Nepalde Arıcılık

Bu kıymetli balı alabilmek için canını ortaya koyan Nepal köylüleri, dağcıların bile zorlanacağı uçurumlara çıkıp balı alıyor.

www.anaarilar.com
İlkel Yöntemlerle Alınan Bal

Bu sırada ilkel korunma yöntemleri dışında hiçbir koruyucu kıyafeti olmayan bal hırsızları arıların saldırısına uğruyor.

Nepalin bu bal avcılarının bir kısmı arı saldırısından bir kısmı da uçurumdan düşerek yaşamını yitiriyor.

Uçurumdaki kovanlardaki balı kurtarıp aşağıya inenler büyük başarı kazanmış oluyor. İşte bu şartlarda çıkarılan Nepal balı bugün dünyanın en lezzetli balı olarak biliniyor. Bu yöntemle her yıl dağlardan 250 ton civarında bal çıkarılıyor.

1795497_388094731332041_58890787_n
Nepal Arıcılığı

Balarısı deyince sadece bizim hazır peteklere bal yapan arılardan başka, petek örüp bal depolayan başka arı türleri de var. Genelde diğer türler daha ilkel yaşam tarzı olan arılar. Bu fotoğraflarda gördüğünüz arı da öyle.Tek büyük bir petek üzerinde ve açıkta yaşıyor. Bu türleri kovana alıp arıcılık yapmak mümkün olmuyor. Bu işlerle uğraşanlara zaten arıcı değil, bal avcısı deniliyor. Varrova her tür üzerinde yaşayamıyor.

www.anaarilar.com
Teknik arıcılık diye buna denir

Petekler dolunca bu kıymetli balı alabilmek için canını ortaya koyan Nepal köylüleri, dağcıların bile zorlanacağı uçurumlara çıkıp balı alıyor.

a_4555
Arıcılık

Teknik arıcılık Diye bence buna denir,zor şartlarda elde edilen hersey kıymetlidir,Nepal’de arıcılık böyle olur..

Nepal’de Arıcılık Videoları

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Yağmacılık

Bal Arılarında Yağmacılık

Yağmacılık arıların çeşitli sebeplerden dolayı ve genellikle bal ve polenin azaldığı zamanlarda başka bir arı içerisindeki yiyeceği çalma çabasıdır.

Arılar başka bir kovana saldırıda bulunarak çok zaman ciddi ölümler hatta kovanın sönmesine kadar giden zararlara yol açmaktadır.Tabi kovan içerisindeki arılar ile saldıran arılar arasında ölümcül mücadele olur. Bazı kovan içerisindeki arılar direnerek sadece koloninin zayıflamasına neden olurken bazı arılar güçsüzse kovanın sönmesine kadar giden ciddi zararlar meydana gelir.

Yağmacılığa neden olan sebepler

images (1)
yağmacılık

Yağmacılığın başlamasına sebep bir tane olabileceği gibi birden fazla da olabilir.
Arıcının kovanı çok uzun süre açık tutması
Arıcının şerbeti öğle saatlerinde vermesi
Yağmacılık yapan arılarının aç kalması yani başka bir arıcının arısı içerisinde yeterli besin bırakmaması.
Yağmaya uğrayan arının zayıf olması.
Arıların bulunduğu ortamda bal,şerbet vs. bırakmamak.
Anasız kovan mümkünse bırakmamak
Bazı arıların yağmaya daha yatkın olmaları.

Yağmacılık nasıl anlaşılır

Kovan önünde arıların telaşlı telaşlı uçmaları, ileri geri hareketleri, kovan deliği önünde bir hareketlilik, kovan önünde arı ölüleri gibi.

Bazı yeni uçuşa başlayacak arılara uçmaları ve kovan girişi öğretilirken kovan önünde hareketlilik başlar bu yağma zannedilmemelidir.

Yağmacılık başladığında yağmaya uğrayan arının deliği kapatılarak yağma önlemeye çalışılır.

arılarda yagmacılık
Delik Kovanların Yağmalanması

Yağmadan kurtulma yöntemi

Yağmacılık özellikle yuvasını koruyamayan ve zayıf koloniler üzerinde yapıldığına göre bu tür kolonilerin ağızlarını daraltmak gerekir. Uçuş deliği mevcuda göre ayarlı olarak daraltılmalı ve gereğinden fazla açılmamalıdır. İlk baharda olduğu gibi sonbaharda da arıların sıcağa ihtiyaçları vardır. Bundan dolayı arıların uçuş delikleri daraltılmalıdır.Kolonilerin destek şuruplamaları yapılacak ise şerbetin yerlere akmamasına ve arılar muayene edilirken üzerlerinin gereğinden fazla açılmamasına dikkat etmek gerekir.

images (2)
Bal Akımının olmadıgı mevsimde,zayıf Kolonilerin Yağmalanması

Mevsim itibarı ile dışarıda bir şey kalmayınca arılarda yağmacılık eğilimi başlıyor. Yukarıda görülen video da kovana yağma için saldıran arılar görülüyor. Yağma başladığı zaman önlem almak çok zorlaşıyor. En güzeli yağmaya sebep olmamak gerekiyor. Başlamadan önlemek gerekiyor. Buna rağmen yağma başlamışsa yapılacak işlemlerden birincisi yağma yapılan kovan kapağı kapatılmalı. Vakit geçirilmeden kovanın yeri değiştirilmeli. Sirkeli suya batırılmış bir bez kovanın üzeri örtülmeli. Veya arıların sevmediği kokular kullanılmalı ki kovanda bulunan balın kokusunu dışarıdan gelen arılar alamasın. Videoda görüleceği üzere arılar kovana saldırıyorlar, bunu görüntüledim çünkü arıcılığa yeni başlayan arkadaşların da bu görüntüyü izlemesini istedim. Burada yağmacılığın arılıkta başladığı zaman neler olduğunu göstermek istedim.

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Belfast-Buckfast Ana Arı ve Özellikleri

Belfast Ana Arı

belfast ana arı
Belfast

Belfast Ana Arı ( Belfast Arı Irkı) Buckfast arısı dünyanın en meşhur HİBRİD arılarından. Hibrid arıda farklı ırklardan genetik özellikleri bilinen arılar kontrollü şartlarda ve yapay dölleme kullanılarak birleştirilir. Yani Karniyol, İtalyan ya da Kafkas gibi ayrı bir ırk değil Bu tür birleştirmelerde melez azmanlığı denilen olay gerçekleşir ve ilk nesil analar kendi ana ve babalarından daha verimli olur. Bal verimi yüksek.yavru atımı hızlı.ve yön bulma konusunda başarılıdır.

ana arı
Ana Arı

Buckfast Ana Arısı Buckfast arısı Hiprit bir arıdır ırk sayılmaz.! Bilim Adamları (1954) eski Ingiliz yerli arisi ile nispeten koyu renkli Italyan arisini melezliyerek Buckfast arisini yetistirmistir. Bu iki irk önce saflastirilmis daha sonra bu saf halklar, bal üretimi ile diger özelliklerini gelistirmek üzere çiftlestirilmis ve tekrar geriye melezlenmistir.(Kombinasyon melezlemesi) Daha sonra Fransiz arisi ve Yunan arisinin iyi özellikleri de Backfast arisinda birlestirilmistir. B.Adam daha ileriki yillarda bacfast ana arisini Anadolu erkekleriyle melezlemistir. Bunun sonucunda yüksek verimli fakat hirçin bir ari elde etmistir.

Belfast arı
Buckfast Arı

Bilim Adamları (1954) eski Ingiliz yerli arisi ile nispeten koyu renkli Italyan arisini melezliyerek “Buckfast” arisini yetistirmistir. Bu iki irk önce saflastirilmis daha sonra bu saf halklar, bal üretimi ile diger özelliklerini gelistirmek üzere çiftlestirilmis ve tekrar geriye melezlenmistir.(Kombinasyon melezlemesi) Daha sonra Fransiz arisi ve Yunan arisinin iyi özellikleri de Backfast arisinda birlestirilmistir. B.Adam daha ileriki yillarda Buckfast ana arisini Anadolu erkekleriyle melezlemistir. Bunun sonucunda yüksek verimli fakat hirçin bir ari elde etmistir.

Anadolu arisi ile backfast erkeklerini kullandigi durumda ise hem verim hem de mizaç bakimindan daha olumlu sonuç almistir. Anadolu X Buckfast melezlerinde saf ebeveynlere göre % 128 ile % 151 verim artisi görülmüstür. Bircok Uyanık Buckfast ana ari üretiyorum diye cinsi cibilliyeti belli olmayan tavsanın suyunun suyu arıları satmaktadır buradan arıcı arkadaşlara tekrar tekrar duyrulur! Buckfastt liprit bir arıdır bir cins değildir sadece labaratuvar ortamında yukardaki bahsetmiş olduğumuz caprazlama sistemi ile üretilir bundan üretilen arılar özelliğini yitirmiş olur herseferinde aynı işlem yapılması gerekmektedir.    

SİPARİŞ VER

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Organik Arıcılık

ORGANİK ARICILIK YAPMA VE ORGANİK (SERTİFİKALI) BAL ÜRETMENİN YOL HARİTASI

1. Organik arı yetiştiriciliği ve/veye organik bal üretme faaliyetlerinde bulunmak isteyen müteşebbis, bir dilekçe ile kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna veya kontrol kuruluşuna başvurur. Ürününün organik ürün olarak değerlendirilmesi için gerekli çalışmanın yapılmasını talep eder. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu tarafından müteşebbise ait bilgi ve belgelerin tamamlanmasını takiben kendi aralarında bir sözleşme imzalanır.
Bu sözleşme; Organik arı yetiştiriciliği ve organik bal üretme faaliyetlerinin organik tarımın esasları ve uygulanmasına ilişkin yönetmelik hükümlerine göre yapılacağını belirleyen yazılı anlaşmayı ifade eder.
images
2. Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşu kabul ettiği, sözleşme yaptığı müteşebbisleri geçiş sürecine alır. Geçiş süreci; organik üretime başlanmasından organik ürünün belgelendirilmesine (sertifikalandırılmasına) kadar geçen dönemdir. Geçiş dönemindeki ürünler konvansiyonel olarak değerlendirilir. Konvansiyonel üretimde (Organik tarım faaliyetleri dışındaki tüm tarımsal üretim) kullanılan binalar, alet ve ekipmanlar temizlenip dezenfekte edildikten sonra organik üretimde kullanılır.
3 .Organik arı yetiştiriciliği ve organik arı ürünlerinin üretilmesinde aşağıdaki kurallar dikkate alınması gerekir:
4. Organik arıcılık tüm arı ürünlerinde yapılabilir. Arı ürünleri; arıcılık sonucu üretilen bal, balmumu ve arı reçinesi, karamum gibi propolis içeren arı sütü, arı zehri, polen, ana arı, erkek arı, işçi arı ve oğul arılardır.
5. Kovan, taşınabilir arı ailesi barınağı olduğundan taşınılacak tüm alanlar organik üretime uygun olmalıdır. Konvansiyonel bitkisel üretim yapılan alanlarda arıcılık yapılamaz. Arıların taşınması sırasında stres yaratacak yöntemlere başvurulmamalıdır. Arıcılık yapılacak alanda kimyasal mücadele yöntemleri kullanılamaz.
6. Arıcılık yapılacak alan Kontrol ve/veya sertifikasyon kuruluşunca önceden denetlenmeli ve organik koşullara uygunluğu tespit edilmelidir.
7. Karantina tedbirleri uygulanan alanlarda arıcılık yapılamaz.
8. Sağlık ve temizlik maddesi olarak kimyasal maddeler kullanılamaz.
9. Suni tohumlama yapılamaz.
10. Organik arı ürünlerin (bal dahil) üretilmesine, işlenmesine, taşınmasına, ambalajlanmasına, etiketlenmesine (yetkilendirilmiş kuruluşun adı, logosu, kod numarası ve ürün sertifika numarası bulunması, ürün etiketinde organik kelimesinin kullanılması veya ekolojik, biyolojik kelimelerinin kullanılması gibi), depolanmasına ve pazarlanmasına ilişkin hususlar yine organik tarımın esasları ve uygulanmasına ilişkin yönetmelikte ayrıntılı olarak belirtilmektedir.
11. Organik Tarım birimleri: 81 Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünde organik arıcılık ve organik bal üretme konusunda eğitim almış ve Bakanlık tarafından kimlik verilmiş personel bulunmaktadır. organik arıcılık ve organik bal üretimi yapmak isteyen müteşebbisler kendilerine en yakın İl ve İlçe Müdürlüğüne müracaat ederek organik arıcılık ve organik bal üretme ilgili gerekli bilgiyi alabilirler.
12. Organik (ekolojik, biyolojik) arı yetiştiriciliği ve/veya organik bal üretecek, işleyecek, pazarlayacak, ithal veya ihraç edecek özel veya tüzel kişilerin faaliyette bulunabilmeleri için, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan yetki almış kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarından biriyle sözleşme yapmaları zorunludur. Gerekli olan sözleşme yapılmadan bu faaliyetlerde bulunulamaz.!!!!

images (1)

Arıcılıkta Organik Üretimin Esasları
Arıcılıkta Organik Üretimin Esasları
Arıcılık Malzemelerinin Özellikleri
Organik Arıcılık Alanı
Geçiş Dönemi
Arıların Orijini
Arıların Beslenmesi
Organik Arıcılıkta Hastalıklarla Mücadele
Organik Üretimler
Arıcılıkta Organik Üretimin Esasları
Arıcılık, çevrenin, tarım ve orman ürünlerinin korunmasına ve gelişmesine polinasyon ile katkısı bulunan önemli bir faaliyettir. Ülkemiz doğal yapı ve nektar kaynakları bakımında çok zengin olup, arıcılık açısından büyük bir potansiyele sahiptir.
Organik tarım faaliyetleri içerisinde arıcılığın önemi büyüktür. Arıcılık ürünlerinin organik üretim olarak nitelendirilmesi; kovanların özelliklerine, çevre kalitesine, arıcılık ürünlerinin özenle elde edilmesine ve depolanması koşullarına bağlıdır. Organik arıcılık faaliyetleri konusunda arıcıların eğitilmesi, daha etkin koloni yönetimlerinin uygulanması ile ülkemiz konvansiyonel bal üretiminde olduğu gibi, organik bal üretiminde de dünyada sayılı ülkeler arasında yerini alacaktır.
Son yarım asırda tarımdaki teknolojik gelişmelere paralel olarak yoğun ilaç ve gübre kullanımı verimde önemli artışlara sebep olmuş, ama bu artışa karşılık çevre ve insan sağlığına önemli zararlar vermiştir. Bu olumsuz etkiyi ortadan kaldırmayı amaçlayan gelişmiş ülkeler, organik tarım üretimini geliştirme ve yaygınlaştırma çalışmalarına başlamışlardır. Organik üretimin özelliği, her aşamasının kontrollü olması ve ürünün sertifikalandırılmasıdır.
Organik üretim çalışmalarına Ülkemizde 1980’li yıllarda başlanmış 2000 yılından itibaren de ciddi boyutlara ulaşmıştır. Ülkemizde organik tarım faaliyetleri 1.12.2004 tarih ve 5262 sayılı kanuna ve bu kanunun uygulamasına yönelik çıkarılan 10 Haziran 2005 tarih ve 25841 sayılı yönetmelik ile 17 Ekim 2006 tarih ve 26322 sayılı “Organik Tarımın Esasları Ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğe” göre yapılmaktadır.
Arıcılık polinasyon ile bitkisel üretime, çevrenin, tarım ve orman ürünlerinin korunmasına ve gelişmesine katkısı bulunan önemli bir faaliyettir. Arıcılıkta ürün olarak başta bal olmak üzere balmumu, arı sütü, polen, propolis ve arı zehiri gibi 6 çeşit ürün sağlanır. Arılar, bu ürünlerden bal (nektar olarak), polen ve propolisi doğadan toplamaktadırlar; arı sütü, balmumu ve arı zehirini ise bal ve polen kullanarak metabolizmalarında üretmektedirler. Bunlar dışında ayrıca ana arı, oğul arı üretimleri de yapılmaktadır.
Ülkemizde 20.000 tarım işletmesinde geçim kaynağı olarak arıcılık faaliyetleri yapılmaktadır. Dört milyona yaklaşan koloni sayısı ile dünyada ikinci ve yıllık 70.000 ton bal üretim kapasitesi ile dünyada dördüncü sırada yer almaktayız. Ülkemizde organik arıcılık faaliyetleri ile ilgili istatistikleraşağıda verilmiştir. Buna göre en yüksek bal üretimi 2003 yılında ve en düşük üretimin de 2005 yılında gerçekleştirildiği, 2006 yılında bal üretimi ile beraber arı sütü, polen, propolis ve balmumu üretimlerinin de yapıldığı görülmektedir.

images (2)
Arıcılıkta Organik Üretimin Esasları

Doğal yapısı bozulmamış veya organik tarım alanlarında konvansiyonel besleme ve kimyasal ilaçlama yapmadan her aşaması yönetmeliğe göre yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontrol edilen ve sertifikalandırılan arıcılık faaliyetlerine organik arıcılık denir. Organik arıcılık yapmak için, arıcılık faaliyetinde bulunacak müteşebbis ile yetkilendirilmiş kuruluş arasında sözleşme imzalanması gerekmektedir. Bu sözleşme; arıcılık faaliyetlerinin organik tarım yönetmelik hükümlerine göre yapılacağını belirleyen yazılı anlaşmayı ifade etmektedir.
Organik arıcılıkta dikkate alınacak özellikler:
1- Arıcılık malzemelerinin özellikleri,
2- Organik arıcılık alanı,
3- Geçiş dönemi,
4- Arıların orijini,
5- Besleme,
6- Hastalıklara karşı alınan tedbir ve mücadeleler,
7- Organik üretimler (bal, polen, propolis, arı sütü, ana arı ve oğul arı üretimi)
Arıcılık Malzemelerinin Özellikleri
Organik arıcılık faaliyetinde kullanılacak kovanlar çevreye ve arıcılık ürünlerine risk getirmeyen doğal malzemelerden (tahta, çamur vb.) yapılmalı ve boyanmasında kimyasal boya kullanılmamalıdır.
Temel petekler organik bal mumundan yapılmış olmalı veya arılara doğal şekilde yaptırılmalıdır. Organik olmayan bal mumlarının kullanımında akredite edilmiş laboratuar analizi sonuçlarında kalıntı olmadığının belgelenmesi ve sertifikasyon kuruluşunun izni gerekmektedir.
Organik arı ürünlerinin ambalajlanmasında cam, toprak, ahşap veya özel organik kaplama malzemelerle üretilmiş ambalaj malzemeleri kullanılmalıdır. Ambalajlama esnasında organik ürün niteliğinin bozulmamasına dikkat edilmeli ve ürünün organik niteliğini koruyacak bütün hijyenik tedbirler alınmalıdır.

images (3)
Organik arı ürünler konvansiyonel üretilmiş ürünlerden ayrı olarak ve herhangi bir kimyasal ilaç kullanılmadan depolanmalıdır. Özellikle hasat mevsimi sonrasında gelecek mevsimde kullanılabilecek olan kabartılmış petekli çerçevelerin depolanması esnasında güve zararlısından korumak için defne veya ceviz yaprağı gibi doğal maddeler kullanılmalı ya da soğuk hava depolarında depolanmalıdır.
Konvansiyonel üretimde kullanılan binalar, alet ve ekipmanlar temizlenip dezenfekte edildikten sonra organik üretimde kullanılır.
Organik arı ürünleri, karayolları kenarında bekletilememeli ve satılmamalıdır.
Arıcılık ürünlerinin üretimi, hasadı, işlenmesi ve depolanması esnasında uygulanan koruyucu önlemler kayıt edilmelidir.
Organik Arıcılık Alanı
Organik arıcılık faaliyetlerinin gerçekleştirildiği 3 km yarıçap alan içerisinde bulunan nektar ve polen kaynakları, organik olarak üretilen ürünlerden, doğal veya arıcılık ürünlerinin organik olma niteliğini etkilemeyecek bitki örtüsünden oluşmalıdır. Bu alanda yeteri miktarda polen ve nektar bulunamaması halinde, üreticinin arılarını yukarıdaki şartlara uygun olmayan bir alana nakletmesi durumunda, üretimini organik tarım usul ve esaslarına uygun yapmak kaydıyla elde edilecek ürün organik olarak değerlendirilemez. Organik arıcılık sahası içerisinde, aynı üretici tarafından, organik ve konvansiyonel arıcılık birlikte yapılamaz.
Arıların bulunduğu alana kapasitesinin üzerinde kovan yerleştirilmemelidir. Uçakla ilaçlı mücadele yapılan ve karantina tedbirleri uygulanan alanlarda organik arıcılık faaliyeti yapılamaz. Kovanların yerleştirildikleri alanlar kovan bilgileri ile birlikte kaydedilmelidir. Kovanlar bulundukları yerden başka yere yetkilendirilmiş kuruluş bilgisi dahilinde taşınabilir.
Geçiş Dönemi
Konvansiyonel arıcılıktan organik arıcılığa geçiş süresi bir yıldır. Organik arıcılıkta uygun olmayan girdilerin son kullanma tarihleri geçiş süresinin başlangıç tarihi olarak belirlenir. Organik üretim yapan üretici, üretimini organik tarım usul ve esaslarına uygun yapmak kaydıyla geçici süre arılarını organik olmayan bir alanda yapması sonrası söz konusu kovanlarını tekrar organik bölgeye nakledilmesi halinde geçiş süreci uygulanmaz.
Geçiş döneminde, arılar organik kovana aktarılır, kovanda bulunan bütün peteklerin organik bal mumundan yapılması sağlanır. Bu süreçte üretilen ürünler organik olarak isimlendirilmemektedir.
Arı hastalık ve zararlılarında tedavi amacıyla kimyasal bileşimli ilaçlar kullanılmak zorunda kalındığında tedavi sonrası bu kolonilere bir yıllık geçiş süreci uygulanır.
Arıların Orijini
Organik arıcılık üretiminde kullanılacak arı ırkı, üretim yapılacak çevreye uyumlu olmalıdır. Arı kolonisi, organik olarak üretim yapılan işletmelerden suni oğul olarak elde edilir. Konvansiyonel işletmelerden elde edilecek arı kolonileri bir yıllık geçiş süresi uyguladıktan sonra organik arıcılıkta kullanılmaktadır.
Yönetmelik, kolonilerin ana arılarının yenilenmesi amacıyla konvansiyonel üretilen ana arılardan ancak kolonilerin %10’u nu karşılayacak miktarda ana arı kullanılmasına ve aynı miktarda erkek arı ilavesine izin vermektedir. Kolonilerin oğul vermemesi için ana arıların kanatlarının kesilmesi yasaktır. Ama ana arıların yenilenmesi esnasında eski ana arının öldürülmesine yönetmelikte izin verilmektedir.
Arıların Beslenmesi
İlkbahar döneminde arı kolonilerinin beslenmesinde organik bal kullanılır. İklim koşullarının balın kristalleşmesini hızlandırdığı durumlarda, beslemede organik metotla üretilen bal yerine organik metotlarla üretilen şeker şurubu veya organik şeker melası kullanılmasına yetkili kuruluş tarafından izin verilebilir. Besleme ile ilgili olarak kayıtlara, ürünün tipi, uygulama tarihi, miktarı ve kullanıldığı kovanlara dair bilgiler yazılır. Besleme işlemi son bal hasadı ile müteakip nektar veya balözü döneminden önceki 15 gün arasında yapılır.
Beslemede öncelikle işletmenin kendi kovanlarında ürettiği organik bal ve polen kullanılmalıdır. Organik bal veya organik şekerle hazırlanan şuruba, takviye amacıyla herhangi bir katkı maddesi ilave edilmemelidir. Şeker, pekmez, süt, melas, glikoz, ve diğer konvansiyonel maddeler kesinlikle kullanılmamalıdır.
Organik Arıcılıkta Hastalıklarla Mücadele
Organik arıcılıkta, arıların hastalanması ve zararlılardan korumak için koruyucu önlemler alınır. Tedavi edici etkilerinin öngörülen tedaviye uygun olması kaydıyla kimyasal bileşimli ilaçlar yerine fitoterapik ve homeopatik tedavi yöntemleri kullanılmalıdır. Fitoterapi bitkisel ürünler kullanarak yapılan uygulamalar; homeopati ise benzerler benzerleri ile tedavi edilmesi ve güçlendirici ilkelerine dayanan bir tedavi yöntemi olarak tanımlanmıştır.
Arıcılıkta uygulanacak koruyucu önlemeler;
1- Dayanıklı ırk ve hatlar seçilmeli,
2- Ana arılar düzenli olarak yenilenmeli,
3- Kovandaki petekli çerçeveler düzenli olarak yenilenmeli,
4- Kovanlardaki erkek yavru arılar kontrol edilmeli,
5- Kovanlarda yeterli miktarda polen ve bal bırakılmalı,
6- Arı sağlığı için kovanlar sistematik olarak denetlenmeli,
7- Arılıklarda kullanılan malzemeler, organik yöntemlerle dezenfekte edilmeli,
8- Kirlenmiş maddeler veya kaynaklar zararsız bir şekilde imha edilmeli,
9- Arılar rutubetten, stresten ve ani ısı değişimlerinden korunmalı.
Koruyucu önlemlere rağmen, koloniler hastalanır veya zarar görürse, koloniler ayrı alanlarda izole edilerek tedaviye alınır bir veterinerin sorumluluğunda kimyasal bileşimli ilaçlar kullanılabilir. Veteriner ilaçlarının uygulandığı zamanlar; aktif farmakolojik madde de dahil ürünün tipi, konulan teşhis, dozu, uygulama şekli, tedavi süresi ve ilacın yarılanma süresi açıkça kaydedilmeli ve ürünler organik ürün olarak pazarlanmadan önce yetkilendirilmiş kuruluşa bilgi verilmelidir. Bu kovanlar için geçiş süresi uygulanır. Önleyici tedbir olarak kimyasal bileşimli ilaç kullanılmaz.
Bal arısının en büyük zararlısı olan varroa mücadelesi için, insan sağlığına zararlı etkileri olmayan ve balda kalıntı riski taşımayan doğal maddeler aranmaya başlanmıştır. Organik kökenli; formik asit, laktik asit, asetik asit, okzalik asit, nane, kekik, okaliptüs veya kafur kullanılabilir. Ayrıca esansiyel, uçucu yağ asitleri de varroa mücadelesinde, arı ürünlerinde kalıntı riski yaratmadan başarılı sonuç vermişlerdir. Bu amaçla formik asit ve timol içerikli ruhsatlı ilaçlar piyasada bulunmaktadır. Bu ilaçların dönüşümlü olarak yavru populasyonunun en az olduğu dönem olan geç sonbahar ve erken ilkbaharda kullanımının sağlanması varroa’nın direnç kazanmasını önlemek ve başarılı sonuç açısından önemlidir. Gün içerisinde, rüzgarsız ve kovanların açılabileceği zamanlarda uygulamalar yapılmalıdır.
Varroa mücadelesinde biyolojik yöntem olarak erkek arı gözlü çerçeveler kullanılır. Yönetmelik bu amaçla erkek arı gözlü peteklerin imha edilmesine izin vermektedir. Bu yöntemi uygulamak için arıların ilkbahar gelişme döneminde kuluçka bölümüne, üst çıtasına boydan boya 1 cm uzunluğunda temel petek tutturulan veya tamamen boş çerçeve verilerek erkek arı gözü yapmaları sağlanmalıdır.
Kovanların dezenfeksiyonu, pürümüz ile alev tutularak yapılır. Arıcılıkta kullanılan ekipmanın dezenfekte edilmesi amacıyla su, kaynar su, buhar, kireç kaymağı, sönmemiş kireç, sodyum hipoklorit (çamaşır suyu), doğal bitki özleri, alkol ve sodyum karbonat kullanılır.

Organik Üretimler

Bal Üretimi

Bal ve polen üretimi için, 50-250 adet kovanlar dan oluşacak arılıklar arası asgari 1 km. mesafe bulunmalıdır. Organik bal üretiminde nektar akışına göre planlama yapılarak kolonideki tarlacı arı seviyesini en üst düzeye çıkaracak şekilde koloni yönetimi yapılması verimlili arttıracaktır. Bu anlamda nektar akım döneminde yeterli koloni mevcuduna ulaşamayacak kolonilerin kapalı yavrulu çerçeveleri nektar akımı başlaması öncesinde bal üretimi yapılacak kovanlara aktarılması gerekir. Ayrıca bal üretimi yapılacak kolonilerde nektar akım öncesi açık yavrulu çerçeve bırakılmamalıdır. Bal üretimi yapılacak kolonilerden aynı bölgede polen üretilmesi petek gözlerinin polenle doldurularak depolanması önlendiğinden bal verimlilinde de artış sağlamaktadır.
Organik üretimde yavrulu çerçevelerden bal sağımı yapılmamalıdır. Arıların kışlayabileceği yeterli bal ve polen koloniye bırakılmalıdır. Mümkünse kuluçkalıktaki bal arıya bırakılmalıdır. Süzülecek çerçevelerin en az 2/3 ü sırlanmış olmalıdır. Bal hasadında kimyasal sentetik sinek kovucu maddelerin kullanılmamalıdır.

Polen Üretimi

Organik polen üretiminde kullanılacak ekipman içinde metal olmayan malzemeden yapılan tuzaklar kullanılmalıdır. 4mm lik kare şeklindeki tuzaklarla polen üretiminde hem arı kaybı az olmakta hemde arıların kendi ihtiyacı olan polenlerin geçişini engellemediğinden tercih edilmelidir. Polen üretimi, koloni kuluçka faaliyetlerini olumsuz etkilemeyecek ve yoğun stres oluşturmayacak şekilde günün erken saatlerinde ve daha geniş yüzeyli tuzaklar kullanılarak yapılmalıdır. Polenler doğal yolla ve gölgede kurutulmalı, besin değerini kaybetmeyecek şekilde depolanmalıdır. Polen üretimi için yeni çiçek açan bölgeler tercih edilmeli ve birim alana düşen koloni yoğunluğuna dikkat edilmelidir.
Propolis Üretimi
Propolis, doğada bulunan çeşitli bitki ve ağaçların tomurcuk yaprak vb. kısımlarından arılar tarafından toplanan bir çeşit reçinedir. Arılar propolisle kovan içinin antiseptik özelliğini sağlamaktadırlar. Arılar tarafından üretimi, örtü bezi veya örtü tahtası yerine yerleştirilen plastik delikli plakaların yeterli miktarda propolisle doldurulması sağlanarak yapılır. Bu plakalar kovandan çıkarılır ve soğuk ortamda yeterince sertleştikten sonra esnetme hareketleri ile üzerindeki propolislerden ayrılması sağlanır ve depolanır. Propolis üretiminde ana yol kenarlarından arı uçuş mesafesi kadar uzakta bulunulmalıdır. Çünkü bitkilerden yeterli miktarda reçinemsi madde toplayamadıkları durumda yollardaki asfaltı bu amaçla kullanmaktadırlar.
Arı Sütü Üretimi
Arı sütü üretimi başlatıcı ve besleyici kolonilerle yapılır. Başlatıcı kolonilerde ana arılar bulunmaz ve haftada 2-3 kapalı yavrulu çerçeve takviyesi yapılarak hem genç işçi arı varlılığı sağlanmış olur hem de koloninin sönmesi önlenerek sürekliliği sağlanır. Besleyici koloniler ana arılı olmakla beraber ana arı, besleme yapılacak ana arı yüksüğü bulunan çerçevelerin konulduğu bölümle ana arı ızgarası ile ayrı tutulur. Beslemenin iyi ve genç işçi arılar tarafından yapılmasını sağlamak için aşılı çerçeveler genç larvalı yavrulu çerçeveler arasına yerleştirilmelidir. Bu kolonide genç işçi arı mevcudunu daima üst seviyede tutmak için haftada 1-3 çerçeve çıkmak üzere olana akapalı yavrulu çerçevelerle takviyesi edilmelidir.
Arı sütü üretiminde üretim yapılan kolonilere her gün besleme yapılması gerekmektedir. Bu amaçla işletmede yeterli miktarda organik bal ve ya organik şeker bulundurulmalıdır.
Larva transferi yapılacak ve ana arı üretilecek ana arı yüksüklerinin saf balmumundan kalıpla yapılması tercih edilir. Larva transfer kaşığının metal olmamasına dikkat edilir. Larva aşılanmış yüksükler başlatıcı kolonilerde 24 bekletilir. Sonra bu yüksüklerden arı sütü ile bakıma alınmış yüksükler toplanarak bakıcı kolonilere aktarılır. Larva transferinden 48-60 saat sonrasında aşılama yapılan yüksükler bakıcı kolonilerden toplanır. Serin loş bir ortamda yüksük içindeki arı sütleri tahta kaşıkla alınarak direk renkli şişeler veya poşetlere aktarılarak soğuk ortamda depolanır. Arı sütü üretiminde kesinlikle metal malzeme kullanılmamalıdır.
Ana Arı Üretimi
Yönetmeliğe göre ana arı ihtiyacı, konvansiyonel üretilmiş ana arılardan işletmede bulunan kolonilerin %10’u kadar ana arı alınarak kullanılmasına izin verilmektedir. Arıcılıkta verimin yüksek olması için en geç 2 yılda bir ana arıların değiştirilerek yenilenmesi gerekmektedir. Yönetmeliğin vermiş olduğu sınırlama ve suni tohumlamalı ana arıların üretimi ve bu ana arıların pratikte damızlık üretimi dışında verimliliğinin yetersiz oluşu nedeniyle ana arıların da organik üretilmesi zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Damızlık değeri olan ana arıların üretimi organik ana arı üretimi ile konvansiyonel ana arı üretimi arasında teknik olarak farklılık olmamakla beraber üretim yapılacak alan ve besleme konularında organik şartlara dikkat etmek gerekir.
Ana arı üretiminde, arı sütü üretimindeki tüm aşamalar aynı şekilde uygulanır. Sadece ana arı yüksüklerinden arı sütleri toplanmayıp larvaların olgunlaşmasını beklenir ve larva kabul sonrası 10. gün yüksüklerin ana arı yetiştirme kolonilerine dağıtırlar. Ticari organik ana arı üretimi boyasız ahşap malzemeden yapılmış ruşet kovan olarak adlandırılan kovanlarda normal bal üretimi yapılan çerçevelerde gerçekleştirilmelidir. Ana arı üretiminde özellikle mevsim başlangıcında yoğun miktarda besleme materyali gerektirdiğinden mutlaka organik üretilmiş şeker kullanmak gerekir. Dünyada organik şeker üretimi yapan firmalar bulunmaktadır. Ülkemiz şartlarında ticari ana arı üretim sezonu başlangıcında organik şeker bulamama durumunda mevcut işletme 1. yıl organik besleme yapılacak balın üretimini yapmalı ve ana arı üretimini 2. yıl gerçekleştirmelidir. Aynı yıl içinde üretilen organik ballarla geç ana üretimi de planlanabilir. Ana arıların, doğal çiftleşme esnasında organik alan dışında bulunan erkek arılarla çiftleşmesi engel teşkil etmemektedir. Ayrıca konvansiyonel üretim kovanlarından %10 oranında erkek arı takviyesine yönetmelik izin vermektedir.

Oğul Arı Üretimi

Organik arı üretimi yapılan koloniler erken ilkbaharda organik ballarla besleme yaparak hızlı gelişmesi sağlanır. Güçlü bir oğul arı üretmek için kuluçkalık kısmını dolduran kolonilerden 3 çerçevesi kapalı yavrulu ve 2 çerçevesi polenli-ballı arılı çerçeveler alınarak yeni bir kovana aktarılır. Organik üretilmiş ana arılar verilerek veya kendi ana arısını üretecek şekilde yavrulu çerçevelerden birini genç larvalı olacak şekilde yeni bir koloni oluşturulur. Yeni oluşturulan koloni bölüm yapılan koloninin yerine yerleştirilmesi ile kuvvetli yeni bir koloni elde edilmiş olur. Bunun dışında bir çerçeve açık ve bir çerçevede kapalı yavru ve bir adette ballı çerçeveden oluşturulacak ve içine 2 çerçeve arı silkelenen bir kolonide oluşturularak ana arısının yumurtlamaya başlaması beklenir. Daha sonra 2-3 hafta bu koloniye haftada 1-3 çerçeve gözden çıkmak üzere olan kapalı yavrulu çerçeveler takviyesi yapılarak normal koloni haline getirilir.

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Arıcılıkta Verimin Artması

Arıcılıkta Verimin Artması

neden1

Modern tarımın önemli dallarından biri olarak kabul edilen arıcılığı, yurdumuzun hemen heryerinde başarıyla yapmak mümkündür. Yaşadığımız coğrafyanın iklimi ve bitki örtüsü özellikleri, arıcılıktan verimi yüksek sonuçlar alınmasına olanak sağlayacak niteliktedir. Arıcılık az bir sermaye ve emekle yapılmaya çok uygun bir uğraştır. İsteyen herkes evinin bahçesinde 2-3 kovana bakabileceği gibi, işe ticari boyut katıp bu sayıyı rahatlıkla 20-30 kovana çıkartabilir. Bu özelliğinden dolayı, bir ailenin geçimini sağlayan ana uğraş olabileceği gibi, diğer işlerin yanında ek gelir sağlayan yardımcı bir faaliyet olarak da rahatlıkla yapılabilir. Arıdan elde edilen bal, balmumu, polen ve diğer ürünler ülke ekonomisine önemli girdiler sağlar. Bu ürünlerin besin olarak tüketilmesinin sağlıklı yaşam ve dengeli beslenme konusuna olan katkıları da herkesçe bilinir. Arıcılığın tarım açısından en büyük önemi ise, bitkilerin tozlaşmasında oynadığı roldür. Polen toplamak için çiçekten çiçeğe gezen arı, bitkilerin doğal yoldan döllenmesine yardımcı olur. Yapılan araştırmalara göre arının bu fonksiyonu yaklaşık olarak üründe %40 verim artışı sağlar.Yurtdışında birçok meyve bahçesi sahibi tozlaşma döneminde bahçesi için arı kovanı kiralar. Buralarda arıcılar bu işten de gelir elde eder. Bir arı kolonisi diğer tarımsal üretim dallarında olduğu gibi sürekli bakım istemez. En azından sabah akşam, yem, su, gübre vs istemez. Belli dönemlerde birkaç saati alacak bir bakım işlemi, sağlıklı arı kolonilerine sahip olmak için yeter de artar bile. Arıcılık ayrıca büyük uzmanlıklar gerektirmez, kolaylıkla öğrenilebilir. Zaten arıcıların en büyük meziyetlerinden birisi de bildiklerini başkalarına öğretme arzusudur. Arıcılık yapmaya karar veren herkes, bu işi bilenlerin yardımlarıyla kısa zamanda arıcılık faaliyetinin ince ayrıntılarını öğrenmeye başlar. Arıcılığın çok önemli bir uğraş olduğu, bu işe gönül verenler tarafından sıklıkla vurgulansa da malesef ülkemizde bu alanla ilgili gerekli ve yeterli yatırımlar önemsenerek yapılmamaktadır. Bilindiği gibi bütün dünyada sentetik katkı maddeleri içermeyen doğal gıdalara karşı büyük bir ilgi oluşmaya başlamıştır. Arıcılık hiçbir teknolojik yatırım yapmaya gerek kalmadan kendiliğinden katkısız ve doğal gıda üreten bir sistemdir. Bu yüzdenekonomik değeri önümüzdeki yıllarda kendiliğinden artacaktır.

GELENEKSEL ARICILIK?

gelenek4

Yüzyıllardan beri yapılan arıcılık türüdür. Yurdumuzda ‘Karakovan‘ tabir edilen kovanlarda yapılır. Bu kovanlar yöreden yöreye çok değişken özellikler gösterir. Tahtadan sandık gibi yapılan çeşitleri olduğu gibi, sepet şeklinde örülerek çamur ve hayvan dışkısıyla sıvananları da vardır. Geleneksel sistemde herşey doğal olarak seyreder. Arı kolonileri arıcının denetimi altında değildir. Arıcının yapabileceği tek şey kovanları dış etkenlerden korumaktır. Bu sistemde arıları gerekli olduğunda beslemek, hastalıkları teşhis edip ilaçlama yapmak, kovan içi problemlere müdahale etmek, ana arıyı daha verimli bir ana arıyla değiştirmek gibi uygulamalar mümkün değildir. Bal verimi düşüktür ve ayrıca balhasadı da oldukça zordur.Geleneksel sistemin tek avantajı üretimde yapay hiçbirşey olmayışı, petek ve balın tamamen doğal özelliklere sahip olmasıdır. Bu yüzden geleneksel yöntemlerle üretilen ballar pazarda, modern yöntemlerle üretilen ballara nazaran daha çok tercih edilirler.

MODERN ARICILIK?

modern2

Modern arıcılık 1850’li yıllarda çerçeveli kovanların keşfedilmesiyle başlayan arıcılık türüdür. Modern sistemi geleneksel sistemden ayıran 3 tane temel özellik vardır. Çerçeve, hazır petek ve balı bu peteklerden sızdırmaya yarayan bal süzme makinesi. Balarısı 1 kilo balmumu yapabilmek için yaklaşık 10 kilo bal ve çok yoğun bir emek harcar. Hazır petek arının işini çok kolaylaştırır. Arı çerçeveye takılmış hazır peteği kısa zamanda kabartır, ve petek gözlerine bal depolamaya başlar. Böylece arı çok zahmetli olan peteğin temelini oluşturma işleminden kurtulmuş olur ve zamanının büyük kısmını bal depolamaya harcar. Ayrıca balsüzme makinesinde balı boşaltılan petekler arılar tarafından tekrar tekrar kullanılabilir. Yurtdışında plastik benzeri bir maddeden hücreleriyle birlikte hazır petek yapma çalışmaları sonuç vermiştir. Özellikle yabancı internet sitelerinde çok sayıda plastik hazır petek satış ilanları göze çarpmaktadır. Böylece modern çağın imkanlarıyla arılar petek gözlerini yapma zahmetinden de kurtarılmış görülmektedir. Modern sistemin geleneksel sistemlere avantajlarını şöyle sıralayabiliriz:

1) Yapay petek kullanıldığı için arı performansını bal depolamaya harcar ve böylece bal üretimi çok daha fazla olur.
2) Bal hasadı çok kolaydır.
3) Kovanlar rahatlıkla açılıp problem ve hastalıklar tesbit edilebilir.
4) Irk ıslahı için anaarı değiştirilebilir.

5) Zayıf kovanlar rahatlıkla birleştirilebilir.
6) Oğul verdirmek veya verdirmemek arıcının kontrolündedir.
7) Suni oğullar almak mümkündür.
8) Arı kolonisi rahatlıkla başka bir kovana alınabilir.
9) Polen, arızehiri, arı sütü gibi diğer arı ürünleri rahatlıkla alınabilir.
10) Arıcılık alanındaki yeni gelişmeler ve yeni teknikler kolaylıkla uygulanabilir.

11) Balın kıt olduğu senelerde arıların kış ve ilkbaharda sönmelerinin önüne geçmek modern kovanlarda çok kolaydır. Sonbaharda vereceğimiz 3-5 kilo şeker şerbeti o koloninin kışı rahatlıkla geçirmesine yeter.Modern sistemin tek dezavantajı, yapay petek imalatında kullanılan maddeler konusunda duyulan kuşkudur. Özellikle bu konuda standartların konulmadığı ve kontrollerin zayıf olduğu ülkemizde bu durum vatandaşlar arasında bir kuşkuya yol açmaktadır. Bu kuşkudan kurtulmanın yolu ise satınalınan yapay petekli balın ortasındaki yapay peteği yememektir.

Bal Verimi


Bal veriminin artırılması gerek mevsimsel ve gerek ise arıcılık bilgimize dayanıyor,
Bal sezonuna girmeden 1 ay önce bala cıkaracagınız kolonilerinizin ilk etapta ana arısı genç ve sizin bölge iklimine uyum sağlayabilecek arı ırkı olması gerekiyor.
Bir sonraki aşama 1 ay kala kolonilerinizin en az 10 cıta olması gerekiyor.

Ülkemizin her köşesi arıcılık faaliyetlerini yapmak için mükemmel imkanlarla bezenmiş ve bizler bu mükemmel zenginliğin farkında olmadan bu faaliyetleri yerine getirme çabasında sanki bir nehrin azgın sularında, nehrin akış yönünün tersi istikametinde çok fazla güç sarf edercesine kürek sallamaya çalışıyoruz.
Bu benzetme Türkiye de bulunan bir çok arıcıyı maalesef çok iyi ifade etmektedir. Devlet kurumlarının hantal çalışması, konu ile ilgisiz olan kişilere görev verilerek işlerin düzenli yürütülmesine imkan tanınmaması, vatandaşımızın verimli arıcılığın yapılması için girişimlerde bulunmaması gibi bir çok etken verimli arıcılığın ortaya konulmasını engellemektedir.
Florası ve iklimsel özellikleri ülkemiz kadar zengin olmayan bir çok Avrupa devletinde 65 kilo ile kovan başı ortalama bal alınabilmekte iken, ülkemizde 16-18 kilo sularında dolaşan ortalama bal verimi insanı oldukça üzüyor.Diğer arı ürünlerinin üretilmemesi ise ayrı bir handikap. ilgili arıcıların, resmi kurumların ve lider arıcıların yoğun olarak toplandığı bir konumda yer alıyor. Verimsizliği giderme ve başarılı arıcılık yapabilme düşüncesi ile yapılan çalışmalarda rol alanları yürekten kutluyorum. Bu çalışmada benimde bir miktar yardımım olabildi ise ne mutlu bana.
Batı Karadeniz bölgesinin sahil noktasında yer alan iklimsel özellik, kendine özgü bir durum arz ediyor. İkliminin rutubetli ve serin olması, arıların güneşi görür görmez kovanı terk edip serin hava bastırınca geri gelememesi, nektar salgılayan bitkilerin yoğun ormanlık bölgede arıları sanki çok fazla beslenebilecekleri bitki çeşitliliğinin varlığını bize hissettirse de, sabit arıcılığın yapılması için uygun bir bölge olamayışı nedeninden ötürü arıcılığın verimli yapılamamasına neden olmaktadır. Bölgenin nektar akımı dönemi fasılalı birkaç akım döneminden oluşsa da en yoğun nektar akım döneminin kestane ağaçlarının çiçek açtığı döneme denk geldiğinden arıcılar balı bu dönemde yapmaktadırlar. Lakin arıcıların kolonilerde bal yapacak tarlacı arıların yoğun olarak artış gösterdikleri dönemi genellikle bu bal dönemi sonunda yada dönem bittikten sonra oluşturabildiklerinden dolayı bal verimi çok düşmekte ve 10 kilo kadar bal yörede çok fazla ürün olarak düşünülmektedir. Ana arı üretilmemesi ve hatta değişim işlerinin yapılmaması, nektarın zaten son derece az olarak elde edilmesine imkan veren iklimle yan yana olması birde arıcılık tecrübe ve becerisinin az olması ile birleşince arıcılarımızı küsme noktasına gelmiştir.
Lakin yörede lider arıcıların olması, devlet kurumlarında bulunan elemanların ve kurum amirlerinin durumu fark edip çalışmalara başlanılması Ayancıkta kısa sürede verimin artması için çok büyük gelişmelerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.

1933791_703763196431858_1932092867107234590_n

tarihinde yayınlandı Yorum yapın

Karakovan Balı Faydaları

ANADOLU KARAKOVAN BALI

BAL! Tüm yiyeceklerin en safıdır. Bozulmayan tek gıda maddesi olup 3000 yıl saflığını koruyabilir. Kaliteli ve olgunlaşmış bir balda bakteriler iki saatten fazla yaşayamazlar.

BAL ÇEŞİTLERİ

KAYNAĞINA GÖRE BALLARIN SINIFLANDIRILMASI

Çiçek balı

Arıların çiçeklerden topladıkları nektarları vücutlarında bulunan özel salgı maddeleri ile karıştırarak peteklerde olgunlaştırması sonucu çiçek balı elde edilir. Nektarın toplandığı çiçeğin cinsine göre bal çeşidi oluşur; Kekik balı, ıhlamur balı, kestane balı gibi.

Çam balı

Özellikle Eğe ve Akdeniz kıyılarında çam üzerinde yaşayan bazı böceklerin salgılarının arılar tarafından toplanması ile oluşturulan baldır.

Besleme balı

 Özellikle çiçeklerin az olduğu bölgelerde veya fazla bal elde etmek amacıyla doğal olmayan yöntemlerle arıların bulunduğu kovanların önüne kaplar içerisinde çeşitli tatlıların dizilerek arıların bunlarla beslenmesi ve bunları bala çevirmesi ile elde edilen açık renkli, kalitesiz ballardır.

Yapay bal

Sakaroz, nişasta şekeri veya şurubu ile elde edilen yapay olarak kokulandırılan, boyanan bala benzetilen ürünlerdir.

Ekspres bal: Tıbbı amaçla kullanılmak üzere farklı maddeleri içeren şerbetlerle arılara yaptırılan ballardır. Bu ballar henüz araştırma safhasındadır. Böylece arılara bir fabrika görevi verilmektedir.

TÜKETİM ŞEKLİNE GÖRE BALLARIN SINIFLANDIRILMASI

Petek bal

Kovanlar içerisinde bulunan peteklere arının balı yapması, üzerini sırlaması sonucu oluşan doğal baldır.

Fenni kovan petek balı:

Bu balların ortasında balmumundan yapılmış suni madde bulunur.

Kara kovan petek balı

Bu ballarda hiçbir suni yapı yoktur. Her şeyi arının kendisi yapar. Yiyimi çok rahattır.

Süzme bal

Çeşitli yöntemlerle özellikle santrifüj yöntemi ile petek gözlerindeki balın çıkartılmasıdır. Bu sırada bazı vitamin ve değerli maddeler kaybedilebilir.

Pres balı: Petekli balın 45°C sıcaklıkta, basınç altında ısıtılmasıyla elde edilir. Kaliteli bir bal değildir.

BALIN BİLEŞİMİNİ OLUŞTURAN MADDELER

Karbonhidratlar: Fruktoz, glikoz gibi.

Enzimler

Bal enzimlerden oldukça zengindir. Glikosidaz ve lizozim anti bakteriyel etki sağlar. Sakaroz enzimi: Nektarın bala dönüşümünü sağlar. Amilaz, katalaz, fosfataz, glikozu yükselgendir. Chocin; karaciğerde yağ metabolizmasını ayarlar.

Proteinler

Bal protein bakımında zengin olmamasına rağmen , proteinlerin yapı taşı olan amino asitler bakımından oldukça zengindir. Balda yaklaşık 17 amino asit saptanmıştır.

Vitaminler

B grubu vitaminler; B1, B3 (Nikotinic asit), B4, B6 (pridoksin),C,E,K Vitaminleri, Tiamin, Riboflavin, Askorbik asit, Niacin, Biyotin, Folik asit.

Mineraller

Balda en fazla potasyum, kalsiyum, fosfor bulunur. Az miktarda ise demir, çinko, iyot, bakır, sodyum, klor, magnezyum ve daha birçok nadir mineraller bulunur.

BALIN KALİTESİ

Balın kalitesini etkileyen birçok faktör vardır. Bunların başında arıcılık yapan kişinin tecrübe ve sanat kabiliyeti, arının bulunduğu yerin yüksekliği ve florası gelir. Adaçayı, kekik, ballıbaba, peygamber çiceği, geven, sığırdili gibi yayla çiçeklerinin balı çok iyidir. Özellikle yüksek yaylaların, bol ve çeşitli çiçeklerin bulunduğu, tarımın yapılmadığı, insanların pek bulunmadığı yörelerin balı daha kalitelidir. Ayrıca kimyasal maddeler ve ilaçlar kullanmamak gerekir. Kovanların bakımının tam ve zamanında ustaca yapılması gerekir.

Ballara uygulanan farklı işlemler balın kalitesini etkiler. Isıtma, depolama süre ve yeri, baldaki nem miktarı da balın kalitesini etkileyen etmenlerdir.

Balın rengi

Bala rengini veren bitki pigmentleridir. bal genellikle saydam olup, beyaz, amber rengi,kahverengi, kırmızı,kehribar renginde olabilmektedir.Koyu renkli ballarda mineral maddeler, özellikle demir, bakır, manganez miktarları artar.

Balın kokusu

Her balın kokusu farklıdır. Balın kokusu özellikle agıza alınıp yenilince hissedilir. Özellikle yüksek yaylalardan elde edilen ballardan çok hoş kokular yayılır. Ayrıca balın bulunduğu kabın kapağı açılınca etrafa mis gibi koku yayılır. Isıtılan ballarda koku azalır, kalite düşer,açık renkli balların kokusu daha keskindir.

Balın lezzet ve aroması

Binbir çiçekten elde edilen balların lezzet ve aroması farklı olacaktır. Öyle ki bir kovandaki ballar bile farklı aroma ve lezzete sahiptir. Gerçek bal tatmış olanlar bunu bir daha unutamayacaklardır. Bu lezzet ve hoş kokuyu başka bir yerde almakta mümkün değildir.

Balın kıvamı

Balın akıcılığı ve yoğunluğu önemlidir. Viskozitesi yüksek, kıvamlı ballar peteklerde güçlükle çıkarlar. Anadoluda bunlarla kaşıkla boğuşan yani kaşığı bırakmayan ballar denir. Kaliteli ballar koyu renkli ve yavaş akan ballardır. Bu kıvamı nektarın alındığı bitki çeşidi etkilemektedir.

Balın özgül ağırlığı

Balın özgül ağırlığı ihtiva ettiği su miktarı ve ortam sıcaklığına bağlıdır.20°C de 1,422 gr/cm3. dür.

BALIN FAYDALARI

Anadoluda “Bal her derde devadır” denir.

Mikrop öldürücüdür

bakteri, virüs ve mantarlara karşı etkilidir. Gerçek balda mikroplar iki saatten fazla dayanamazlar. Doğal antiseptiktir. Yaraları iyileştirir.

Öksüğü ve solunum yolları hastalıklarına karşı limon veya kekikle birlikte son derece etkilidir. Ve dünyanın birçok yerinde bu amaçla kullanılmaktadır.

Kalp, karaciğer, mide, tansiyon, damar hastalıklarına iyi gelir

Mide ülserlerinde faydalıdır

En doğal enerji verici gıdadır.

Doğal diş macunudur.

Zekâyı açar.

Kan seviyesini yükseltir

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

BALIN SAKLANMASI

BALIN SAKLANMASINDA ÖNEMLİ OLAN ETMENLER:

SAKLAMA YERİNİN SICAKLIĞI: En uygunu balı oda sıcaklığında 18-20 °C’de saklamaktır. Soğuk yerlerde bal donar. Sıcak yerlerde kalitesi bozulur. Güneşten ve ışıktan balı korumak gerekir.

SAKLAMA YERİNİN NEMİ: Nemden korumak için bal kaplarının ağzını sıkıca kapamak gerekir.

AMBALAJ KAPLARININ ÖZELLİĞİ: Bal asit yapıya sahip olduğu için naylon kaplarda saklanmaz. Ağzı kapalı cam kaplarda veya çelik tencerelerde ağzını iyice kapatmak suretiyle saklanabilir.

SAKLAMA SÜRESİ: Genellikle hakiki ballar uzun süre saklanabilir. Ancak o yıl içinde tüketilmesi tavsiye edilir.

SIKCA SORULAN SORULAR

BAL DONAR MI ?

Bal soğukta donar. Donmayı gidermek için 35°C deki suda bir müddet bekletmek yeterlidir. En iyisi balı oda sıcaklığında yaklaşık 20°C saklamaktır.

BAL NASIL SAKLANIR ?

Oda sıcaklığında, kapalı kaplarda, nemden uzak depolarda saklanmalıdır. Naylon kaplarda bal saklanmaz. Aşırı sıcakta bal güvelenir. Buzdolabında bal saklanmaz.

BALDA KRİSTALLEŞME NİÇİN OLUR. NASIL ÇÖZÜLÜR ?

Balın içindeki glikozun taneciklere dönüşmesi sonucu bal akıcılığını kaybeder. Kristalleşme; balın içerdiği früktoz, glikoz, su oranları ve ortamın sıcaklığına bağlı olarak değişir. Kristalizasyonu çözmek için balı 45 °C ısıtmak, sonrada soğutmak gerekir. Bu da kalite düşmesine yol açar.

BALIN RENGİ ÖNEMLİ MİDİR ?

Bala rengini veren bitki pigmentleridir. Bal genellikle saydam olup,beyaz, amber rengi,kahverengi, kırmızı,kehribar renginde olabilmektedir.Koyu renkli ballarda mineral maddeler, özellikle demir, bakır, manganez miktarları artar

FENNİ PETEK BALI İLE KARAKOVAN BALI ARASINDAKİ FARK NEDİR ?

Kara kovan balında petekler dâhil her şeyi arının kendisi yapar. Hiçbir insan müdahalesi olmaz. Bu bal ağızda erir, daha güzeldir. Fenni petek balında ise peteğin orta kısmına suni petek yerleştirilir.

İYİ BAL NASIL ANLAŞILIR ?

Oldukça tecrübe gerekir. Balın koyu kıvamı, billur rengi, yoğunluğu önemlidir. Hakiki baldaki koku ve damak tadı insanı büyüler. Kara kovan balı ağızda hemen erir. Fenni kovan balı ise sakız gibi yapışır. Koyu renkli ballar daha şifalıdır.

SÜZME BAL NASIL YAPILIR ?

Petekler içindeki ballar 35°C de çeşitli aletlerle süzülür. Eğer baldaki balmumu parçacıklarının ayrılması isteniyorsa bal 40°C de ısıtılır ve krema makinesinden geçirilir. Yalnız her yapılan işlem balın biraz değerinin düşmesine yol açar. Bundan sonra bal dinlendirilir. Böylece yoğun parçacıklar dibe çöker. Hava kabarcıkları ise yukarı çıkar. Böylece bal durulur. Bazı fabrikalarda filtrasyon, ışıl veya katkı maddeleri ile durulama işlemini gerçekleştirir. En doğalı balı mekanik yolla süzdükten sonra hiçbir işlem yapmadan kavanozlara koymaktır.

BALLARIMIZ ORGANİK VE SAGLAM BALDIR,SPARİŞ VERMEK İSTEYEN MÜŞTERİLERİMİZ İRTİBAT TELEFON NUMARAMIZDAN BİZE ULAŞABİLİRLER, TOPTAN VE PAREKENDE SATIŞLARIMIZ MEVCUTTUR…